haberpi
haberpi
Açık
Afyonkarahisar · 15°C
Bizi Takip Edin
21 Ekim 2018 - 22:42 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:03 G: 03 Eylül 2022 - 16:03

Kılıçdaroğlu o konuda BBCʹye konuştu

Kılıçdaroğlu o konuda BBCʹye konuştu
İngiliz yayın kuruluşu BBCʹden Onur Erem ve Berza Şimşekʹe konuşan Kılıçdaroğlu "İş Bankası hisselerine el koyulması ʹYerli ve yabancı sermayenin güvencesi yokʹ demektir" dedi.. Gündemdeki bir diğer konu da İş Bankasıʹndaki CHP hisseleri. Sürekli açıklamalar geliyor, tartışılıyor. Partinizden de bu hisselere el konulursa direniriz diye bir açıklama geldi. Peki nasıl direnirsiniz? İş Bankasıʹndaki hisselerin temsilcisi CHP, Atatürkʹün mirası dolayısıyla, kendisinin el yazısıyla yazdığı bir vasiyetnameden kaynaklanıyor bu olay. Anayasal güvence altında. Ama Erdoğan Türkiyeʹde yaşanan ekonomik krizi toplumun gündeminden kaçırmak için böyle bir olay ortaya atmış durumda. Gerçekleşeceğini tahmin etmiyorum. Böyle bir olayın Türkiyeʹnin gündemine getirilmesini doğru da bulmuyorum. Eğer siz bir bankadaki hisselere el koyuyorsanız bir yasal düzenlemeyle bu şu anlama geliyor: O ülkeye, ister yerli olsun ister yabancı olsun, gelecek olan sermayenin veya orada yerleşik olan sermayenin hiçbir güvencesi yoktur. Hükümet her an arzu ettiği sermayeye el koyabilir anlamına gelir. Bu yanlışlığı yapacağını sanmıyorum. Bu eleştiriyi daha önce de söylemiştiniz. Türkiyeʹde hukukun üstünlüğü kalmadı, hükümet istediğine el koyabiliyor diye. Bu ortamda CHPʹnin de hisselerine el koyamaz mı sizce? Özel düzenleme yapması gerekiyor. Eğer öyle bir şey olursa tabii bunun yargı yolu var. Daha önce Kenan Evren 12 Eylül döneminde hisselere el koymuştu ama yargıda kazandık bu davayı. Ondan önceki tarihlerde de yine demokrat parti döneminde de CHPʹnin sadece İş Bankası hisseleri değil bütün malvarlıklarına el konulmuştu. İsmet İnönü o dönem partinin genel başkanıydı. O dönemde de bir AYM kararıyla malvarlıkları yerine iade edilmiş. Yani hukuk zemininde bu zaten kazanılacak olan bir dava. Hukuk zemininde kazanılacak bir davanın Türkiyeʹnin gündemine getirilmiş olması ekonomik krizin Türkiyeʹde tartışılmasını engellemeye yönelik.