Başkan Şayir neden linç ediliyor? Asıl mesele ne?
ADALET BORA- Dilovası Belediye başkanı Hamza Şayir Dilovasını da Dilovası halkını da siyasi görüş ayırt etmeksizin gönülden seven bir isim bunu Dilovasında hiç kimse inkar etmez edemez.Ancak Başkan Şayir bugünlerde söylediği talihsiz bir cümle ile gündemde. Ettiği laf kötü bir laf. Hatta berbat. Söylemeseydi iyi olurdu. Burada söylediği lafı şiddetle kınıyoruz. Zaten söylediği söz kendisini de rahatsız etmiş olmalı ki çıktı özrünü diledi. Özür dilemek erdemdir ve hangi koşulda olursa olsun kabul edilir. Bunu kabul etmiyoruz diye ortalığa çıkanların niyeti ise açık ve net ortaya çıkıyor ki; Bu tamamen siyasi bir rövanşa dönüşmüş vaziyette. Pandemi döneminde sırtında çuvallar taşıyarak insanların kapısına giden, binlerce öğrenciye en zor zamanda tabletler dağıtan, herkesin kapısında oturup sohbet eden biri değil mi? Kiminin komşusu, kiminin abisi, kiminin başkanı, ama totalde bugüne kadar Dilovasına değer katan , makam kapısını söküp atan biri değil mi?
Düğününe gitmediği cenazesine katılmadığı birileri var mı sanmıyorum. Peki şimdi neden linç ediliyor? Kimler bu işi siyasete döküp perde arkasında kentin huzurunu bozmaya çalışıyor? Asıl sorgulanması gereken bu..
Başkanı en az tanıyan basın mensuplarından biriyim. Ama Dilovasını en iyi tanıyan gazeteci olduğumu iddia ederim. Yapısını dününü de bugünü de hep yakından takip etmişimdir. Dün Hamza başkanı menfaatleri için göğe çıkaranlar bugün söylediği ve özrünü dilediği bir söz için elbirliği ederek zehirlerini kusuyorlar.
O HALDE EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞMA ZAMANI
Doğruyu ve gerçeği konuşmasak ve hakkın adaletin tecellisine yardımcı olmazsak insanlığımızdan çok şey kaybederiz. İşte uzaklardan duyduklarıyla ve kişisel öfkelerini toplumsal duyarlılık gibi sunan, fitne ve fesatla beslenen, gerçek kimliklerini başka siyasi partilerin folyolarıyla süsleyip asıl niyetlerini gizlediklerini sananların sahne aldığı bir süreç başatılmış Dilovasında. Yazıktık günahtır etmeyin, eylemeyin. insanları kendi üç günlük siyasi menfaatlerine kurban edenlere bu imkanı vermeyin derim.
Unutmayın ki, Başkan Şayir’i manşete taşıyanlar onun söylediği lafın Dilovası boyutuyla ilgilenmiyor homofobik olarak işleyerek LGBT düşmanı ilan ederken, Dilovasındaki bazı gruplar ise bunu siyasi malzemeye çevirip ordan kendilerine yeni bir şans yaratma peşindeler.
EMNİYETLİK DURUM
Oysa Dilovası gelenekselci bir ilçedir. Üçbeş grup dışında hepsi birer aşiretten oluşuyor. Hepsi birbirinin seceresini biliyor. Herkes kimin hangi niyetle ve nasıl konuştuğunu gayet hal diliyle algılıyor. Yani sözün özü Dilovasında bugün Hamza Şayir’in özür dilemesine rağmen halen linç edilmesi çok manidar. Çünkü Videonun ilgili bölümünü izlediğinizde Şayir’in asıl söylediği PKK ve Öcalan posterlerinin altında fotoğraf çekip yurdışına çıkma kimliği olarak kullandıklarına vurgu yapıyor ki bu Türkiye'de çokça bilinen bir iddia.. Bence bu konu tam da Emniyetin dikkatle takip etmesi gereken bir konu. İlçede bu işle bağlantısı olan var mı yok mu? Asıl konuyu örtbas edip söylenmiş ve ardından özür dilenmiş o lafın bu kadar büyütülüp gündem oluşturmanın arkasında ne var ne yok iyice irdelenmeli. Yarın yine belediye önünde bir eylem hazırlığı iddiası var. Bunu organize edenlerin kim veya kimler olduğu dikkatle takip edilmeli. Kentteki güven ve huzuru ve kardeşliği ve dostluğu bozmak için yapılmak istenen planı yine tersine çevirecek olan sağduyulu dilovalılar olacak.
ERCAN BAŞKAN DEVREYE GİRMELİ
Bakın Başkan Şayir’e günlerdir aynı sözle ve lafla küfür ediliyor. Aleni ve açık bir şekilde hakaret ve tehdit ediliyor. Şayir’in sözcüsü değilim. Bir gazeteci olarak karşı taraftaki gazeteciler nasıl Şayir'i hedef tahtasına koyup bunu cesurca yapıyorsa biz de bildiğimiz ve düşündüğümüzü aynı cesaretle söylemeceksek niye gazetecilik yapalım ki. en yakınındakilerin sustuğu , karşısında yer alanlarında küfür ettiği yerde söyleyecek kelamımı ifade etmesem olmazdı. Bu işten nemalanmak isteyenlere karşı aklıselim herkes devreye girmeli. Özellikle de yapıcı ve güçlü kimliğiyle bildiğimiz ve tanıdığımız, olumsuz her olayda etkinliğini bildiğimiz Ercan Dalkılıç Başkan başta olmak üzere halktan ve haktan yana olan kanaat önderleri ve iyi niyet elçileri el koymalı.
KEŞKE AYNI İSİMLER LEYLA İÇİN DE YÜRÜSEYDİLER
Türkiye Ağrılılar Konfederasyonu'da işin içine girince ister istemez insanın aklına Ağrı’da alçakça katledilen ve hepimizi kahreden küçücük Leyla Aydemir’i de getiriyor. Akrabaları da vardı üstelik Dilovasında. Amcaları da gitmişti yanlış hatırlamıyorsam. Leyla'nın katillerini bilenlerin sustuğu yerde keşke Konfedarasyon aynı yazıyı onun içinde kaleme alsaydı.Keşke evlat nöbetinde olan annelerin haklı davasına da sahip çıksaydılar. Keşke bir dönem Ağrı belediye başkanlığı yapan ve kongrede lgbt'li bireylerin haklarını savunan Sırrı Sakık'a da aynı tepkiyi gösterdeydiler.
Yanlış anlamayın. Kimseyi kötü sözlerden ve tavırlardan dolayı aklamak değil niyetim. Sadece ve sadece güzel güzel geçinen, herkesin birbirinin yüzüne baktığı, birbirinin kapısında oturduğu bir ilçede dilenmiş bir özrün kabul edilmesi ve gerçek sorunlara ve gerçek dertlere ortak çözüm aranması için birlik olunsa çok daha iyi olur. Çünkü Dilovası bu kentin hem sosyal hem siyasal hem de ekonomik olarak en önemli ve en dikkate değer ilçelerinden biridir. Hamza Şayir Ak Partili olmasaydı ve başka taraflardan beslenseydi yine aynı tepki gösterilir miydi? Onu da muhatapları cevap versin..
İlginizi Çekebilir












