Bu iş ne zaman bitecek?
Hürriyet yazarı Ahmey Hakan "Bu iş ne zaman bitecek? Anladıklarımı söyleyeyim" başlıklı bir yazı kalme aldı;
Yüzde 90’ımız bütün kurallara harfiyen uysa bile... En az üç ay daha “Evde kal, evde kal, evde kal” çağrıları kulaklarımızda yankılanacak!
Peki ya kurallara uymazsak? O zaman da en az yedi-sekiz ay daha “Evde kal da evde kal” diye başımızın etinin yenmesine devam...
*
İyi ama ya virüs “şak” diye bulaşma özelliğini kaybederse? Bu mümkün. Ama bunun için virüsün en az çöldeki bedevi kadar bahtsız, bizim de en az piyangoda büyük ikramiye kazanacak kadar ballı olmamız gerekiyor.
*
Diyelim ki bütün kurallara uyduk... Üç ay sonra ne olacak?
Galvin’de akşam buluşması yapabilecek miyiz mesela? “Yemişim sosyal mesafeyi” diyerek dalabilecek miyiz kalabalıklara mesela? Zengin komşumuzun bahçesindeki mangal partisine hercai bir ruh haliyle katılabilecek miyiz mesela? Dokunabilecek miyiz gözyaşlarımıza ellerimizle mesela? Eve en yakın kafede oturup gelene geçene bakacak mıyız mesela?
*
Yok, yok, yok! Unutun bunları! Böyle bir şey yok! Kahve zincirlerinden birinden paket kahve alıp çıkmamız bile belki mümkün olamayacak.
*
Peki ne olacak? Sınırlandırılmış hayata devam! Yani savaşı kazandığımızda da zafer şarkılarıyla sokaklardan geçemeyeceğiz. Bir süre daha, hem de uzun bir süre daha... Zaferi kazanmamış gibi yapmak durumunda kalacağız.
Gözden Kaçmasın
Genelkurmay Başkanlığında önemli görüşme
Görüntüle →İlginizi Çekebilir












