Yazı Detayı
24 Kasım 2019 - Pazar 09:43
 
EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER GERÇEĞİ
VEHBİ YAHŞİ
 
 

Eğitim ve öğretim, birbirinden ayrılmayan ve birinin gerçekleşmesi oranında diğerinin gerçekleştiği yani birinin yapılamadığı yerde diğeri de yapılamayan kavramlardır. Buna göre bir öğrenci eğitilebildiği oranda öğrenir demektir. Eğitim ve öğretim olayının yapılması süreci yıllar içerisinde ne yazık ki, eğitim oranının düşmesi şeklinde gerçekleşti. Bu durum, paralelinde öğretimin yapılmasını da etkilediğinden öğretimde de kalitenin düşmesine sebep oldu.

Bu sorunun çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle yapılması gerekenlerin başında, velilerin öğretmenlerle iş birliği içerisinde olup önce öğrencilerinin yanında değil, bilakis önce öğretmenlerinin yanında yer almaları gerekir. Bunun toplumsal yansıması olarak da toplum önce öğretmenlerin yanında yer alır. Sonrasında da bakanlığın, öğrencilerin yeterli düzeyde eğitilebilmesi için öğrencilerin disipline edilişinde öğretmenlere gerekli yetkileri vermesi gerekir ve vermiş olur. Böylece velinin, toplumun ve bakanlığının yanında yer aldığını gören öğretmenin eli güçleneceği için okul içinde hatta okul dışında bile öğrencinin daha iyi ve yeterince eğitilmesini gerçekleştirir.

Bunun sonucunda da öğretim için gerekli disiplin ortamı sağlanmış olacağından, öğretimde kalitenin artmasının önünde bu konuda bir engel kalmamış olur. İkinci sorun ise öğretmen yetiştirilmesi ve istihdamı sorunudur. Bir şeyin azı gibi çoğu da sorun oluşturduğundan, atanamayan yüz binlerce öğretmen de sorun oluşturmaktadır. Şöyle ki, bu fazlalık hem özel eğitim kurumları tarafından öğretmenin çok az ücretlerle çalıştırılmasına hem de devlet tarafından sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik statüsü altında öğretmenin yine çok az ücretlerle çalıştırılmasına dolayısı ile emeğinin sömürülmesine bunun sonucunda da öğretmenden yeterli verimin alınamamasına sebep olmaktadır.

Bu durum ayrıca atanamayan öğretmenlerin işsiz kalmaları sebebi ile her işi yapar hale gelmesinden dolayı toplumda saygınlığının yitirilmesine de sebebiyet vermektedir. Bu sorunun çözülebilmesi için atanamayan yüz binlerce öğretmen atanıp bu birikim eriyip bitene kadar öğretmen yetiştirilmesinde görev alan Eğitim Fakültelerinin verdiği mezunların ataması yapılırken, bunun yanı sıra pedagojik formasyon eğitimi verilerek sonradan öğretmenlik hakkı kazandırılan Fen Edebiyat ve Dil Tarih Coğrafya Fakültelerinin mezunlarına pedagojik formasyon eğitimi verilmeyerek öğretmenlik formasyonu bir süreliğine kazandırılmamalıdır.

Böylece atama bekleyenler eritildikten sonra tekrar atanamayan öğretmen birikimine sebebiyet vermeyecek şekilde planlama yapılarak belirlenen kotaları aşmamak şartı ile bu fakültelerin mezunlarına öğretmenlik formasyonu kazandırılmaya yeniden başlanmalıdır. Bundan sonra da üniversite tercihleri bu durum bilinerek yapılacağı için bu fakülte mezunlarının çoğalması atanamayan öğretmen sorununa ve her hangi bir soruna da sebebiyet vermeyecektir.

Sonuçta öğretmenlerin eğitim yönünün tekrar artırılarak geri kazandırılması ve öğretmen yetiştirilmesi ile istihdamı için gerekenlerin yapılması bile eğitim sistemimizi büyük ölçüde iyileştirecektir. Öğretmenler günü, öğretmenlikle ilgili sorunlarımızın çözümüne vesile olması dileği ile kutlu olsun.

 
Etiketler: EĞİTİM, VE, ÖĞRETMENLER, GERÇEĞİ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı