16 Temmuz 2013 - 13:41 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:01
G: 03 Eylül 2022 - 16:01
BAŞHEKİM AYHAN AKTAŞ UYARDI
Aktaş yaptığı açıklamada‘‘ Yaklaşık 17 saat açlık sonrasında metabolizmada değişiklikler olmakta ve sağlığımızı kaybetmemiz için bu değişikliklere uygun bir beslenme düzeni oluşturmamız gerekmektedir. Uzun süreli açlık ve susuzluk, böbrek taşı gibi böbrek hastalıklarına, reflü gibi mide hastalıklarına sebep olmaktadır. Dolayısıyla beslenme planımızı aşağıdaki öneriler doğrultusunda oluşturmalıyız.
1- Mümkün olduğunca sık besleniniz. İftarla sahur arasında en az 2 ara öğün tüketmeye dikkat ediniz.
2- Sahur öğününü mutlaka tüketiniz. Sahur öğününü atlamak hem metabolizmanızı yavaşlatacak hem de açlık süresini uzatacağından baş ağrısı ve kan şekerinde düşme gibi sıkıntıların yaşanmasına sebep olacaktır. Sahur öğününüzde süt, yumurta, peynir çeşitlerinin yanı sıra az yağlı sebzeli börek ve bol söğüş tercih edebilirsiniz.
3- Uzun süre açlık ve susuzluk, kabızlık sorununun artmasına da sebep olabilir. Bu nedenle Ramazan ayında bol lifli ve posalı yiyecekler tercih edilmelidir. Ekmeğimizi tam buğday ekmeği, yulaf ekmeği, kepekli ekmek, çavdar ekmeği gibi posalı çeşitlerden seçmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı veya kurubaklagilleri tercih etmek, sebze ve meyve tüketimine ağırlık vermek bu dönemde yaşanabilecek kabızlık sorununu önleyecektir. Kabızlık sorunu yaşamamak için yeterli su tüketimi de son derece önemlidir.
4- Su tüketimi, ramazanda uzun süre açlığın yanı sıra havaların sıcak olması nedeniyle çok daha büyük bir öneme sahiptir. Günlük su ihtiyacımız 1,5-2 lt iken, sıcak aylarda bu gereksinim 2-2,5 lt’e çıkmaktadır. Ramazan ayında da sıvı ihtiyacının mutlaka karşılanması gerekmektedir. Dolayısıyla su tüketiminin yanı sıra, taze sıkılmış meyve suları, az şekerli veya şekersiz meyve kompostoları, maden suyu, kavun karpuz gibi sulu meyveler tüketilerek sıvı ihtiyacının karşılanması gerekmektedir.
5- Ramazan ayında tüketilen besinlerin pişirilme yöntemlerine de dikkat edilmelidir. Çok yağlı ve kızartma usulü pişirilmiş yiyecekler yerine ızgara, fırında, haşlama veya buğulama yöntemleri ile pişirilmiş yiyecekleri tercih etmek sizi mide krampları, reflü, mide yanması ve hazımsızlıktan koruyacaktır.
6- İftarda yaşanılan açlık ile mideyi çok hızlı doldurmamak gerekir. Ani mide gerginliği tansiyonunuzun yükselmesine ve nörölojik hormonların hızlı salgılanmasına yol açar. Bu nedenle yemeklerinizi mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğneyerek tüketiniz. İftarda oruç açılıp çorba tükettikten sonra yemeğe mutlaka 20 dakikalık küçük bir ara veriniz ve midemiz rahatladıktan sonra devam ediniz.
7- Özellikle sahurda çok tuzlu yiyecekler tüketilmemelidir. Tüketeceğiniz tuzlu gıdalar susuzluğunuzu arttıracaktır.
8- İftardan 1,5-2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu bir yürüyüş besinlerin sindirimine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda yavaşlayan metabolizmanızı hızlandıracak ve kilo almanızı engelleyecektir.
9- 15- Tatlı tüketimi ramazanda artış göstermektedir. Fakat tatlı tüketimini haftada 2-3 kez ile sınırlamak hem midenizi rahatlatacak hem de kilo kontrolünü sağlayacaktır.
İlginizi Çekebilir

Okul kantinlerinde yeni dönem başlıyor

Üsküdar belediyesinin yeni adresi belli oldu

KENTİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA YENİ SOLUK

Kocaeli Vali Koşusunun Galibi “Taşkent” Oldu

Gaziantep’te eğitime çok yönlü destek






