FAHRETTİN ALTUN'DAN DİJİTAL FAŞİZM UYARISI
HABERPİ-“Türk Konseyi Sosyal Medya Eğitim Programı” ve “Türk Konseyi Medya Koordinasyon Komitesi” ilk toplantısı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde İstanbul’da başladı.İki gün sürecek programın açılış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun gerçekleştirdi.Türk Konseyi ülkeleri arasındaki dayanışma ve iş birliğini, bütün alanlarda olduğu gibi, iletişim alanında da derinleştirmeye gayret gösterdiklerini belirten Fahrettin Altun, bu programın da bu yönde atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi.
Bugün, dünyanın her yerinde olduğu gibi, Türk dünyasının da karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlar arasında sistematik dezenformasyon ve yalan terörünün bulunduğunu anlatan Altun, Türkiye olarak dezenformasyonla ve yalan terörüyle mücadelede bugüne kadar önemli mesafeler kat ettiklerini fakat önlerinde hala almaları gereken önemli bir yol olduğunu dile getirdi.
Altun, ülkelerin, kurumların ve bireylerin siber dünyada “dijital faşizm” tehdidinin çeşitli boyutlarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, şunları kaydetti: Küresel şirketlerin, kendilerini ülkelerin ve kanunların üzerinde konumlandırmasına ve göz göre göre çifte standart uygulamasına tanıklık ediyoruz. Tarafsızlık ve ifade özgürlüğü gibi kavramların dejenere edilmesi de dijital faşizmin farklı boyutları olarak karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki kötücül odaklar, bir yandan çeşitli çarpıtma operasyonu teknikleriyle kitleleri manipüle ediyor. Diğer yandan algoritmalar ve kişiselleştirilmiş veri üzerinden bu grupların dezenformasyon için adeta ‘silahlandırılmasına’ ön ayak oluyorlar. Böylece her türlü istikrarsızlığı yayarken, aynı zamanda ulusal güvenliği de tehdit ediyorlar.
“Dezenformasyonla mücadeledeki başarımız, dünyaya örnek niteliğinde”
Fahrettin Altun, özellikle FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’nin ülke içinde ve sınır ötesinde her türlü terör yapılanmasına karşı büyük bir mücadele verdiğini söyledi.
Türkiye’nin, kökü dışarıda terör unsurlarını topraklarından kararlılıkla temizlerken, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatları ile DEAŞ ve PKK kaynaklı uluslararası terörizme büyük bir darbe vurduğunu anlatan Altun, bu süreçte askeri mücadelenin yanında dezenformasyon, yalan haber, çarpıtma ve karalamalarla da proaktif bir şekilde mücadele ettiklerini belirtti.
Suriye’de, Libya’da ve son olarak Karabağ’da barış ve istikrarı muhafaza etme adına iş birliği yaptıkları unsurları sosyal medya platformları üzerinden lekelemek için girişilen çabaları da akamete uğrattıklarını aktaran Altun, Özellikle Karabağ’daki haklı mücadelemiz esnasında karşılaşılan dezenformasyon, sahte haber ve çarpıtma girişimlerine karşı, gerçek ve doğru bilgilerle hakikate ışık tuttuk. Dezenformasyonla mücadelede ortaya koyduğumuz bu başarı, tüm dünyaya örnek niteliğindedir.” dedi.
“Dijital mecraların toplumlarımızı manipüle etmesine engel olacağız”
Türk Konseyindeki kardeş ülkelerin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğuna işaret eden Altun, “Dijital iletişimle birlikte yaşadığımız devasa değişimler, dönüşümler hepimizi yoğun bir şekilde etkiliyor. Bugün ortak dilimiz Türkçe dünyada internet içeriklerinde en çok kullanılan 4. dildir. Dünyada nüfusuna oranla sosyal medya kullanıcı sayıları en hızlı artan ülkeler arasında Türk dünyası ülkeleri de bulunuyor. Buradan da anlaşılacağı üzere, Türk dili konuşan ülkeler, dijital dünyadaki tehditlere karşı kurban değil, hakikati savunarak bu dünyadaki fırsatları kullanması ve bu alanı düzenlemesi gereken gerçek aktörlerdir.” ifadelerini kullandı.
Bugün dünyada sosyal medyanın hayatın her alanına olan etkisinin artık tartışılmaz bir noktaya geldiğini belirten Altun, “Elbette sosyal medyanın sunduğu düşünce ve ifade hürriyetinin meşru ve yasal sınırlar çerçevesinde kullanılmasını sağlayacağız. Aynı zamanda dijital mecraların toplumlarımızı manipüle etmesine de engel olmak, kamu düzenini korumak ve ülkelerimizin refahını gözetmek için de çalışacağız. Ülkelerimizin ilgili kurum ve kuruluşlarının iş birliğiyle dezenformasyonla ortak bir mücadele yürütmeliyiz. Bu hedefimizi ulusal ve uluslararası boyutta tahkim edecek plan ve projeleri hayata geçirmeliyiz. Değişimi yönetmek ve daha sağlıklı bir geleceğe doğru yönlendirmek bu konu üzerine çalışan tüm paydaşların ortak görevidir. Sosyal medyayı özgürlükler adına en verimli şekilde kullanırken, aynı zamanda medya okuryazarlığı programları ile vatandaşlarımızı da bu konuda bilinçlendirmekle yükümlüyüz.” değerlendirmesinde bulundu.
Altun, “Özellikle hain FETÖ unsurlarının her platformda ülkelerimiz arasındaki ilişkileri zehirleme amacı güden girişimlerine karşı da dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum.” dedi.
Gözden Kaçmasın
KENTİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA YENİ SOLUK
Görüntüle →İlginizi Çekebilir











