TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

Siyaset 11.06.2026 - 02:31, Güncelleme: 11.06.2026 - 02:34
 

TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

HABERPİ- TBMM Genel Kurulunda tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 4 maddesi daha kabul edildi. Teklifin ikinci bölümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, teklifte canlı hayvan nakliyle ilgili düzenlemeyi değerlendirdi. Canlı hayvan sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen hayvan sahiplerine getirilmesi öngörülen cezayı eleştiren Çalışkan, kanunlarda ölçülülük olması gerektiğini söyledi. Çalışkan, "Vur' deyince öldürmek bu yasada görülüyor ne yazık ki. Bakın burada mesele şu, tarım iflas etmiş vaziyette, gıda enflasyonunda dünya birincisiyiz. Köyden insanlar göç ediyor, belli sınır bölgelerinde köylü tarlasına giremiyor, taban fiyatları ortada. Siz, bütün bunların hiçbirine çözüm getirmeyin, 'hayvan taşırken eğer oldu ki sıraya girmediyse basarım cezayı.' Bu akıl işi değil." dedi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, teklifin 14. ve 15. maddelerinin geri çekilerek gözden geçirilmesini istedi. Teklifin 14. maddesine dair değerlendirmelerde bulunan Toktaş, "Kanun teklifinin 14. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenmesi öngörülen 'ek madde 22' düzenlemesi, orman alanlarının korunmasına dair anayasal ilkeleri açıkça ihlal eden, mülkiyet hukukunda telafisi imkansız eşitsizlikler yaratan ve devletin tazminat yükümlüğünden kaçmak adına orman varlığımızı feda etme riski taşıyan bir hukuk dışılık belgesidir aslında." dedi. MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, toprağı "ana" ve "vatan" olarak niteledi. Tarımın stratejik bir alan olduğuna işaret eden Osmanağaoğlu, "Şüphesiz tarım sektöründe dünden bugüne çok büyük mesafeler katedilmiştir ama hep birlikte kabul etmeliyiz ki Türk tarımı hak ettiği yerde değildir. Mevcut verimiyle gerçek potansiyelini yakalayabilmiş değildir. Toprağın korunmasının, yerli üretimin artırılmasının, çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesinin yanında GDO'lu ürünlerin tazyikiyle tehdit edilen beden ve zihin sağlığımızın korunması da ötelenmeyecek sorumluluklarımızın arasındadır." diye konuştu. DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, kanun teklifiyle "yeni rant kapıları hedeflendiğini" iddia etti. Orman Kanunu'nun mevcut iktidar döneminde 30 kez değiştirildiğini ve görüşülen teklifle değiştirilmeye devam edildiğini dile getiren Demir, "Bu değişikliklerin hiçbiri koruma amaçlı olmamıştır, yine koruma amaçlı değildir. Yapılan her değişiklik, orman tahriplerini meşrulaştırmaya, yeni maden sahaları, turizm alanları, yatırım sahası, ticari faaliyet alanları yaratmaya yöneliktir." ifadelerini kullandı. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, teklifin yeni kaoslara neden olacak hükümler içerdiğini savundu. Teklifte, Şeker Kanunu'nda yapılması öngörülen değişiklikleri değerlendiren Aygun, "Şeker Kanunu'nda değişiklik yapılarak şeker pancarı üretimi fiilen şirketlerle üreticiler arasında yapılacak sözleşmelere bağlanmaktadır. Çiftçinin üretim özgürlüğünü daraltan ve tarımsal egemenliği özel sektör merkezli bir yapıya kaydıran bu anlayışa tümüyle karşı çıkıyoruz." sözlerini sarf etti. Teklif üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak, teklifin ikinci bölümünde genel itibarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki bazı kamu idarelerinin iş, işlem ve işleyişlerinde tezahür eden sorunların çözümüne dair birtakım düzenlemelerin öngörüldüğünü söyledi. Adak, Türkiye'de 110 bin çiftçinin şeker pancarı tarımı yaptığını ve yaklaşık 21 milyon ton pancar üretildiğini anlattı. Üretilen pancardan yaklaşık 2,5 milyon ton şeker elde edildiğini kaydeden Adak, şu ifadeleri kullandı: "Bu üretim modelini kesintiye uğratmadan daha da geliştirmek, sektörde güveni tesis etmek ve sürdürülebilirliği güçlü kılmak amaçlanmaktadır. Bu itibarla, yapılan düzenlemeyle bir yandan kanunda yer almakla birlikte tanımlanmamış olan hususlara açıklık getirilerek çıkabilecek ihtilafların ve sözleşmesiz şeker pancarı ekiminin önlenmesi, diğer yandan da izinsiz temin hallerinde uygulanacak yaptırımın belirlenmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla sektör için gerekli olan bir düzenleme söz konusudur." Kabul edilen maddelere göre, Kamulaştırma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı hükmü uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, "Bilirkişiler" başlıklı hükmü uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları, kamulaştırmasız el koyma ve tazminat davaları sonucunda tescile yönelik kesinleşen mahkeme kararlarının infazında veya kamulaştırmasız el koyma nedeniyle malik ile idare arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu harçları, idarece ödenecek. Yap-işlet modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan İkili İşbirliği Anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan projeler için belirlenen süre 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak. Şeker Kanunu'ndaki bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, "Bakanlık", Tarım ve Orman Bakanlığı, "ekim alanı", şirketlerin veya fabrikaların şekerin ham maddesi olan şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği, sınırları Bakanlıkça belirlenen coğrafi alanı, "Sözleşme", ham madde üretimi ve teslimi yapmak amacıyla şirketler ve üreticiler arasında düzenlenen, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasların yer aldığı belgeyi tanımlayacak. Şeker Kanunu'nda düzenleme yapılıyor. Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek. Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak. Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek. Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli ham madde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecek. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alabilecek. Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

HABERPİ- TBMM Genel Kurulunda tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 4 maddesi daha kabul edildi.

Teklifin ikinci bölümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, teklifte canlı hayvan nakliyle ilgili düzenlemeyi değerlendirdi.

Canlı hayvan sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen hayvan sahiplerine getirilmesi öngörülen cezayı eleştiren Çalışkan, kanunlarda ölçülülük olması gerektiğini söyledi.

Çalışkan, "Vur' deyince öldürmek bu yasada görülüyor ne yazık ki. Bakın burada mesele şu, tarım iflas etmiş vaziyette, gıda enflasyonunda dünya birincisiyiz. Köyden insanlar göç ediyor, belli sınır bölgelerinde köylü tarlasına giremiyor, taban fiyatları ortada. Siz, bütün bunların hiçbirine çözüm getirmeyin, 'hayvan taşırken eğer oldu ki sıraya girmediyse basarım cezayı.' Bu akıl işi değil." dedi.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, teklifin 14. ve 15. maddelerinin geri çekilerek gözden geçirilmesini istedi.

Teklifin 14. maddesine dair değerlendirmelerde bulunan Toktaş, "Kanun teklifinin 14. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenmesi öngörülen 'ek madde 22' düzenlemesi, orman alanlarının korunmasına dair anayasal ilkeleri açıkça ihlal eden, mülkiyet hukukunda telafisi imkansız eşitsizlikler yaratan ve devletin tazminat yükümlüğünden kaçmak adına orman varlığımızı feda etme riski taşıyan bir hukuk dışılık belgesidir aslında." dedi.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, toprağı "ana" ve "vatan" olarak niteledi.

Tarımın stratejik bir alan olduğuna işaret eden Osmanağaoğlu, "Şüphesiz tarım sektöründe dünden bugüne çok büyük mesafeler katedilmiştir ama hep birlikte kabul etmeliyiz ki Türk tarımı hak ettiği yerde değildir. Mevcut verimiyle gerçek potansiyelini yakalayabilmiş değildir. Toprağın korunmasının, yerli üretimin artırılmasının, çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesinin yanında GDO'lu ürünlerin tazyikiyle tehdit edilen beden ve zihin sağlığımızın korunması da ötelenmeyecek sorumluluklarımızın arasındadır." diye konuştu.

DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, kanun teklifiyle "yeni rant kapıları hedeflendiğini" iddia etti.

Orman Kanunu'nun mevcut iktidar döneminde 30 kez değiştirildiğini ve görüşülen teklifle değiştirilmeye devam edildiğini dile getiren Demir, "Bu değişikliklerin hiçbiri koruma amaçlı olmamıştır, yine koruma amaçlı değildir. Yapılan her değişiklik, orman tahriplerini meşrulaştırmaya, yeni maden sahaları, turizm alanları, yatırım sahası, ticari faaliyet alanları yaratmaya yöneliktir." ifadelerini kullandı.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, teklifin yeni kaoslara neden olacak hükümler içerdiğini savundu.

Teklifte, Şeker Kanunu'nda yapılması öngörülen değişiklikleri değerlendiren Aygun, "Şeker Kanunu'nda değişiklik yapılarak şeker pancarı üretimi fiilen şirketlerle üreticiler arasında yapılacak sözleşmelere bağlanmaktadır. Çiftçinin üretim özgürlüğünü daraltan ve tarımsal egemenliği özel sektör merkezli bir yapıya kaydıran bu anlayışa tümüyle karşı çıkıyoruz." sözlerini sarf etti.

Teklif üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak, teklifin ikinci bölümünde genel itibarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki bazı kamu idarelerinin iş, işlem ve işleyişlerinde tezahür eden sorunların çözümüne dair birtakım düzenlemelerin öngörüldüğünü söyledi.

Adak, Türkiye'de 110 bin çiftçinin şeker pancarı tarımı yaptığını ve yaklaşık 21 milyon ton pancar üretildiğini anlattı. Üretilen pancardan yaklaşık 2,5 milyon ton şeker elde edildiğini kaydeden Adak, şu ifadeleri kullandı: "Bu üretim modelini kesintiye uğratmadan daha da geliştirmek, sektörde güveni tesis etmek ve sürdürülebilirliği güçlü kılmak amaçlanmaktadır. Bu itibarla, yapılan düzenlemeyle bir yandan kanunda yer almakla birlikte tanımlanmamış olan hususlara açıklık getirilerek çıkabilecek ihtilafların ve sözleşmesiz şeker pancarı ekiminin önlenmesi, diğer yandan da izinsiz temin hallerinde uygulanacak yaptırımın belirlenmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla sektör için gerekli olan bir düzenleme söz konusudur."

Kabul edilen maddelere göre, Kamulaştırma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı hükmü uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, "Bilirkişiler" başlıklı hükmü uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları, kamulaştırmasız el koyma ve tazminat davaları sonucunda tescile yönelik kesinleşen mahkeme kararlarının infazında veya kamulaştırmasız el koyma nedeniyle malik ile idare arasında düzenlenen uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu harçları, idarece ödenecek.

Yap-işlet modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Elektrik Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan İkili İşbirliği Anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan projeler için belirlenen süre 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak.

Şeker Kanunu'ndaki bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, "Bakanlık", Tarım ve Orman Bakanlığı, "ekim alanı", şirketlerin veya fabrikaların şekerin ham maddesi olan şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği, sınırları Bakanlıkça belirlenen coğrafi alanı, "Sözleşme", ham madde üretimi ve teslimi yapmak amacıyla şirketler ve üreticiler arasında düzenlenen, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasların yer aldığı belgeyi tanımlayacak.

Şeker Kanunu'nda düzenleme yapılıyor. Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek.

Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak.

Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek.

Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli ham madde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecek. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alabilecek.

Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.