Başkan Büyükakın: 'Günlerdir yalan bir algıyı pekiştirmeye çalışan bir propaganda makinası çalışıyor'
Başkan Büyükakın: 'Günlerdir yalan bir algıyı pekiştirmeye çalışan bir propaganda makinası çalışıyor'
Başkan Büyükakın: 'Günlerdir yalan bir algıyı pekiştirmeye çalışan bir propaganda makinası çalışıyor'
Başkan Büyükakın: 'Günlerdir yalan bir algıyı pekiştirmeye çalışan bir propaganda makinası çalışıyor'
ADALET BORA/ haberpi- Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Tahir Büyükakın, Gebze’de gazete sahipleriyle bir araya gelerek yılın son basın toplantısını yaptı ve biz gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Gebze'deki çöken bina ile ilgili yapılan yalan ve yanlış propagandalara vurgu yaptı. İşin metroya bağlanmaya çalışıldığının altını çizdi.
Toplantıya, Kocaeli Büyükşehir Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Yeşildal, Basın Yayın Daire Başkanı Mustafa Cebeci, Başkan Basın Danışmanı İbrahim Gürsel, İletişim Ofis Başkanı Sadık Uysal'da hazır bulundu.
GEBZEDE ÇÖKEN BİNA İLE İLGİLİ NET KONUŞTU
Başkan Büyükakın, Gebze'de çöken Arslan Apartmanı ile ilgili net konuşarak; İsim vermeden İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in konuyla ilgili toksit ve saldırgan bir dil kullandığını belireterek: Öncelikle orada hayatını kaybeden kardeşlerime Allah'tan rahmet diliyorum. Günlerdir Raporlar kamuoyuna açıklanmadı deniliyor. Günlerdir ısrarla kafalarda yalan bir algıyı pekiştirmeye çalışan bir propaganda makinası çalışıyor. Ben oradaki verileri, raporları açıklayacağım diye bir kelime kullanmadım. Kullananmadığım kelimenin hesabını soruyor güya birileri.. Şu kadar gün oldu niye rapor açıklanmadı diye. Aslında bu soru kendi içinde mantık hatası olan bir soru. Benden hangi sıfatla hangi raporu açıklamam isteniyor. Deniyor ki siz Vali Beyle birlikte ve Bakan Beyle kamera karşısına geçtiğiniz, çalışmalar yapıldığını söylediniz. Bunu söyledik. Hocalar çalışmalar yaptıktan sonra açıklama yapacağız dedik ama hocaların raporlarını açıklayacağız demedik. Hocaların raporlarını açıklama yetkisi ne Valilik ne de Büyükşehir. O raporları hazırlatan ve açıklama yetkisine sahip olan AFAD'tır. O raporlar tamamen teknik raporlar. O raporlar karar alıcıların alacağı kararlar için veriliyor.
Bakan Kurum'un başkanlığında yapılan toplantıda ilk raporlarda o bölgenin altında kayaların içinde boşlukların olduğuna dair ilk veriler geldi. Böyle olunca Vali bey, Ben, Gebze Belediye Başkanımız, Ulaştırma bakanlığı yetkilileri kuşkulu ilk veriler doğrultusunda başka yapılarda risk altında olabilir dedik ve güvenlik bandımızı geniş tuttuk. O anda verdiğimiz karar buydu ve sonra 6 ekip birden çalışmaya başladı. Üniversitelerden davet edildi farklı farklı teknik yöntemler kullanıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatıyla bölgede 1200’den fazla binada tarama yapıldı. Sonuç 1200 binanın yıkılan binanın bitişiğindeki yapı dışında hiçbir binada hasar yok. Benden açıklanması beklenen açıklamalardan biri bu olabilir. Siyasi otoriteyi temsil ettiğim için bu beklenebilir. Ben Bakanlıkla aynı partiden olduğum için benden bu beklenir ve bende söylüyorum. Bunu daha önce de söyledim. Meclis toplantısında da söyledim. Hiç bir açıklama yapılmıyor dendiği için. Sonuç: 1200'den fazla binanın taraması yapıldı ve hiç birinde hasar yok..
Şu ayırımı anlatıyım: Hasarla risk başka birşeydir. Hasar değerlendirmesi yapan uzmanlar gelirler kolonlara bakarlar, krişlere bakarlar. En sonunda derler bu binalar hasarlıdır derler. Hasarsız demek ise o binanın risksiz demek değildir. Ama riskli ile risk kavramlarının birbirinden farklı beton kalitesine bakılıyor, 40 yaşında bina baktığınız zaman riskli olarak tanımlanıyor. O zaman niye boşalttınız denilir. ilk başta yerin altında oluştuğu düşünülen boşluklar, iki jeoteknik hocaların istasyon yapısından kaynaklı olabilir denildiği için. İstasyon yapısı üzerindeki yapılara bakıldı ve şu binaları boşaltmakta yarar görüyorum dedi o hoca. Onun dedikleri, binalardan gelen ihbarlar vardı. Çay ocağı olan binadan gelen ihbar vardı. Bina çürük hasarlı mı değil ama riskli. Aradaki fark bu..21 bina boşaltıldı. Bu binalarda da hasar yoktu. Ancak yine de dönüşüm kararı alındı. Murat bey orada hassas davrandı ve risk analizi yapılmasını istedi. Normalde hasar yok bu binalara girin denilebilirdi. Biz bu binalara baktığımızda 17 tanesi riskli çıktı beklediğimiz gibi.. Aslında bu karar mülk sahiplerine çok büyük bir avantaj sağlandı. Bakanlık maliyetin yarısını karşılayacak kalan kısmın ise borçlandırma yoluyla tahsil edilecek. Deprem olsaydı çevre bakanlığı tamamını karşılardı ama afet yok ki. Buna rağmen Zaten mesele o bu iş metroya getirilmeye çalışılıyor.
METRO KAYA ZEMİNDEN GEÇİYOR
O binada bir hasar yoktu. Bunların hepsini inşaat mühendisleriyle görüştük. onlar bunların tolere edilebilir sınırda olduğunu, Hasar diyebilmek için kolonda veya kirişte bir çatlak olması gerekteiğini ve bunun da olmadığını belirttiler.
Kolonda birşey yoksa o binada hasar yoktur hangi inşaat mühendisi giderse gitsin bunun aksini söylemeyez. Bunu verdikleri bilgiye göre söylüyorum. Devlet itimat etmez. Delille hareket eder. Delillere bakacak. Bunun böyle olup olmadığını tespit edecek. Bina yapılırken sağlamdı, ruhsatlıydı 2012'de yapılmış. Bina gerçekten sağlam yapılmış. Zemin etüdü yapılan standartlar gözlem usuludur. Bu binayı boşaltan su deniliyor bu iki ihtimalle yapılır, bir metro yapılırken göçük olur. O kadar büyük toprak göçtüğünde binanın da göçmesi gerekiyor. Demek ki metroda göçük olmadı. Olsaydı bina o anda çökerdi. Mühendislerin söylediği bilgi bu. Toprak boşalmasının neden olduğuyla ilgili de kararı yargı verecek. Metro su akışını değiştirmiş olabilir mi? Metro kaya zeminden geçiyor. Metronun tavanı ile Evin tabanı arasında 18 metre. Bir de metronun tabanı var o da en az 15 metre. Metro tamamen kayanın içinde. Kayanın içindeki bir metronun su akış seviyelerini değiştirmesi için su ile temas eden bölgede bir göçük olması lazım ve suyun oraya boşalması lazım.Şimdi buna metro mu sebep oldu binanın yanlış yapılması mı sebep oldu? Ne sebep oldu bununların kararını verecek olan yargıdır. Çok itinalı konuşuyorum dikkat edereseniz. Doğru olan bu şekilde konuşmak. Yargı ne diyecekse odur. Herkes herşeyi konuşyor. Buna yargı bakacak.Burda metro suçludur veya suçsuzdur demek için henüz erken hipotezler var ve hepsine bakılacak ve o zamana kadar herkesin dikkatle konuşması lazım. Yargıyı beklemek lazım. Yargının bilirkişleriyle uzmanlarıyla bizim sahada çalışma yapan uzmanlar ayrı. Uzmanlar AFAD raporu demek saçma çünkü yargının uzman bilirkişlerinin vereceği rapora göre sonuç çıkacak.