12 Eylül 2017 - 23:50 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:03
G: 03 Eylül 2022 - 16:03
Ak Partiyi fena eleştirdiler!
Ak Partiye ve eski Başbakan Ahmet Davutoğluʹna yakınlığıyla bilinen Karar gazetesi yazarları AK Partiʹye sert ifadelerle yüklendi.
Hürriyet gazetesinde köşesine son verilen Akif Beki, yeni adresi Karar gazetesinde "Kararʹa nasıl geldim" başlıklı ilk yazısında yaşadıklarını anlattı. Kendisinden kalemini satması şeklinde "ahlaksız teklif"in beklendiğini söyleyen Beki "en ufak bir eleştiri kriminalize ediliyorsa...Özgür bir tartışma ortamını savunmak hainleştirilme gerekçesi oluyorsa... İtiraza ihanet, çok sesliliğe de fitne deniyorsa ortada başka bir teklif zaten yoktur. Kabule zorlandığınız tek seçenek, bu tekliftir" dedi. "Kısacası, bugün buradaysam biraz da zorunlu bir seçim, mecburi istikamet de diyebilirsiniz." diyen Beki, "Serbest fikre, hür vicdana hayat hakkı tanımayan bir konjonktürdür Karar’ı var eden" ifadelerini kullandı.
KARAR YAZARLARI BOMBALADI
Karar gazetesi yazarları da AK Parti’yi sert sözlerle eleştirdi.
Elif Çakır köşesinde şöyle yazdı:
“Şimdi yine gidiyor AK Parti vatandaşın evine, ofisine. Sokakta gördüğü zaman yine tokalaşıyor. Ancak bir farkla: Dün samimiyetle yapıyordu bugün bu ziyaretler bir formaliteye dönüşmüş durumda.
Dün vatandaşın evine gittiğinde, bir dostunun evine, akrabasının evine, ana baba ocağına gitmiş gibi gidiyordu, bağdaş kurup oturuyordu, sıkılmıyordu, bugün bağdaş kurmakta zorlanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hasbilikten hesabiliğe savrulduk” sözleri özeleştiri olduğu kadar sorunun tesbiti açısından da önemlidir. Ancak bunun gereği yapılması kaydıyla.
Gereğinin yapılması ise, yine Erdoğan’ın sözleriyle söyleyelim, AK Parti’nin etrafına “ticari olarak” odaklanan “canda olsa” gereğinin yapılmasıdır. AK Parti’nin ticari şirket görüntüsünden kurtarılmasıdır.
Ve AK Parti şu soruya cevap bulmalıdır: AK Parti bugün kimin temsilcisi konumunda ve kimin sesidir?”
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun danışmanı Etyen Mahçupyan ekonomi verilerini değerlendirdikten sonra “Böyle bir ortamda yatırım yapılamaz… Faizler yüksek seviyede olduğu için değil. Ekonominin yapısal olarak tıkanmaya doğru gitmesi, yönetimin bu gidişe engel olamaması, siyasi tercihlerin ise bu gidişi doğrudan desteklemesi nedeniyle. OHAL ve popülizm ekonomiyi 90’lı yıllara geri götürüyor… Buradan büyük bir kriz çıkmaz, ülke batmaz… Ayrıca Türkiye kendi doğal dinamiği ile de zaten yılda yüzde 3-4 büyür… Ama ülkenin potansiyeli ve çok verimli bir dönemi boşa harcanırken, gelecekteki muhtemel ‘yükseliş’ de ipotek altına alınmış olur.” diye yazdı.
12 Eylül darbesinin yıldönümünde Mustafa Karaalioğlu ise şöyle yazdı:
“Bugün 37 yılın ardından bütün ana sorunları yeniden ele alalım ve duruma bir bakalım. Ekonomide büyük gelişme kaydettik ama Kürt sorunundan hukuk devleti ilkesi eksikliğine, kamuda şeffaflıktan üniversitelerdeki bilimsel özgürlüğe, Alevilerin haklarından siyasi partiler yasasına hatta trafik keşmekeşinden çarpık kentleşmeye kadar bir dizi büyük sorun hala çözüm bekliyor. Devlet ile dindar kesimlerin ilişkileri büyük ölçüde onarıldı ama yerine bu kez de laik kesimlerin mutsuzluğu sorunu ikame oldu. Yani devletle problemli devasa yeni bir kitle ortaya çıktı…”
Gözden Kaçmasın
Offroad Tutkunları Mühye’de Buluşacak
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

İzmit'te Kadın ve Çocuk Festivali başlıyor

Cevdet Yılmaz: Yasa dışı bahis ve kumarla mücadelemiz kararlılıkla sürüyor

Genelkurmay Başkanlığında önemli görüşme

KENTİN SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYATINA YENİ SOLUK

Başkan Kocaman: Kartepe Büyürken İhtiyaçlarına da Cevap Veriyoruz






