küçükyalı escort kurtköy escort üsküdar escort maltepe escort mahmutbey escort
casino siteleri slot siteleri
Mp3 İndir Dur
ADALET BORA
Köşe Yazarı
ADALET BORA
 

DOST GİBİ GÖRÜNEN TİMSAHLAR!

Günün getirdiği koşulları bahane eden hergün dostlarını satanlar, karnını doyurduğunuz, insan sınıfına dahil ettiğiniz birçok iblisin yarın öbür gün başınıza ne getireceğini bilemezsiniz. Onun için siz siz olun çöplükte olması gereken paslı tenekeleri altınmış gibi parlatıp sonra da size karşı iblisle ortaklık edenlere fırsat vermeyin.. Neden mi? İşte timsah ile Ceylanın o harika hikayesini okuyunca anlayacaksınız.. Bir zamanlar, ortasından büyük bir nehir akan bir orman varmış. Bu nehirde ihtiyar bir timsah yaşarmış. Bu timsah güçsüz ve dermansız olduğundan artık avlanamıyormuş. Bir gün karnı çok acıkmış, kendi kendine düşünmüş:Karaya çıkmak ve avlanmak çok zor oldu. En iyisi nehirdeki balıkları yakalamak, karnım çok acıktı.” Balıkları tam yakalayacağı sırada balıklar elinden kurtuluyorlarmış. Yorgunluktan halsiz düşen timsah nehir kıyısındaki bir ağacın altında dinlenmeye karar vermiş. Ağacın altındaysa meyve yiyen bir ceylan varmış. Timsah ceylanı görünce ona şöyle sormuş: -Sevgili Ceylan, ne yiyorsun orada? Yediğin şeyden bana da biraz verir misin? Çünkü karnım çok aç. -Bunlar meyvedir. Çok lezzetlidir. Al bakalım, tadına bak. -Evet, gerçekten çok güzel! Teşekkür ederim. Karnım çok acıkmıştı. Sen bana yardım ettin. Çok iyi kalplisin. Senin gibi bir arkadaşa sahip olsaydım gece gündüz dua ederdim.” -Olur tabiî ki neden olmasın? Artık arkadaş sayılırız. Ben burada yaşıyorum, karnın ne zaman acıkırsa bana gelebilirsin. Bulduğum en güzel meyveleri sana veririm.” demiş. Timsah bundan sonra her gün oraya gelmiş ve Ceylan da ona meyveler vermeye başlamış. Birgün timsah Ceylana “Beni dinle arkadaşım. Ben karıma da o güzel meyvelerden götürmek istiyorum. Acaba bana biraz daha meyve verebilir misin? Lütfen, onları yuvama götüreceğim. -Tabi ki hemen toplayayım.” demiş.Ceylan  sevinç içinde meyve toplamış ve hepsini timsaha vermiş. Timsahta bütün meyveleri karısına götürmüş.Timsahın karısı nehrin öbür kıyısındaki yuvada yaşıyormuş: “Hayatım! Bak, sana ne getirdim… Lezzetli meyveler. Bunları sana arkadaşım Ceylan gönderdi.” -Yaa demek öyle, bu meyveler çok lezzetli. Ama sevgili kocacığım ne zamana kadar meyve yiyeceksin? Bir düşünsene, bu meyveler o kadar lezzetliyse ve o Ceylan bunları her gün yiyorsa düşünsene kocacığım, kim bilir kendisi ne kadar lezzetlidir. Ben başka şey düşünüyordum. Acaba Ceylanın kalbi ne kadar lezzetli, o kadar zamandır et yemiyorum ki tadını unutmuşum. Bana onun kalbini getirebilir misin?” demiş. Bunu duyan timsahında iştahı kabarmış ve Ceylanın yanına giderek en dostane maskesini takınarak “Sevgili Ceylan, karım yolladığın o meyvelerden çok mutlu oldu. O yüzden seni öğle yemeğine davet ediyor. Hadi gel, evime gidelim. Bizimle beraber yemek ye…” demiş. Ceylan sevinçle kabul etmiş ve yola çıkmışlar. Timsahın evine vardıklarında ise karı-koca timsahlar Ceylan'a saldırıp kalbini parçalayarak ve kahkahalar atarak yemişler.. Derler ki; o gün bugündür Ceylanlar,  timsahların neden o iğrenç bataklıkta yaşadıklarını anlamış ve dostlarına ihanet edenlerin sonunun hep bataklık olacağını düşünüp onlardan uzak durmuşlar.. 
Ekleme Tarihi: 18 Eylül 2022 - Pazar

DOST GİBİ GÖRÜNEN TİMSAHLAR!

Günün getirdiği koşulları bahane eden hergün dostlarını satanlar, karnını doyurduğunuz, insan sınıfına dahil ettiğiniz birçok iblisin yarın öbür gün başınıza ne getireceğini bilemezsiniz. Onun için siz siz olun çöplükte olması gereken paslı tenekeleri altınmış gibi parlatıp sonra da size karşı iblisle ortaklık edenlere fırsat vermeyin..
Neden mi? İşte timsah ile Ceylanın o harika hikayesini okuyunca anlayacaksınız..
Bir zamanlar, ortasından büyük bir nehir akan bir orman varmış. Bu nehirde ihtiyar bir timsah yaşarmış. Bu timsah güçsüz ve dermansız olduğundan artık avlanamıyormuş. Bir gün karnı çok acıkmış, kendi kendine düşünmüş:Karaya çıkmak ve avlanmak çok zor oldu. En iyisi nehirdeki balıkları yakalamak, karnım çok acıktı.”

Balıkları tam yakalayacağı sırada balıklar elinden kurtuluyorlarmış. Yorgunluktan halsiz düşen timsah nehir kıyısındaki bir ağacın altında dinlenmeye karar vermiş. Ağacın altındaysa meyve yiyen bir ceylan varmış. Timsah ceylanı görünce ona şöyle sormuş:

-Sevgili Ceylan, ne yiyorsun orada? Yediğin şeyden bana da biraz verir misin? Çünkü karnım çok aç.

-Bunlar meyvedir. Çok lezzetlidir. Al bakalım, tadına bak.

-Evet, gerçekten çok güzel! Teşekkür ederim. Karnım çok acıkmıştı. Sen bana yardım ettin. Çok iyi kalplisin. Senin gibi bir arkadaşa sahip olsaydım gece gündüz dua ederdim.”

-Olur tabiî ki neden olmasın? Artık arkadaş sayılırız. Ben burada yaşıyorum, karnın ne zaman acıkırsa bana gelebilirsin. Bulduğum en güzel meyveleri sana veririm.” demiş. Timsah bundan sonra her gün oraya gelmiş ve Ceylan da ona meyveler vermeye başlamış.

Birgün timsah Ceylana “Beni dinle arkadaşım. Ben karıma da o güzel meyvelerden götürmek istiyorum. Acaba bana biraz daha meyve verebilir misin? Lütfen, onları yuvama götüreceğim.

-Tabi ki hemen toplayayım.” demiş.Ceylan  sevinç içinde meyve toplamış ve hepsini timsaha vermiş. Timsahta bütün meyveleri karısına götürmüş.Timsahın karısı nehrin öbür kıyısındaki yuvada yaşıyormuş: “Hayatım! Bak, sana ne getirdim… Lezzetli meyveler. Bunları sana arkadaşım Ceylan gönderdi.”

-Yaa demek öyle, bu meyveler çok lezzetli. Ama sevgili kocacığım ne zamana kadar meyve yiyeceksin? Bir düşünsene, bu meyveler o kadar lezzetliyse ve o Ceylan bunları her gün yiyorsa düşünsene kocacığım, kim bilir kendisi ne kadar lezzetlidir. Ben başka şey düşünüyordum. Acaba Ceylanın kalbi ne kadar lezzetli, o kadar zamandır et yemiyorum ki tadını unutmuşum. Bana onun kalbini getirebilir misin?” demiş.

Bunu duyan timsahında iştahı kabarmış ve Ceylanın yanına giderek en dostane maskesini takınarak “Sevgili Ceylan, karım yolladığın o meyvelerden çok mutlu oldu. O yüzden seni öğle yemeğine davet ediyor. Hadi gel, evime gidelim. Bizimle beraber yemek ye…” demiş.

Ceylan sevinçle kabul etmiş ve yola çıkmışlar. Timsahın evine vardıklarında ise karı-koca timsahlar Ceylan'a saldırıp kalbini parçalayarak ve kahkahalar atarak yemişler.. Derler ki; o gün bugündür Ceylanlar,  timsahların neden o iğrenç bataklıkta yaşadıklarını anlamış ve dostlarına ihanet edenlerin sonunun hep bataklık olacağını düşünüp onlardan uzak durmuşlar.. 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.