16 Temmuz 2019 - 05:52 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:03
G: 03 Eylül 2022 - 16:03
15 TEMMUZ DESTANDIR ÇÜNKÜ...
HABERPİ/CENGİZYÜCAK 15 Temmuzʹun "Destan" olup olmadığına dair hüküm yürütmek için önce o gece hayata geçirilmeye çalışılan "kanlı darbe girişimi"ni planlayanlar, uygulayanlar ve arkasındaki güçlerin kimler olduğuna ve de kazanımlar ile kaybedilenlere bakmak lazım..
Planlayanlar kim?
FETÖʹcüler..
Uygulayanlar kim?
FETÖʹcüler..
FETÖʹcülerin beyin takımı nerede?
Amerikaʹda..
Nerede planladılar?
Amerikaʹda..
Darbeci pilotlara havada kim yakıt ikmali yaptı?
İncirlik üssündeki Amerikalılar..
FETÖʹcüler darbe girişimi öncesi ve sonrası nereye kaçtılar?
Amerika ve Amerikaʹnın onay verdiği AB ülkelerine..
FETÖʹnün lideri şimdi nerede?
Amerikaʹda..
O terörist başını kim teslim etmiyor bize?
Amerika..
Amerikaʹnın Türkiyeʹye karşı uyguladığı bu FETÖ kumpasına hangi ülkeler destek veriyor?
Başta Almanya ve Holanda olmak üzere tüm AB ülkeleri..
O zaman 15 Temmuz gecesi, bu darbe girişimine canları pahasına karşı durarak "Faşist Darbe"ye geçit vermeyen bu millet kime karşı zafer kazanmış oldu?
Amerika ve ABʹye yani 7 düvele karşı..
Peki Milli Mücadele yıllarındaki Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar zaferleri kime karşı kazanılmıştı?
Yine "7 Düvel" dediğimiz Batılı emperyalist işgal kuvvetlerine karşı..
Tek fark neydi biliyor musunuz?
O zaman kendi askerleri, kendi uçakları ve donanmaları ile işgale gelmişlerdi, 15 Temmuzʹda ise bizim devlet yapımız ve ordumuz içindeki hainleri ve yine bizim uçaklarımız ve donanmamızı kullanarak işgale yeltendiler..
Bu konuda son bir soru daha..
1960, 70 ve 80 faşist darbeleri ile 28 Şubat sürecinin arkasında kimler vardı?
Yine "bizim çocuklar Türkiyeʹde darbe yaptı" diye her darbeden sonra övünen, böbürlenen Amerika ve diğer 7 düvel..
Peki bu sefer övünüp böbürlenebildiler mi?
Tam tersi "bizim çocukların hepsi tutuklandı, biz şimdi kimle görüşüp, işbirliğine gireceğiz" şeklindeki itirafları ile karalar bağladılar..
Şimdi can alıcı soru;
15 Temmuz gecesi Amerika ve diğer 7 düveli ile onların içimizdeki hain işbirlikçilerini hezimete uğratarak, kirli emellerini ve işgal planlarını bozmak bir zafer mi?
Zafer hem de anlı şanlı çok büyük bir zafer
O zaman Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar nasıl bir zafer ve destanımız ise 15 Temmuzʹda bir zafer ve destandır..
Destan ilan edilmenin kıstası, verilen mücadelenin gün sayısı değil elde edilen kazanımlardır..
Peki kimler kazandı bu zaferi ve kimler yazdı bu destanı?
"Tank ve düdük sesini duyunca evlerine kapanırlar" algısı oluşturarak "kuzu" sandıkları bu millet yazdı hem de tankların üstüne yürüyerek, önüne yatarak, yüzlerce şehit ve binlerce yaralılar verme pahasına yazdı..
Başta şahadet makamına ulaşan Ömer Halisdemir olmak üzere Türk silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Vatansever ve Atatürkçü askerler, subaylar ve komutanlar yazdı..
Yıllardan beri bünyesini kemiren FETÖʹnün işgalinden kurtulmuş olan Polis Teşkilatı ve Özel Harekatçılar yazdı..
FETÖʹnün başta Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk vs tüm kirli plan ve kumpaslarını çözen ve çökerten MİT yazdı..
Darbeye karşı halkı meydanlara direnmeye çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım ile "Darbeye karşıyız" görüşünü ilan eden CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile tutuklanabileceklerini ve hatta bombalanabileceklerini bile bile TBMMʹye koşan Ak Partili, CHPʹli ve MHPʹli milletvekilleri yazdı..
TRTʹnin işgaline ve okunan "TSK Yönetime el koymuştur" bildirisine rağmen darbeye karşı koyan siyasetçilere, komutanlara ve valilere ekranlarını ve sayfalarını açık tutan tvʹler, radyolar, gazeteler ve internet haber siteleri yazdı..
TRTʹyi ve CNN Türkʹü işgalden kurtarmaya gidenler yazdı..
Askeri kışlaların önüne iş makinelerini barikat yapanlar yazdı..
Peki şimdi tüm bu yaşananlara rağmen biz "15 Temmuz Bir Destandır" diye yazmayacak mıyız?
Galatasarayʹın Avrupaʹda UEFA kupasını kazanmasına "GALATASARAY DESTAN YAZDI" diye manşet atanlar, Amerika ve 7 düvelci AB ile onların yerli işbirlikçilerinin kirli işgal girişimlerinin bu millet tarafından püskürtülmüş olmasını "DESTAN" ilan etmekten niçin imtina ederler?
Ne çabuk unuttunuz İlker Başbuğ başta olmak üzere Atatürkçü ve vatansever komutanların "terörist" ilan edilerek hem rütbelerinin söküldüklerini hem de müebbet hapse mahkum edildiklerini?
Ne çabuk unuttunuz 85 yaşındaki Türk aydınları Prof. Dr. Türkan saylan ile gazeteci İlhan Selçukʹun sabahın köründe evlerine yapılan FETÖ baskınlarını?
Ne çabuk unuttunuz "Ergenekonʹun kasası" diye ölüme mahkum ettikleri Kuddusi Okkırʹı?
Ne çabuk unuttunuz Prof. Fatih Hilmioğlu ve Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Yalçın Küçük gibi bilim adamları ile Doğu Perinçek, Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan başta olmak üzere Silivri zindanına tıkılan binlerce vatansever gazetecileri ve aydınları?
Ne çabuk unuttunuz "dinleniyorum" korkusu ile telefon konuşmalarınızda eşinize dahi "seni seviyorum" demeye çekindiğiniz günleri..
Ne çabuk unuttunuz, FETÖʹcü maliyecilerden ceza yememek için FETÖʹnün sanayi ve işadamı derneklerine "aidat" ya da "bağış" adı altında "haraç" ödediğiniz günleri?
Peki neredeler şimdi bu FETÖʹnün subayları, polisleri, savcıları, hakimleri, gazetecileri ve diğer tüm elemanları?
Yakalananlar kodeste, kaçanlar ABD ve 7 düvel ABʹnin kucağında..
İşte tüm bunlardan dolayıdır ki; 15 Temmuz bir destandır ve ben bu destanda payı olan başta TSK, Polis ve MİT olmak üzere bu millet ile gurur duyuyorum..
SON SÖZ;
Oyun kurmak tabi ki zor bir iştir... Lakin oyun bozmak daha da zordur.. Türkiye oyun bozmuştur oyun..
Gözden Kaçmasın
Milletvekili Yıldızlı’dan sert tepki
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

Kocaeli Vali Koşusunun Galibi “Taşkent” Oldu

Alışan Lojistik'ten büyük başarı. EcoVadis puanı 72’ye yükseldi

Genelkurmay Başkanlığında önemli görüşme

Gebze Ticaret Odası Başkanı Aslantaş'tan yeni bir hizmet daha

Başkan Kocaman: Kartepe Büyürken İhtiyaçlarına da Cevap Veriyoruz







