Yazı Detayı
28 Ekim 2019 - Pazartesi 12:06
 
CUMHURİYETE GEÇİŞ
VEHBİ YAHŞİ
 
 

Bir devlette Cumhuriyete geçiliyorsa, o devlette öncesinde mutlaka yetkileri sıfırlanmış, sadece devleti temsil görevinin yanı sıra başka da bir görevi kalmamış bir saltanat makamı ve saltanat makamını kaldıracak güçte kayıtsız şartsız millet egemenliğini temsil eden bir meclis bulunuyor demektir.

Bu şekildeki siyasal yönetim biçimi, meşrutiyet rejiminin son evresidir. Demek ki, mutlak monarşi dediğimiz egemenliğin yalnız bir hanedana ait olduğu, siyasal rejimlerden Cumhuriyete geçmek mümkün değildir. Çünkü mutlak monarşilerde saltanatı kaldıracak güçte, millet egemenliğini temsil eden meclisler yoktur.


Cumhuriyete geçebilmek için mutlaka saltanatı kaldıracak güçte meclislerin var olması, yani meşruti monarşinin son evresinde bulunulması gerekir. Meşruti monarşilerde bu son evreye, öncesinde saltanat makamı ve meclis, egemenliği belli oranlarda paylaşırken, egemenlik oranı zamanla meclisin lehine gelişerek ve saltanat makamı da yetkisizleşerek sonunda da egemenlik kayıtsız şartsız meclisin eline geçerek gelinilmiş olur. Bu evreden sonra istenirse, yetkisiz durumda kalan saltanat makamı kaldırılarak, yerine devlet başkanı olarak belli süreler için yetkili Cumhurbaşkanı veya başkan seçerek Cumhuriyete geçilir. İstenirse de yetkisiz durumdaki saltanat makamı kaldırılmayarak meşruti monarşinin bu son evresinde kalınır. Nitekim İngiltere, Belçika, Danimarka, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç ve Japonya da Meşruti rejim son evresine gelince, yetkisizleşen saltanat makamını kaldırarak yerine yetkili cumhurbaşkanı veya başkan seçerek Cumhuriyete geçmeyi tercih etmemişlerdir.

Bu duruma bir neden ararsak herhalde, Cumhuriyete geçişte Cumhurbaşkanı veya Başkan adı ile seçilen devlet başkanına meclis yetkilerinin az veya çok bir kısmını devrettiği için, bu ülkelerde ki meclislerde yetkilerinin bir kısmını dahi devlet başkanına devretmeyi istemedikleri için Cumhuriyete geçişi de tercih etmemişlerdir diye düşünebiliriz.

Fransa, Almanya, Avusturya, Yunanistan ve Türkiye de ise aynı şekilde egemenlik tamamen meclisin eline geçince yetkisizleşen saltanat makamı kaldırılarak yerine yetkili Cumhurbaşkanı veya Başkan seçerek Cumhuriyete geçiş tercih edilmiştir. İşte ülkemizde de, 23 Nisan 1920’de meclisin İstanbul’dan Ankara’ya taşındıktan sonraki döneminde egemenlik tamamen meclisin eline geçti ve saltanat makamı meclis tarafından yetkisizleştirildi.

Yetkileri sıfırlanan saltanat makamı meclis tarafından kaldırıldıktan sonra da devlet başkanlığına da Atatürk Cumhurbaşkanı olarak seçilince siyasal rejimimiz 29 Ekim 1923’de Meşrutiyetten Cumhuriyete dönüşmüş oldu. Günümüze doğru gelirken de, 2017'de düzenlenen referandumunda kabul edilen Cumhuriyetin başkanlık modeline, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı ile 24 Haziran 2018'deki genel seçimle birlikte resmen geçtik. Bu sebeple her 29 Ekimlerde Cumhuriyete geçişimizi kutlarken, Cumhuriyete geçebilmek için öncesinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğunu ifade eden bir millet meclisin var olması gerektiğini ve Cumhuriyete geçişimizi bu sebeple meclisimize borçlu olduğumuzu unutmamak gerekir.

 
Etiketler: CUMHURİYETE, GEÇİŞ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı