Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum Yeni ve Milli Anayasa'yı ilk kez Dilovasında anlattı
YENİ ANAYASA NASIL OLACAK? NELERİ KAPSAYACAK? HANGİ YIL İLE ADLANDIRILACAK?
ADALET BORA/ haberpi- Dilovası bugün önemli bir Türkiye Sohbetine ev sahipliği yaptı. Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir'in ev sahipliğinde düzenlenen "Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye Vizyonu ile Yeni Anayasa" konulu söyleşi Türkiye'de ilk olarak Dilovasında başlatılmış oldu. Oldukça önemli konuların ele alındığı ve vatandaşların yeni anayasaya dair görüş ve taleplerini rahatlıkla dile getirdiği toplantıya katılmış olmaktan büyük keyif aldım. Sivil bir yeni Anaya'nın içeriği ve hedeflenen amaç ve ilkeler ilk kez Dilovasında ve etkili isimlerden dinleme imkanı bulduk..
Programa ; Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkan Vekili Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan'ın konuk olarak katıldığı ve yeni anayasa dair vatandaşların talep ve isteklerinin de alınıp cevaplandırıldığı toplantıya Ak Parti Kocaeli Milletvekilleri Veysel Tipioğlu, Cemil Yaman, ev sahibi Dilovası belediye başkanı Hamza Şayir, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Ak Parti ilçe başkanı İlhan Yıldırım, ilçe kadın kolları başkanı Gülay Artut, Ak Parti Kocaeli il yönetim kurulu üyesi Halil İbrahim Arslan, öğretim üyeleri, STK başkanları, Mahalle muhtarları, Siyasi Parti temsilcileri, Meclis Üyeleri, Öğretmenler, Kanaat önderleri ile vatandaşlar ve basın mensupları katıldı
Programda ilk olarak konuşan Başkan Şayir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türkiye'nin özgürlükerle donatıldığını ve daha önce insanların ana dillerini dahi konuşamadığı bir eski Türkiye'yi bugün her anlamda kendini ifade edebilen, özgürce konuşan ve sorunların farkında olan bir Türkiye Yüzyılına imza attığını belirterek yeni anayasanın ilk programına ev sahipliği yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek: .Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemizde çok büyük adımlar atılıyor. Türkiye adeta kabuk değiştirdi. Teknolojide yerli ve milli savunma sanayinde ve fiziki yatırımlarda önlenemez yükselişi sağladık. Hak ve özgürlükler konusu bakımından büyük mesafeler kat ettik. İnanıyoruz ki bu büyük adımlar Türkiye yüzyılına aralıksız katkı sunup devam edecektir. Bizler bu kazanımlarla iftihar ediyoruz. Eskiden anadilimizi dahi konuşamıyorduk. Bir yerde özgürce dolaşamıyorduk. Özgürlük diyenler bir baksınlar ülkemizde yedi yirmi dört çıkıp geziyoruz. Adeta algı operasyonu yapılıyor.bu kazanımlardan dolayı sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği olan herkese teşekür ediyorum' dedi
AYHAN OĞAN: DİLOVASINDAN BİSMİLLAH DİYEREK BAŞLIYORUZ
Cumhurbaşkanı Danışmanı Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Sivil dayanışma platformu hakkında bilgi vererek; 600'e yakın örgütün işbirliğiyle oluşturulmuş bir platform. Bu çerçevede şu anki çalışma bu yıl içinde yapacağımız ilk çalışma. Deprem nedeniyle yarım bırakmıştık. 22 il var bu programda. Bu ilk programı burada Dilovasında yapmaya karar verdik. Çünkü Dilovası bu gideceğimiz 22 ilin de temsil edildiği hem sanayisiyle hem kozmopolit yapısıyla bir güzide ilçemiz bu çerçevede bismillah deyip buradan başlıyoruz. Hepinize katılımınızdan dolayı teşekkür ediyoruz. Bu çerçevede sizin kaanatleriniz bizim için çok önemli. Yeni Anasaya çerçevesinde sizlerin görüşlerinizi ve taleplerinizi not edeceğiz ve değerlendireceğiz.Bugüne kadar yapılan anayasalar olağanüstü koşullarda yapılmış anayasalardır. 2023 Cumhuriyetin yüzüncü yılında ilk defa asli kurucu unsur olan milletin temsilcilerinin TBMM'de olağan şartlar altında devletin teşkilatlanmasının görevlerinin vatandaşıyla devletin ilişkilerini düzenleyen ana kanun esası olan Anayasasını yapabilme imkanına kavuşmuş görünüyor.Biz aslında bir mutabakat arayışına girdik ve sizin vereceğiniz nasihatlar öneriler hepimiz için önemli olacaktır' dedi
UÇUM: CUMHURİYET İLKELERİNDEN ÖDÜN VERMİYORUZ
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum yeni anayasanın gerekliliği ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bunun anlamlı olacağını vurgulayan ve yeni anayasının 2023 Anayasası olarak adlandırılmasının da bu bakımdan anlamlı olacağını belireterek 82 Anayasasının sorunlu olduğunu bir kez daha vurgulayarak; Türkiye'nin yeni anayasa ihtiyacı Türkiye'nin toplumsal süreçlerinden, siyasi süreçlerinden, hukuksal birikimlerinden kaynaklanan ihtiyaç. Yeni anayasa dünyanın içinden geçtiği dönemle bağlantılı bir ihtiyaç.
1987 yılından beri tam 36 yıldır Türkiye'de yeni ve sivil anayasa ihtiyacı tespit edilmiştir. 1982 anayasası ilk kez 1987 yılında değiştirildi ve o tarihten itibaren 36 yıldır yeni anayasa talebi hiç gündemden kalkmadı. Hem Siyasetin de meclisin de halkın da toplumun da olağan gündeminde bir yer kapladı ve hiçbir zaman gündemdeki önemi azalmadı.
1987 ila 2017 yılı arasında 1982 anayasası için tam 23 değişiklik yapıldı. Bu 23 değişiklik içinde 19 tanesi uygulandı. 4 tanesi uygulanmadı. Bu 19 değişiklikle birlikte 1982 anayasasını 96 maddesinde değişiklik yapıldı. Ama buna rağmen 1982 anayasası felsefesiyle ve maddelerindeki o toplum karşıtı, birey karşıtı anlayışıyla varlığını sürdürmeye devam ediyor. 1982 anayasasının şu anda yürürlükte 154 maddesi var ve bunun 103 maddesi bütün esasları veriyor. 58’inine hiç dokunulmamış, 45’inde ise sadece terim değişikliği yapılarak 103 maddesi bütün esaslarıyla ve o toplum karşıtı, birey karşıtı felsefesiyle varlığını sürdürüyor. Bu 1982 Anayasası darbe ürünüdür. Darbeciler tarafından, onların iradesiyle ortaya konulmuş bir anayasa. O yüzden meşruiyeti her zaman tartışıldı. Yürürlükte olduğu sürece de her zaman tartışılacak bir anayasa. Hem de Yapılan değişikliklerle iş tutarlılığını yitirmiş, dil birliğini, terim birliğini yitirmiş, tamamen yamalı bohçaya dönmüş metne dönmüş,. Bütün bunlar açısından bakıldığında Türkiye'nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken yeni anayasa ihtiyacı çok bariz bir biçimde kendini gösteriyor.
YENİ ANAYASA NASIL OLACAK
Peki yeni anayasadan söz ederken nasıl bir anayasadan da söz etmek gerekiyor. Yeni anayasanın birinci referans noktası Cumhuriyet'in ilkeleridir. Cumhuriyetin ilkelerinin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu lideri Atatürk'ün üniter yapının adalet ve insan haklarına dayanan, demokratik, laik, sosyal, devlet anlayışını, hukuk devleti anlayışının temel olduğu, resmi dilinin Türkçe olduğu, ay yıldızlı bayrağı, İstiklal Marşı'nı, başkent Ankara'nın esaslar olarak yer alacağı, bu metnin ilkelerine sahip çıkan anayasal yaklaşımdan sözediyoruz Birinci kaide bu yeni anayasanın birinci tabanı ve bütün millet tarafından ağırlıkla mutabakat sağlanmış kaidesi Cumhuriyetin ilkeleridir.
İkincisi demokratik birikimimiz yeni anayasanın diğer kaidesini oluşturacaktır. Demokratik birikiminden kastımız halkımızın demokrasi mücadelesiyle, özellikle çok partili rejime geçtikten sonra uzun yıllara dayanan demokratikleşme çabalarıyla elde ettiği kazanımlar yeni anayasal yaklaşımın ikinci kaidesi olacaktır. Halkın siyasal sistemin işleyişindeki gücünü zayıflatacak yaklaşımın kabul edilmesi çok söz konusu değil. Burada da işin esasını halkın iki oy hakkının korunması oluşturuyor. Halk bir yanda meclisi doğrudan seçiyor. Ki, Parlamenter sistemde biz seçiyorduk. Fakat başkanlık sistemine geçildikten sonra halk hükümeti de doğrudan seçmeye başladı. Dolayısıyla halk devletin iki ayrısını da doğrudan belirleme yetkisine kavuştu. Halkın bu demokratik kazanımının korunması yeni anayasanın diğer kaidelerinden birisi olacaktır.
Bir de tabi sivil anayasadan sözediyoruz. Bu size ve bazı çevrelere tuhaf gelebilir çünkü ‘Anayasalar sivil metinler değildir, niye sivil anayasadan söz edilir?’ denir. Anayasalar da resmi metinlerdir. Anayasa dediğimiz de kanunudur. O kanun da mecliste kabul edilir. Dolayısıyla buradaki sivillik, sivil bir metinden söz eden bir sivillik değil. Buradaki sivillikten kasıt, doğrudan halkın iradesiyle seçilmiş meclis yani sivil iradeyle seçilmiş meclisin halkın talep ve ihtiyaçlarına göre anayasa hazırlaması meselesidir.
Yani kurumların, askerin, bürokrasinin iradesine göre hazırlanmış anayasal metinlerin karşısında toplumun iradesi ve toplumun taleplerine, ihtiyaçlarına göre hazırlanmış anayasal metinden söz edildiği için sivillilik vurgusu yapılmaktadır. Ve olağan koşullarda Halkımız kendi seçilmiş temsilcileri aracılığıyla böyle anayasa yapıldığında olağan koşullarda yapılan bu anayasanın yürürlüğe girip girmemesine de karar verecek iradedir. Bu yanlarıyla bu anayasanın sivillik özelliği aynı zamanda demokratik meşruiyetine vurgu yapan bir özelliktir.
Peki nasıl bir yeni anayasa; Ülke-dünya ilişkisinin anayasal esaslarına baktığımızda Türkiyenin her ferdinin kendisini asli unsur olarak saydığı kuşatıcı bir anayasadan sözedebiliriz. Yeni kuşak hak ve özgürlüklerin tanımlandığı özgürlükçü bir anayasadan sözedebiliriz.Yeni anayasa yaklaşımda hak ve özgürlükler esas sınırlamanın istisna olduğu bir anayasa olması gerekiyor
Halkın vekili geri çekme hakkı, halkın yasa teklif etme hakkı, halkın anayasa mahkemesine başvuru hakkı, yargılama sürecinde halk iradesinin de etkili olacağı kurumlar yoluyla gelişkin bir demokrasiye imkan veren bir anayasadan sözetmeliyiz..
devletin maddi ve manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi güvence altına alan ülkesel tam bağımsızlığı bütün boyutlarıyla korumaya ve güçlendirmeye imkan veren milli anayasa yaklaşımında söz etmemiz gerekir. Unutmayın, günümüzde anayasal sistem milli yaklaşımlarla kurulmazsa küresel emperyalizmin oyun alanında dönüşe ortamlar ortaya çıkar.
O yüzden milli anayasacılık anlayışı yeni anayasal yaklaşımımızdaki en temel esaslardan biridir. Her egemen devlet hukuk sistemini oluştururken ve uygularken beka esaslı politik hukuk anlayışıyla bakmak zorundadır. Hiçbir egemen devlet, ‘Ben kendi hukuk düzenimi sadece liberal hukuk anlayışıyla yapıyorum’ demez. Demiyorlarsa da. Bunu yapmayanlar, başka ülkelere neoliberal hukuk anlayışları tazyik ederek milli devletlerin gücünü zayıflatmaya çalışan, milli devletlerin yetkilerini devretme çalışan stratejiler uyguluyor. Bizim bunlara karşı son derece tedbirli olmamız, güçlü durmamız gerekiyor. O yüzden yeni anayasa hedefinde, milli anayasa yaklaşımımız ciddi anlamda belirleyicidir. Biz milli anayasa yaklaşımıyla yeni anayasa sistemi kurmazsak tam bağımsızlığımızı korumamız mümkün olmaz. Hele cumhuriyetin ikinci yüzyılında dünyanın içinde bulunduğu bu koşullarda milli devletlere saldırıların her yönde arttığı bu dönemde yeni anayasal yaklaşımın mutlak suretle milli ahlaki yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini altını çizmem gerekir. Yeni anayasa yapım süreci halkın talep ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan teklifle başlayan, mecliste kanunlaştırılan ve mecliste 400’den fazla milletvekili bile kabul etse her halükarda halkın onayıyla yürürlüğe giren bir yapım süreciyle gerçekleştirilmeli. Son olarak şunu söyleyebilirim Türkiye'de yeni anayasaların adı kabul edildiği yıllara göre belirlenir. Şimdi biz 1982 Anayasasından kurtulmamız gerekiyor. 2023 yılında da yeni anayasayı yapma şansımız yok ama 2023 adlandırması yeni anayasaya vermek. Bu meclis2028'e kadar devam edecek. Yeni anaya ister 2024'te ister 2025'de yapılsın yeni anayasa 2023 anasayası olarak adlandırılabilir. Dolayısıyla 2023 Anayasası yani Cumhuriyetin yüzüncü yıl anayasası Cumhuriyetle hem içerik olarak hem de aynı zamanda güçlü bir sembol olarak bir bağ kurmuş olabilir. Bu meclisin yapacağı yeni anayasının adının 2023 olması mümkündür. Sonuç olarak hedef 2023 anayasası olmalı, 28. dönem meclisi tarihimizde herhalde yeni anayasa mutabakatının mümkün olabileceğini önemli imkanlar sunan bir meclis." dedi
İlginizi Çekebilir











