DAVUTOĞLU AÇIK KONUŞTU
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Fox TV’de yayımlanan İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat programına konuk oldu. Davutoğlu, Küçükkaya’nın sorularını yanıtlıyor, güdeme dair açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, “Bizim askerimiz neden Suriye’de?” sorusuna, “Böyle kırılgan bir sınır Suriye rejiminin kendi halkına dönük saldırılar sonucunda korunabilirliğini kaybettiği zaman Türkiye’nin kendi sınırını korumak için tedbir alma hakkı var” diyerek yanıt verdi.
Davutoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:
İDLİB’DEKİ SALDIRI
Türkiye Rusya’dan bu meselenin araştırılmasını istemeli
Rusya’nın saldırıyı kendisine yönelik olarak değerlendirmesi gerekir
Türkiye ve Rusya saldırıyı düzenleyenleri birlikte cezalandırmalı
Rusya eğer samimiyse BM güvenlik konseyinde mesele tartışılmalı.
Rusya ile Suriye’de nihai siyasi çözüm konusu konuşulmalı.
SURİYE POLİTİKASI
Davutoğlu, Küçükkaya’nın, “Bu işin sorumluluğunda Ahmet Davutoğlu’nun etkisi nedir?” sorusuna da şöyle yanıt verdi:
Görev yaptığım dönemde ne yaptıysam bu konuda sorumluluktan kaçınmam. Başbakanlığı bıraktıktan sonra ana akım medyada ilk defa bir programa katılıyorum. Dolayısıyla 3.5 yıldır tek taraflı bir propaganda işledi. Peliklan ve çevresi bütün suçu şahsen benim üzerime yüklemeye çalıştı. En kolay eleştirilebilir kimse ona yöneldiler. TC bir devlet, bir geleneği var. O dönemde cumhurbaşkanı 3 başbakan geçmiş 4 genel kurmay başkanı geçmiş ve tek sorumlusu bir kişiye atfediliyorsa burada samimiyet olmaz.
Suriye konusunda tek suçlu görülmem haksızlık. özeleştiriyi yapmaya her zaman hazırım.
3,5 yıldır benimle ilgili bir kara propaganda işletiliyor.
Esad’ın yaptıklarına sessiz kalanlar özeleştiri yapmalı.
Suriye konusunda dönemimde diplomatik bir hata yapıldığını düşünmüyorum.
Dönemimizdeki dış politika rejiminin bir kısmı geneline mal edilemez..
Suriye rejimi bir azınlık rejimidir.
Suriye’nin dünyaya açılabilmesi için samimiyetle gayret sarfettik. Türkiye’nin kapasitesi ölçüsünde elimizden geleni yaptık.
Suriye’de kriz çıktı, Esad Türkiye sırında kontrolü kaybetti.
Türkiye bir saldırıya uğramıştır, mutlaka mukabelede bulunulmalıdır.
Türkiye müdahale ettiği için Suriye ‘de kriz çıkmış değil.
Siyasette ağırlık koymamam için sürekli suçlu konumunda tutuldum
Türkiye aynı anda tüm taraflarla olumlu dış ilişkiler yürütebilmelidir. ABD ile istikrarsız bir ilişkimiz var.
Sınırlarımızla ilgili gerekli tedbirleri almak güvenliğimiz için önemli.
Suriye konusunda çözüm siyasal olmalı.
Yeni bir göç dalgası gündemdeyken mültecilerin geri dönmesi beklenemez.
EMEVİ CAMİİ ELEŞTİRİLERİ
Davutoğlu Emevi Camii eleştirilerine yönelik ise, “Hiçbir zaman irrasyonel bir dil kullanmadım. Kime ait olduğu belli. En kolay saldırılabilir konumdayım” açıklamasında bulundu.
GELECEK PARTİSİ
Sayın Cumhurbaşkanımızın başdanışmanı olarak her zaman yanındayım.
Bir takım çevreler görüş ayrılıklarımızı kullandı. Ben yurt dışındayken arkadaşlarımızın MKYK’da benim yetkilerimi kısıtlayacak bir karar almak için toplanmaları. Bu beni bir tercih yapmak durumunda bıraktı beni. Orada Türkiye’nin ekonomisinin siyasetinin geleceğini 2001’de Ecevit ile Sezer arasında yaşananlar gibi tehlikeye atmamak için bir fedakârlık yapmam gerektiğini, bırakmam gerektiğini düşündüm.
Ben geriye değil, geleceğe bakıyorum; o yüzden partimizin adı “Gelecek.”
“Erdoğan’ı geziye götürdüm gelmedi” sözleri için ise Davutoğlu, “Onlarla temas kurmanın doğru olacağı kanaatindeydim. İlk aşamada bu temaslar sağlancaydı daha sonraki acı süreçler yaşanmazdı” dedi.
17-25 ARALIK DÖNEMİ
17-25 Aralık terör örgütün kamu düzenini bozmaya yönelik bir girişimdir.
O dönemdeki yolsuzluk iddiaları komisyonu benim zamanımda kurulmadı. En doğru yolun yüce divanda aklanmak olduğu kanaatindeydim. Şu anda da öyle düşünüyorum. Bir takım iddialar varsa ve bu iddialar aklandığında kamuoyu vicdanı rahat eder. Burada bir görüş ayrılığımız oldu, doğru
“Milletin hafızasında benim ne kadar samimi olduğum gerçeğini değiştiremezsiniz” diyen Davutoğlu “1 Kasım seçimlerinde samimi mücadelemizin sonucunu aldık” ifadelerini kullandı.
AMBARGO MU UYGULANIYOR?
“Türkiye Cumhuriyeti’nin eski başbakanı bir parti kuruyor. 90’lı yıllarda olsaydı televizyon kanalları bizimle röportaj yapmak isterdi. Böyle bir ambargo var.”
ERDOĞAN’IN ‘DOLANDIRICILIK’ İTHAMI
Cumhurbaşkanımızın dolandırıcılık suçlaması beni hüzünlendirdi. Şehir Üniversitesi arsasının tahsisi de Sayın Cumhurbaşkanı Başbakan iken yapılmıştır. Ortada hiçbir hukuksuzluk yoktur. Varsa hukuksuzluk hukuki süreç başlatılmalıdır.
Bir hukuksuzluk var o da şu; Türkiye’nin en değerli üniversitelerinden birine siyasi bir cezalandırma aracı olarak görülerek baskı yapıp tasfiye etmeye çalışmak en büyük hukuksuzluktur.
Bir Vakfa kayyım atanması Osmanlı tarihi de dahil Andolu’da vakıf geleceğine yapılan en büyük darbedir.
Osmanlı tarihi de dahil hiçbir dönemde vakıflara el konulmamıştır.
Gözden Kaçmasın
Orman Genel Müdürlüğü son durumu açıkladı
Görüntüle →İlginizi Çekebilir












