haberpi
haberpi
Açık
Afyonkarahisar · 15°C
Bizi Takip Edin
29 Ekim 2020 - 20:04 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:04 G: 03 Eylül 2022 - 16:04

Vali Yavuz Kocaeli'yi Cumhuriyet coşkusunda buluşturdu

Vali Yavuz Kocaeli'yi Cumhuriyet coşkusunda buluşturdu

HABERPİ- Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yazılan kurtuluş destanının gururu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın 97. Yılı kutlama programı kapsamında, Valilik Yerleşkesinde tebrikleri kabul etti.
Törene : Ak Parti  Kocaeli Milletvekilleri İlyas Şeker, Sami Çakır ve Mehmet Akif Yılmaz, Deniz Eğitim ve Öğretim - Garnizon Komutanı Tuğamiral Yalçın Payal, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Vali Yardımcıları; Dursun Balaban, Suat Yıldız ve Abdul Rauf Ulusoy,  İzmit Kaymakamı Şevket Cinbir, İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu,  İl Jandarma Komutanı Albay Ümit İlbayı, İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet ve  daire müdürleri, katıldı.
Pandemi kurallarına titizlikle riayet edildiği törende konuşan Vali Yavuz “ Öncelikle hepinizi sevgiyle saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun. Gönlümüzden geçen, arzu ettiğimiz bir kutlamayı yapamamanın burukluğu içerisindeyiz. Salgının son dönemde özellikle Marmara bölgesinde ciddi bir artış trendine girdiğinin ve hayatı olumsuz yönde etkilediğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Dolayısıyla bu şehrin sorumluluğunu üzerinde taşıyan kişi olarak buradan herkese Cumhuriyet Bayramında salgının artmaması noktasında hassasiyet göstermelerini istirham ediyorum. Cumhuriyet Türk milletinin ortak değeridir ve hepimiz sahip çıkmalıyız. Cumhuriyet Bayramımıza da sahip çıkarken başka insanlara hastalığı bulaştırarak, başka insanların ölümüne sebebiyet vererek bunu yapmamalıyız.  Bin yıldır aziz vatan topraklarının müdafaası için bir gonca gül gibi toprağa düşen aziz şehitlerimize Yüce Mevla’dan rahmet ve mağfiret diliyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Kurtuluş Savaşımızın muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm gazilerimizi de rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti; asırlardır hürriyetinden ve onurundan taviz vermektense ölmeyi tercih eden asil bir milletin şahlanışının, küllerinden yeniden doğuşunun nişanesidir. Aziz Türk Milleti, 29 Ekim 1923’te bir kez daha tüm dünyaya iradesine pranga vurdurmayacağını, kendi kaderi üzerinde hiç kimsenin müdahil olamayacağını kanıyla ve canıyla ilan etmiştir. Hasta Adam’ ilan ettikleri Osmanlının mirasını talan için Anadolu’ya koşanlar, aziz milletimizin cesareti, kararlılığı ve mücadelesi karşısında büyük bir hezimet yaşamışlardır. İstiklal Harbimizi zafere taşıyan, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 97 yıl önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Bu millet; geleceğine olan inancı ve dünyayı yönetme arzusu, hakkı ve hukuku haykırmadaki kararlılığı sayesinde bugünkü noktaya gelmiştir. Elbette geldiğimiz nokta bizim için yeterli bir nokta değildir. Çünkü biz dünyadaki en son evrensel ve emperyal imparatorluğun sahibiyiz. İşte Osmanlı yıkıldıktan sonra Ortadoğu’ya, Kafkaslara bir bakın. Kan ve gözyaşı hiç dinmedi. Dünyadaki kan ve gözyaşına dur diyebilecek yegane millet biziz. Biz asla gönül coğrafyamıza sırtımızı dönemeyiz. Onlar ağlarken, onlar katledilirken, biz onlara 'halinize bakın biz size gelemeyiz' diyemeyiz. Çünkü Türk beklenendir, özlenendir. Biz bunları biliyoruz. Çünkü biz 83 milyon değiliz. Bizim gücümüzü 10 ile çarpmak gerekir. O yüzden yeni baştan gönül coğrafyamıza dönüyoruz, insanlığa dönüyoruz. Biz sadece Müslümanları değil, bütün insanlığa vicdanı, hakkı ve hukuku hatırlatıyoruz. Biz sömürmek için değil, insanları yaşatmak için mücadele ediyor ve her şartta hakkı ve hukuku haykırıyoruz. Çünkü biz bin yıldır kutlu yürüyüşümüze böyle devam ettik.
Sevgili gençler, lütfen çok çalışın, elbette nutuk atmak önemlidir ama bu millet için ne yaptığımıza, ne yapmamız gerektiğine dikkat etmemiz gerekir. Biz bilgi üretmeliyiz, sadece bilgi kullanan bir toplum olmaktan süratle çıkmalıyız. Sizlere güveniyoruz, biz bu kadar başardık, inanıyorum ki sizler bu bayrağı daha yükseklere çıkaracak ve milletimizi onurlandıracak ve gururlandıracaksınız. Bir kez daha aklınızı kullanmanızı, aklınızı kimseye emanet etmemenizi özellikle istirham ediyorum. Okuyun, sorgulayın, medeniyet değerlimiz ile buluşun. Biz, dün tarih sahnesine çıkmış bir millet değiliz. Biz, dün doğmuş bir devlette değiliz. Biz, 2200 yıllık devlet geleneği olan ve biz olmadan dünya tarihi olamayacak bir milletiz. O yüzden kendinize güvenin, sakın kendinizi herhangi bir aşağılık kompleksine kaptırmayın. Çünkü biz dün büyüktük, bugün büyüğüz ve yarın daha da büyük olacağız. Ama bu büyüklüğü ezmek için değil, hak için kullanacağız, öldürmek için değil, yaşatmak için kullanacağız.
Güçlü ve Büyük Türkiye hedefimize doğru yol alırken, ülkemizi kuşatmak isteyen emperyalist güçlere karşı büyük bir mücadele vermekteyiz. Bu mücadele, ekonomik alanda, enerji alanında ve askeri alanda sürmektedir. 83 milyon vatan evladının, böylesine büyük bir kuşatmaya karşı verilen mücadeleyi desteklemesi, onun yanında saf tutması, vatanperverliğin bir ölçüsüdür. Aynı zamanda bir vatandaşlık ödevi ve sorumluluğudur. Bu vesileyle, terör örgütleri ve onları himaye eden ülkelere karşı ülkemizin güvenliği için kahramanca ve fedakârca mücadele veren şanlı ordumuza ve emniyet teşkilatımızın mensuplarına muzaffer olmaları için dua ediyoruz. 
Bu duygularla, Cumhuriyetimizin ilanının 97. yıldönümünü bir kez daha kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. ” dedi.