deneme bonusu deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler ecoplay deneme bonusu deneme bonusu https://playdotjs.com/ youtube mp3 Bonusverensiteler.com deneme bonusu veren siteler meritking giriş kingroyal giriş deneme bonusu veren siteler casinorulet.com https://www.paybytouch.com/

Vali Seddar Yavuz'dan bilim şampiyonlarına ödül

TEKNOLOJİ 27.05.2023 - 17:05, Güncelleme: 27.05.2023 - 17:05
 

Vali Seddar Yavuz'dan bilim şampiyonlarına ödül

-

 TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Projeleri Yarışması ve TÜBİTAK 30. Bilim Olimpiyatlarında dereceye giren öğrenciler ve danışman öğretmenlerine Vali Seddar Yavuz tarafından ödülleri verilerek başarılarından dolayı tebrik edildi.   Valilik Akçakoca Toplantı Salonunda gerçekleşen törene; Vali Seddar Yavuz’un yanısıra, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Müdür Yardımcıları, Şube Müdürleri, dereceye giren öğrenciler, öğretmenler ve veliler katıldı.  Herkesi sevgi ve saygıyla selamlayarak sözlerine başlayan Vali Seddar Yavuz yaptığı konuşmalarında; “Öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, içtenlikle kutluyorum. Hepinizin bildiği gibi bu sene Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100. Yılını kutluyoruz. Neredeyse büyük bir dünya imparatorluğundan küçülmüş ve şimdiki sınırlarına hapsolmuş, büyük acılar ve bedeller ödemiş bir milletin evlatlarıyız. Öylesine bir yıkılış, çöküş olmuş ki milyonlarca insanımız göç yollarında ya da savaşlarda hayatını kaybetmiştir. Bununla beraber sanayi devrimini gerçekleştirememiş olmamız ve sanayi devriminin sadece bir sanayi devrimi değil aynı zamanda üretim biçimini, insan ilişkilerini ve kısacası havacılık, kara kuvvetleri, savunma sanayi başta olmak üzere her alanda birçok sorunla karşılaşmamıza neden olmuştur. Bu sonuçlar ışığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefini koyarak yeniden bir diriliş ve kıyamın peşinde azimle koşmuştur. 100. Yılını idrak ettiğimiz ülkemizde de özellikle son yıllarda gerçekten hepimizin göğsünü kabartacak yeni, milli bir teknoloji hamlesini de ortaya koymuş bulunuyoruz. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar neredeyse savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda %100’e yakın dışa bağımlılığın getirdiği sonuçları hep beraber yaşadık. Bu noktada uygulanan ambargolardan sonra büyük bir sorunla karşı karşıya geldik. Bu sorunlarla yüzleştikten sonra Türkiye’nin bugün gurur duyduğu ASELSAN dâhil olmak üzere birçok kurduğumuz teşkilatla yeniden bir hamle içine girdik. Bu hamleler meyvelerini son yıllarda daha fazla vermeye başladı.  Daha Bağımsız, Daha Hür, Daha Kendisine Yetebilen Bir Türkiye’ye Doğru Adımlarımızı Hızla Atıyoruz Mühendisliğin artan bir değer olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz;  Hepinizin bilmesi gereken bir husus var ki oda şudur: eğer siyasal iktidar yani devlet size kaynak ve personel tahsis etmezse istediğiniz kadar iyi çalışın netice almak o kadar da kolay değildir.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti neredeyse 9 aylık hükümetlerle ömrünü geçirmiş ve bu siyasal istikrarsızlık da aynı zamanda bizim sanayileşmemize, bilimsel ve teknolojik alanda da sorunlar yaşamamıza vesile olmuştur. 9 aylık öğretmenlikte eğittiğiniz çocuktan ne verim alabilirsiniz ki? Ama 5 yıl o çocuklarla meşgul olursanız daha iyi verim alabilirsiniz. 1 yıllık Valilik de bir şehirde ne yapabilirsiniz ki? Projenizi yapsanız daha temellerini atamadan göreviniz sona erer. Dolayısıyla biz artık bu yüzyılı diriliş ve kıyam yüzyılı olarak tanımlıyoruz. Daha bağımsız, daha hür, daha kendisine yetebilen bir Türkiye’ye doğru adımlarımızı hızla atıyoruz. Bu adımlarımızı sizin gibi pırıl pırıl gençlerimizi eğiterek atıyoruz. Düne göre daha iyi imkânlar ve fırsatlar vererek, TEKNOFEST başta olmak üzere çeşitli bilim fuarlarına sizleri teşvik ederek, çocuk ve gençlerimizin teknoloji ile buluşmasını sağlayarak yapıyoruz.  Mühendislik mesleğinin önemine vurgu yapan Vali Yavuz; Bu ülkenin en zeki insanları yıllardır doktor veya diğer başka meslek sahibi olundu ama mühendis olan çok az oldu. Sizin en zekileriniz mühendisleriniz değilse sonuç alamazsınız. O yüzden mühendisliğin artan bir değer olduğunu hepimiz bilmeliyiz ve bu alana yatırım yapmalıyız.  Çağın bilişim ve dijital çağı olduğuna değinen Vali Yavuz; Pandemi ile yüzleştiğimiz dönemde özellikle dijitalleşmeye yapmış olduğumuz yatırımlarla birlikte önümüzdeki birçok ülkenin önüne geçtik. Bizden çok daha sonra Fransa ve Almanya ancak e devlet sistemlerini çalıştırabildiler. Bizim kuşaklar açıkçası Batının ezici üstünlüğü ile yaşamış, büyümüş, bir ölçüde onlara hayranlık duymuş bir nesildir. 1990 yılında İngiltere’ye eğitim amaçlı gittiğimde İngiltere ile aramızda neredeyse 50 yıldan fazla fark vardı. Bunu çok samimi söylüyorum. Bu bir kısım için aslında ezikleyen bir durum olsa da; Türkiye’nin zeki insanları için yeni bir hırs, yeni bir çalışma heyecanı ve neden biz daha iyi değiliz, daha iyi olmalıyız diye teşvik edici bir unsur olmuştur. Biraz önce söylediğim ezikler batılılara benzemiş, düşünce dünyası da kendisi de yaşayış biçimi de giderek onlara yaklaşmıştır. Diğerleri bu ülke için dönmeye, çalışmaya, sevda ile aşk ile bu ülke için çalışmaya başlamıştır ki bugün hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz alanlarda bu alanlardır. Dünya’nın elektrikli otomobillere geçtiği bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devleti imkânları ve girişimciliği ile TOGG’u yapabilmiştir. TOGG’un direksiyonuna ilk geçtiğimde gözyaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum. Böylesine güzelliği bize katan tüm mühendislerimize, emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum.  Mesleki tecrübelerini paylaşan Vali Yavuz; Ömrünü daha doğrusu neredeyse meslek hayatının üçte birini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ve terörle mücadele ile geçirmiş, terör örgütünün bombalı saldırısına uğramış, linçlere uğramış birisi olarak şunu söylemek isterim ki; 1960’larda ülkelerin emanetlerinden çıkarıp bize hibe ettiği araçlarla sonraki yıllarda terörle mücadele ederken bugün bütün kara araçlarını, bütün İHA ve SİHA’larını kendisi üretmiş bir Türkiye’ye doğru evrildiğimizi lütfen aklınızdan çıkarmayın. 1990 ve 91 yıllarında Amerika Irak’a müdahale ettiğinde bütün savaş alanlarını BBC ve CNN kanalları canlı olarak veriyordu. Ben o zamanlarda İngiltere’de eğitim gören birisi olarak savaşın canlı bir şekilde nasıl yayınlanabildiği konusunu aklım almıyordu ama geldiğimiz noktada ben 2015-17 yılları arasındaki Muş Valiliğim sırasında Diyarbakır, Bingöl, Muş, Bitlis illerinin koordinatör operasyon Valisi olarak görev yaptığımda, ekranın karşısında bütün bir araziyi taradığımızı, canlı ve anlık bir şekilde vurduğumuz hedeflerimizi izleyerek 2 yılımı geçirdiğimi söyleyebilirim. Hedefimiz tam bağımsız Türkiye ise, Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın hür ve bağımsız olarak dalgalanmasıysa, onurlu bir Türk vatandaşı ve onurlu bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti istiyorsanız sizin her bir alanı kuşatacak güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacınız var. İşte bu güçlü Türkiye inşası ve ihyası sizlerin sayesinde olacak. Elbette bu anlattıklarıma burun kıvıranlarda olacak çünkü aklını fikrini terör örgütlerine, yandaşlarına peşkeş çekmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin imkânlarından sonuna kadar faydalanan ama Türkiye Cumhuriyeti Devletine ihanet etmekten vazgeçmeyen düşünce tarzında olanlar elbette olacaktır. Bu Selçuklu da, Osmanlı da ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde ola gelmiştir. Herkesten fazla nimetlerden faydalanan ama Ay Yıldızlı Al Bayrağı kendi bayrağı olarak görmeyen, Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölüp parçalamak isteyen alçaklar dünde vardı bugün de var. Sizlerden isteğimiz arzumuz şu; her zaman Ay Yıldızlı Al Bayrağınız gönlünüzde olsun, sevdanız Ay Yıldızlı Al Bayrağımız olsun, sevdanız Türkiye Cumhuriyeti Devleti olsun, Türk Milleti olsun ister Amerika’da ister İngiltere’de çalışın. Biz nerede çalıştığınıza bakmıyoruz. Size ihtiyacımız olduğunda dönüp ülkenize sevdalı mısınız? Ülkenize koşup geliyor musunuz? Bir katkı sunuyor musunuz? Ona bakıyoruz. Yetiştirdiğimiz beyinler yurtdışına gidiyor diye eleştiriyorlar. Gitsin. Yurt dışına gitti diye bir rahatsızlığımız yok ki yurt dışında kendisini geliştiriyor, kendisine daha fazla yatırım yapıyor Türkiye’de olmayan eksik gördüklerini oralarda öğreniyorlar. Bundan niye rahatsız olalım? Biz bilakis bunlardan onur ve gurur duyarız. Ta ki siz ana topraklarınıza, doğduğunuz vatan topraklarınıza sevdalı mısınız? Devletinizin çıkarlarını koruyor musunuz? Yanında duruyor musunuz? Destek oluyor musunuz? Yoksa Türkiye düşmanlarıyla el ele Türkiye düşmanlığımı yapıyorsunuz? Temel sorun işte budur. Yerli ve milli insan olmak, Atatürkçü olmak, Cumhuriyetçi olmak işte budur. Eğer bu çizginizi muhafaza edemezseniz, sizin çizginizde karışık hale gelir ve başkalarına hizmet eder hale gelirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti emrinde 34 yıldır görev yapan, son 10 yılda da aktif bir şekilde Valilik yapan birisi olarak sevdamızın Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu, Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın olduğunu hatırlatmak istiyorum. O nedenle çok çalışacağız. Ölmek istemiyorsak, coğrafyamızın kan ve gözyaşıyla imtihan edilmesini istemiyorsak müreffeh bir Türkiye’yi hep beraber kuracağız. Aksi takdirde geçmişte ödediğimiz bedellere bakarsanız, Suriye’ye bakarsanız, Libya’ya bakarsanız, Irak’a bakarsanız, Yemen’e bakarsanız,  Afganistan’a bakarsanız son 20 yılda 17 milyon insanın katledildiğine şahit olursunuz. Batılılar için bu sadece istatistikten ibarettir. Bizler, Dünya’nın neresinde bir insan katledilse bunun acısını hissederiz ama kendimize yapılan haksızlıkları katliamları asla unutmayız, unutturmayız. Nitekim 18 Haziran 1920’de Çuhane fabrikasını bombalayan İzmit ile İstanbul’u işgal eden İngilizleri unutmadığımız gibi. Ama bu şehirde maalesef bu şehrin aydınları hala Çuhane fabrikasının İngilizler tarafından bombalandığını dahi bilmiyor. Eğer siz katillerinizi unutursanız, katledenleri unutursanız asıl asimilasyon o zaman başlamış olur. Üzüntüyle gördüm ve Valiliğin her bir tarafına o bombalanma resimlerini astırdım. Hanımlar beyler Atatürkçü olmak budur, Cumhuriyetçi olmak budur, antiemperyalistiz biz emperyalistlerle iş yapan değil. Bu şu anlama gelmiyor! Düşmanlık beslemek anlamına gelmiyor ama dünyayı iyi okumak, dünyada ne olduğunu bilmek ve ona göre bilimsel ve teknolojik çalışmaları hızlandırmak anlamına geliyor. Ukrayna-Rusya savaşını gördünüz, Karadeniz’deki kargaşayı görüyorsunuz, Balkanlar’da ki kargaşayı görüyorsunuz, Güneyimizdeki adı konmamış savaşı görüyorsunuz ve Dünya kaynıyor. Bu ortamda kendinizi geleceğinizi ve gönül coğrafyanızı koruyabilecek bir vizyon ortaya koymanız elzemdir. Bu konuşmaların hamasi olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak benim işim bu ülkede yaşanan yada yaşanabilecek her ne varsa o sorumluluğu üstlenmektir. Çünkü ben burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Valisiyim, devlet dediğiniz zaman ilde Vali akla gelir başka kimse akla gelmez. Eğer biz Ay Yıldızlı Bayrağı temsil ediyorsak Ay Yıldızlı Bayrağı temsil eden şahsiyet gibi konuşmalıyız yoksa suya sabuna dokunmayan, ne dediği belli olmayan, insanlara başka şeyler söyleyen ama çocuklarını gerçeklerden uzak tutan, sosyal medya mecralarında paylaşımlara kurban edilen bir gençlik asla istemiyoruz. Çok çalışacağız ve bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olacak. Sizlere güvenimiz, inancımız tamdır. Her birinizin alınlarından öpüyor, sizleri yetiştiren öğretmenleri canı gönülden kutluyor, tebrik ediyorum. Dahası sizleri Dünya’ya getiren, gece gündüz emek veren, zevklerinden ve ihtiyaçlarından kısıp, arttırıp evlatlarına yatırım yapan çok kıymetli anne ve babalara aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına şükranlarımı sunuyor, gönülden tebrik ediyorum.” diyen Vali Yavuz kazanılan başarıların artarak devam etmesi temennisiyle herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde TÜBİTAK Araştırma Projeleri Yarışmalarında ve TÜBİTAK 30. Bilim Olimpiyatlarında dereceye girmeye hak kazanan 8 proje de madalya alan 31 öğrenci ile 11 danışman öğretmene Vali Seddar Yavuz ödüllerini tek tek verip  tebrik etti  
-


 TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Projeleri Yarışması ve TÜBİTAK 30. Bilim Olimpiyatlarında dereceye giren öğrenciler ve danışman öğretmenlerine Vali Seddar Yavuz tarafından ödülleri verilerek başarılarından dolayı tebrik edildi.
 
Valilik Akçakoca Toplantı Salonunda gerçekleşen törene; Vali Seddar Yavuz’un yanısıra, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Müdür Yardımcıları, Şube Müdürleri, dereceye giren öğrenciler, öğretmenler ve veliler katıldı.
 Herkesi sevgi ve saygıyla selamlayarak sözlerine başlayan Vali Seddar Yavuz yaptığı konuşmalarında; “Öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, içtenlikle kutluyorum. Hepinizin bildiği gibi bu sene Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100. Yılını kutluyoruz. Neredeyse büyük bir dünya imparatorluğundan küçülmüş ve şimdiki sınırlarına hapsolmuş, büyük acılar ve bedeller ödemiş bir milletin evlatlarıyız. Öylesine bir yıkılış, çöküş olmuş ki milyonlarca insanımız göç yollarında ya da savaşlarda hayatını kaybetmiştir. Bununla beraber sanayi devrimini gerçekleştirememiş olmamız ve sanayi devriminin sadece bir sanayi devrimi değil aynı zamanda üretim biçimini, insan ilişkilerini ve kısacası havacılık, kara kuvvetleri, savunma sanayi başta olmak üzere her alanda birçok sorunla karşılaşmamıza neden olmuştur. Bu sonuçlar ışığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefini koyarak yeniden bir diriliş ve kıyamın peşinde azimle koşmuştur. 100. Yılını idrak ettiğimiz ülkemizde de özellikle son yıllarda gerçekten hepimizin göğsünü kabartacak yeni, milli bir teknoloji hamlesini de ortaya koymuş bulunuyoruz. Özellikle 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar neredeyse savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda %100’e yakın dışa bağımlılığın getirdiği sonuçları hep beraber yaşadık. Bu noktada uygulanan ambargolardan sonra büyük bir sorunla karşı karşıya geldik. Bu sorunlarla yüzleştikten sonra Türkiye’nin bugün gurur duyduğu ASELSAN dâhil olmak üzere birçok kurduğumuz teşkilatla yeniden bir hamle içine girdik. Bu hamleler meyvelerini son yıllarda daha fazla vermeye başladı. 
Daha Bağımsız, Daha Hür, Daha Kendisine Yetebilen Bir Türkiye’ye Doğru Adımlarımızı Hızla Atıyoruz
Mühendisliğin artan bir değer olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz;  Hepinizin bilmesi gereken bir husus var ki oda şudur: eğer siyasal iktidar yani devlet size kaynak ve personel tahsis etmezse istediğiniz kadar iyi çalışın netice almak o kadar da kolay değildir.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti neredeyse 9 aylık hükümetlerle ömrünü geçirmiş ve bu siyasal istikrarsızlık da aynı zamanda bizim sanayileşmemize, bilimsel ve teknolojik alanda da sorunlar yaşamamıza vesile olmuştur. 9 aylık öğretmenlikte eğittiğiniz çocuktan ne verim alabilirsiniz ki? Ama 5 yıl o çocuklarla meşgul olursanız daha iyi verim alabilirsiniz. 1 yıllık Valilik de bir şehirde ne yapabilirsiniz ki? Projenizi yapsanız daha temellerini atamadan göreviniz sona erer. Dolayısıyla biz artık bu yüzyılı diriliş ve kıyam yüzyılı olarak tanımlıyoruz. Daha bağımsız, daha hür, daha kendisine yetebilen bir Türkiye’ye doğru adımlarımızı hızla atıyoruz. Bu adımlarımızı sizin gibi pırıl pırıl gençlerimizi eğiterek atıyoruz. Düne göre daha iyi imkânlar ve fırsatlar vererek, TEKNOFEST başta olmak üzere çeşitli bilim fuarlarına sizleri teşvik ederek, çocuk ve gençlerimizin teknoloji ile buluşmasını sağlayarak yapıyoruz. 
Mühendislik mesleğinin önemine vurgu yapan Vali Yavuz; Bu ülkenin en zeki insanları yıllardır doktor veya diğer başka meslek sahibi olundu ama mühendis olan çok az oldu. Sizin en zekileriniz mühendisleriniz değilse sonuç alamazsınız. O yüzden mühendisliğin artan bir değer olduğunu hepimiz bilmeliyiz ve bu alana yatırım yapmalıyız. 
Çağın bilişim ve dijital çağı olduğuna değinen Vali Yavuz; Pandemi ile yüzleştiğimiz dönemde özellikle dijitalleşmeye yapmış olduğumuz yatırımlarla birlikte önümüzdeki birçok ülkenin önüne geçtik. Bizden çok daha sonra Fransa ve Almanya ancak e devlet sistemlerini çalıştırabildiler. Bizim kuşaklar açıkçası Batının ezici üstünlüğü ile yaşamış, büyümüş, bir ölçüde onlara hayranlık duymuş bir nesildir. 1990 yılında İngiltere’ye eğitim amaçlı gittiğimde İngiltere ile aramızda neredeyse 50 yıldan fazla fark vardı. Bunu çok samimi söylüyorum. Bu bir kısım için aslında ezikleyen bir durum olsa da; Türkiye’nin zeki insanları için yeni bir hırs, yeni bir çalışma heyecanı ve neden biz daha iyi değiliz, daha iyi olmalıyız diye teşvik edici bir unsur olmuştur. Biraz önce söylediğim ezikler batılılara benzemiş, düşünce dünyası da kendisi de yaşayış biçimi de giderek onlara yaklaşmıştır. Diğerleri bu ülke için dönmeye, çalışmaya, sevda ile aşk ile bu ülke için çalışmaya başlamıştır ki bugün hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz alanlarda bu alanlardır. Dünya’nın elektrikli otomobillere geçtiği bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devleti imkânları ve girişimciliği ile TOGG’u yapabilmiştir. TOGG’un direksiyonuna ilk geçtiğimde gözyaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum. Böylesine güzelliği bize katan tüm mühendislerimize, emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. 
Mesleki tecrübelerini paylaşan Vali Yavuz; Ömrünü daha doğrusu neredeyse meslek hayatının üçte birini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ve terörle mücadele ile geçirmiş, terör örgütünün bombalı saldırısına uğramış, linçlere uğramış birisi olarak şunu söylemek isterim ki; 1960’larda ülkelerin emanetlerinden çıkarıp bize hibe ettiği araçlarla sonraki yıllarda terörle mücadele ederken bugün bütün kara araçlarını, bütün İHA ve SİHA’larını kendisi üretmiş bir Türkiye’ye doğru evrildiğimizi lütfen aklınızdan çıkarmayın. 1990 ve 91 yıllarında Amerika Irak’a müdahale ettiğinde bütün savaş alanlarını BBC ve CNN kanalları canlı olarak veriyordu. Ben o zamanlarda İngiltere’de eğitim gören birisi olarak savaşın canlı bir şekilde nasıl yayınlanabildiği konusunu aklım almıyordu ama geldiğimiz noktada ben 2015-17 yılları arasındaki Muş Valiliğim sırasında Diyarbakır, Bingöl, Muş, Bitlis illerinin koordinatör operasyon Valisi olarak görev yaptığımda, ekranın karşısında bütün bir araziyi taradığımızı, canlı ve anlık bir şekilde vurduğumuz hedeflerimizi izleyerek 2 yılımı geçirdiğimi söyleyebilirim. Hedefimiz tam bağımsız Türkiye ise, Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın hür ve bağımsız olarak dalgalanmasıysa, onurlu bir Türk vatandaşı ve onurlu bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti istiyorsanız sizin her bir alanı kuşatacak güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacınız var. İşte bu güçlü Türkiye inşası ve ihyası sizlerin sayesinde olacak. Elbette bu anlattıklarıma burun kıvıranlarda olacak çünkü aklını fikrini terör örgütlerine, yandaşlarına peşkeş çekmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin imkânlarından sonuna kadar faydalanan ama Türkiye Cumhuriyeti Devletine ihanet etmekten vazgeçmeyen düşünce tarzında olanlar elbette olacaktır. Bu Selçuklu da, Osmanlı da ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde ola gelmiştir. Herkesten fazla nimetlerden faydalanan ama Ay Yıldızlı Al Bayrağı kendi bayrağı olarak görmeyen, Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölüp parçalamak isteyen alçaklar dünde vardı bugün de var. Sizlerden isteğimiz arzumuz şu; her zaman Ay Yıldızlı Al Bayrağınız gönlünüzde olsun, sevdanız Ay Yıldızlı Al Bayrağımız olsun, sevdanız Türkiye Cumhuriyeti Devleti olsun, Türk Milleti olsun ister Amerika’da ister İngiltere’de çalışın. Biz nerede çalıştığınıza bakmıyoruz. Size ihtiyacımız olduğunda dönüp ülkenize sevdalı mısınız? Ülkenize koşup geliyor musunuz? Bir katkı sunuyor musunuz? Ona bakıyoruz. Yetiştirdiğimiz beyinler yurtdışına gidiyor diye eleştiriyorlar. Gitsin. Yurt dışına gitti diye bir rahatsızlığımız yok ki yurt dışında kendisini geliştiriyor, kendisine daha fazla yatırım yapıyor Türkiye’de olmayan eksik gördüklerini oralarda öğreniyorlar. Bundan niye rahatsız olalım? Biz bilakis bunlardan onur ve gurur duyarız. Ta ki siz ana topraklarınıza, doğduğunuz vatan topraklarınıza sevdalı mısınız? Devletinizin çıkarlarını koruyor musunuz? Yanında duruyor musunuz? Destek oluyor musunuz? Yoksa Türkiye düşmanlarıyla el ele Türkiye düşmanlığımı yapıyorsunuz? Temel sorun işte budur. Yerli ve milli insan olmak, Atatürkçü olmak, Cumhuriyetçi olmak işte budur. Eğer bu çizginizi muhafaza edemezseniz, sizin çizginizde karışık hale gelir ve başkalarına hizmet eder hale gelirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti emrinde 34 yıldır görev yapan, son 10 yılda da aktif bir şekilde Valilik yapan birisi olarak sevdamızın Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu, Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın olduğunu hatırlatmak istiyorum. O nedenle çok çalışacağız. Ölmek istemiyorsak, coğrafyamızın kan ve gözyaşıyla imtihan edilmesini istemiyorsak müreffeh bir Türkiye’yi hep beraber kuracağız. Aksi takdirde geçmişte ödediğimiz bedellere bakarsanız, Suriye’ye bakarsanız, Libya’ya bakarsanız, Irak’a bakarsanız, Yemen’e bakarsanız,  Afganistan’a bakarsanız son 20 yılda 17 milyon insanın katledildiğine şahit olursunuz. Batılılar için bu sadece istatistikten ibarettir. Bizler, Dünya’nın neresinde bir insan katledilse bunun acısını hissederiz ama kendimize yapılan haksızlıkları katliamları asla unutmayız, unutturmayız. Nitekim 18 Haziran 1920’de Çuhane fabrikasını bombalayan İzmit ile İstanbul’u işgal eden İngilizleri unutmadığımız gibi. Ama bu şehirde maalesef bu şehrin aydınları hala Çuhane fabrikasının İngilizler tarafından bombalandığını dahi bilmiyor. Eğer siz katillerinizi unutursanız, katledenleri unutursanız asıl asimilasyon o zaman başlamış olur. Üzüntüyle gördüm ve Valiliğin her bir tarafına o bombalanma resimlerini astırdım. Hanımlar beyler Atatürkçü olmak budur, Cumhuriyetçi olmak budur, antiemperyalistiz biz emperyalistlerle iş yapan değil. Bu şu anlama gelmiyor! Düşmanlık beslemek anlamına gelmiyor ama dünyayı iyi okumak, dünyada ne olduğunu bilmek ve ona göre bilimsel ve teknolojik çalışmaları hızlandırmak anlamına geliyor. Ukrayna-Rusya savaşını gördünüz, Karadeniz’deki kargaşayı görüyorsunuz, Balkanlar’da ki kargaşayı görüyorsunuz, Güneyimizdeki adı konmamış savaşı görüyorsunuz ve Dünya kaynıyor. Bu ortamda kendinizi geleceğinizi ve gönül coğrafyanızı koruyabilecek bir vizyon ortaya koymanız elzemdir. Bu konuşmaların hamasi olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak benim işim bu ülkede yaşanan yada yaşanabilecek her ne varsa o sorumluluğu üstlenmektir. Çünkü ben burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Valisiyim, devlet dediğiniz zaman ilde Vali akla gelir başka kimse akla gelmez. Eğer biz Ay Yıldızlı Bayrağı temsil ediyorsak Ay Yıldızlı Bayrağı temsil eden şahsiyet gibi konuşmalıyız yoksa suya sabuna dokunmayan, ne dediği belli olmayan, insanlara başka şeyler söyleyen ama çocuklarını gerçeklerden uzak tutan, sosyal medya mecralarında paylaşımlara kurban edilen bir gençlik asla istemiyoruz. Çok çalışacağız ve bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olacak. Sizlere güvenimiz, inancımız tamdır. Her birinizin alınlarından öpüyor, sizleri yetiştiren öğretmenleri canı gönülden kutluyor, tebrik ediyorum. Dahası sizleri Dünya’ya getiren, gece gündüz emek veren, zevklerinden ve ihtiyaçlarından kısıp, arttırıp evlatlarına yatırım yapan çok kıymetli anne ve babalara aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına şükranlarımı sunuyor, gönülden tebrik ediyorum.” diyen Vali Yavuz kazanılan başarıların artarak devam etmesi temennisiyle herkese teşekkür etti.
Konuşmaların ardından 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde TÜBİTAK Araştırma Projeleri Yarışmalarında ve TÜBİTAK 30. Bilim Olimpiyatlarında dereceye girmeye hak kazanan 8 proje de madalya alan 31 öğrenci ile 11 danışman öğretmene Vali Seddar Yavuz ödüllerini tek tek verip  tebrik etti
 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.