Ahmet Davutoğlu partisini kapatıp siyaseti bıraktı
Ahmet Davutoğlu partisini kapatıp siyaseti bıraktı
Ahmet Davutoğlu partisini kapatıp siyaseti bıraktı
Ahmet Davutoğlu partisini kapatıp siyaseti bıraktı
HABERPİ- Ak Partiden ayrılarak 2019'da Gelecek Partisini kuran ve genel başkanlığını yapan eski başbakan Ahmet Davutoğlu, partiyi resmen feshettiklerini açıkladı.
Davutoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi: "12 Aralık 2019'da Gelecek Partisi'ni kurduk. Partimiz uzun bir süreden sonra iktidardan ayrılarak kurulan ilk parti olarak bir dalgakıran gibi daha sonra kurulacak partilerin de önünü açtı. Gelecek Partisi, güçlü bir programla ve kurucu kadrosu ağırlıklı olarak muhafazakar tabandan gelmiş olmakla birlikte, Türkiye'nin toplumsal ve siyasal çeşitliliğini yansıtan ve tüm kesimleri eşit seviyede kucaklayan geniş bir kadroyla yola çıktı. Bu güçlü çıkış dolayısıyla kurulduğu andan itibaren siyasi baskılarla, medya ambargolarıyla ve kamuoyu algısını yönlendirmeye dönük manipülasyonlarla mücadele etti. Tutulan il binaları mühürlendi, teşkilat mensupları ve yakınları işlerini kaybetti, kurucu arkadaşların kendileri ve evleri saldırılara maruz kaldı, organize trollerin saldırıları ile etkisi kırılmaya çalışıldı.
Bütün bu engellemelere rağmen sağlam bir siyasi vizyon, sarsılmayan bir siyasi irade ve duruş ortaya koyduk. Türkiye siyasi tarihinde bir ilki ve özgün bir örneği teşkil eden Gölge Kabinemizi kurduk. Bütün temel politika alanlarında bugün de geçerliliğini koruyan kapsamlı eylem planları hazırladık. Ülkenin dört bir yanında temiz, cesur ve fedakar insanlardan oluşan teşkilatlar oluşturduk.
2021 yılında, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ittifakları zorunlu kılan yapısını da dikkate alarak Üç muhafazakar partinin ortak bir ittifak kurması için yoğun çaba gösterdik. Bu teşebbüs sonuçsuz kalınca, kutuplaşmanın doğurabileceği rövanşizm tehlikesini önlemek ve toplumsal uzlaşma zemini oluşturmak amacıyla ana muhalefet partisini beş milliyetçi-muhafazakar partiyle dengeleyen ittifak yapısı içinde yer aldık.
2023 seçimlerinden sonra alternatif muhafazakar siyasetin hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir grup olarak temsil edilmesi hem de geleceğe yönelik güçlü bir alternatif oluşturması için parti ismimiz dahil her türlü fedakarlığı yaparak ilk aşamada Saadet Partisi, daha sonra ise Yeni Yol Partisi adı altında Meclis Grubu kurduk. Baştan itibaren bu yeni grubun öncelikle kendi içinde daha sonra da diğer muhafazakar partileri de kapsayacak şekilde mümkünse birleşerek tek parti olması, mümkün değilse organik bir ittifak kurması için çaba gösterdik. Ancak bu çabalarımız da sonuçsuz kaldı. Geldiğimiz noktada, genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini görüyoruz. Bir tarafta gücün tekelleşmesi, diğer tarafta alternatif siyasal güçleri etkisizleştiren parçalanma ile karşı karşıyayız. Siyasetin üst kademelerinde başlayan yozlaşma; parti farkı gözetmeksizin siyasi kadrolara, ardından sivil toplum kuruluşlarına ve nihayet toplumun her katmanına sirayet etmektedir. Bu değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz. Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır.
Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır. Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil; Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır. Yarının Türkiye'si; düşünce özgürlüğünün, liyakatin, hukukun, üretimin, sosyal adaletin, eşit vatandaşlığın, kurumsal etkinliğin, toplumsal barışın, özgün düşüncenin ve stratejik aklın Türkiye'si olmalıdır. Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir.
Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz. Ve biz, Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz." dedi