İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Uyarı geldi
Uyarı geldi
Hükümetten müjde
Hükümetten müjde
Yazı Detayı
10 Ağustos 2019 - Cumartesi 15:48
 
PARLAMENTER VE BAŞKANLIK SİSTEMİNDE PARTİLER
VEHBİ YAHŞİ
 
 

Parlamenter sistemde seçim barajının oranına göre 30 oy oranı ile bile bir partinin tek başına iktidar olması mümkündür. Seçim barajındaki oran ile 30 Aralığında ki oy oranları ile de koalisyon hükümetlerinde iktidar ortağı olmak mümkündür. Bu sebeple parlamenter sistemde seçim barajını geçen her parti ya tek başına iktidar olabilme ihtimaline sahip bir partidir ya da eğer tek başına iktidar olabilecek oy oranına sahip bir parti yoksa kurulacak olan koalisyon hükümetlerinde hükümet ortağı olabilme ihtimaline sahip bir partidir.

 

Bundan dolayı parlamenter sistemde çok fazla sayıda partilerin kurulmasının bir mantığı vardır diyebiliriz. Çünkü hepsinin tek başına olmasa bile koalisyonlara girme ihtimali vardır. Bunun örneklerine geçmişte bir milletvekiline sahip partilerin bile koalisyon hükümetlerin de iktidar ortağı olduklarını görerek rastladık. Bu sebeple bu sistemde hem farklı ideolojik yapılanmalar zaten partileştiği gibi hem de aynı ideolojik yapılanmalar kendi içerisinde bölünerek de partileşebilirler.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye adlandırdığımız başkanlık sisteminde ise bir partinin adayının başkan seçilebilmesi için 50+1 gibi yüksek bir oy oranını elde etmesi gerekir. Bir parti adayını başkan seçtirebilmek için ya bu yüksek oy oranını elde edecek ya da bu yüksek orana ulaşmak için diğer partilerle ittifak yapmak zorunda kalacaktır. Bundan dolayı başkanlık sisteminde çok fazla sayıda partilerin kurulmasının bir mantığı yoktur diyebiliriz. Hele hele aynı ideolojik yapılanmaların ayrı ayrı partileşmesinin hiç bir mantığı yoktur.

 

Çünkü bir ideolojinin tüm taraflarının toplamının dahi 50+1 oy oranını elde etmesi ihtimali çok zor iken, aynı ideolojinin taraftarlarının bölünerek ayrı partiler halinde bu oy oranını elde etmesi ihtimali haliyle daha da zor olacaktır. Buna rağmen aynı ideolojik yapılanmalar farklı olarak partileşirlerse başkanlık sisteminde ittifaklara girmeye mecbur kalacaklar ve eğer aynı ideolojiye mensup partilerle de ittifaka girerlerse de bir nevi birleşmiş olacaklardır. Demek ki Demokratik sistemlerde ideolojik yapılanmalar partileşirken amaçlarına ulaşabilmeleri için hangi sistemde olduklarına dikkat etmeleri gerekir.

 

O halde artık parlamenter sistemde olmayıp başkanlık sisteminde olduğumuza göre fazla sayıda partileşmenin amaca hizmet etmediğini görmemiz gerekir. Özellikle aynı ideolojiye sahip yapılanmaların farklı partiler halinde değil de aynı parti çatısı altında daha güçlü olacaklarını görmeleri gerekir. Bunun en çarpıcı örneğini, Mondros Mütarekesi sonrası Trakya ve Anadolu da kurulan ve birer siyasi parti durumunda olan Müdafaayı Hukuk Cemiyetlerinde görmekteyiz. Bu cemiyetler aynı ideolojiye ve amaca sahip oldukları halde birbirlerinden ayrı olarak hareket ediyorlardı.

 

Bu durumun bir mantığının olmadığını gören Atatürk, bu cemiyetlerden Erzurum’dakine girerek başkanı seçildikten sonra Sivas’ta yapılan bir kongrede hepsini tek çatı altında birleştirdi. Bunun sonucunda da Kurtuluş mücadelesi başarıya ulaştı. İşte eğer aynı ideolojiye sahip parti ve yapılanmalar bu durumu göremezler ise sistem onları zaten ittifaklar yolu ile birleşmeye veya en azından birlikte hareket etmeye mecbur bırakacaktır.

 
Etiketler: PARLAMENTER, VE, BAŞKANLIK, SİSTEMİNDE, PARTİLER, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı