haberpi
haberpi
Açık
Afyonkarahisar · 15°C
Bizi Takip Edin
22 Nisan 2020 - 00:04

MECLİSİN ANKARA’DA AÇILIŞI

Atatürk askerlikten istifa ettikten sonra sivil siyasi faaliyetler yapan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine önce üye sonrada başkan oldu. Meşruti rejimin temel unsuru olan meclis Mondros ateşkes antlaşmasından beri kapalı idi. Daha cemiyetin Erzurum ve Sivas Kongreleri sırasında, seçimler yapılarak meclisin açılması, böylece ülkenin kaderini milletin ele alması gerektiğini gündeme getirmişti.

Meclis kapalı olmaya devam ederse mutlaki idarenin geri dönmesi tehlikesi de vardı. Cemiyetin bu yöndeki çalışmaları sonuç verdi ve hükümet meclisi açmak üzere seçime gitti. Başta Erzurum’dan seçilen Atatürk olmak üzere pek çok cemiyet üyesi mebus oldu. Mütareke şartları uyarınca itilaf devletleri komiserliklerinin İstanbul’da bulunuyor olmasından dolayı bir bahane ile şehrin her an işgal edilmesi ihtimali vardı. Bu sebeple, rahat çalışabilmesi açısından meclisin Anadolu’nun güvenli bir yerinde açılması gerektiğine dikkat çekiyordu.

Başında bulunduğu cemiyetin mebus seçilen üyeleri ve meclise giren diğer siyasi partilerin bir kısım mebusları Ankara’ya gelerek Atatürk ile görüştü. Ancak İstanbul’un başkent olması sebebi ile meclislin burada açılmasının uygun olacağı görüşü ağır bastı ve açılış 12 Ocak 1920’de İstanbul’da geçekleşti.

Atatürk, İstanbul’un itilaf devletlerince işgal edilmesi ve çalışamaz hale gelmesi durumunda Anadolu’ya naklini gerçekleştirebilecek yetkiyi elde etmek üzere meclis başkanı olmak istiyordu. Fakat başkan seçilse bile itilaf devletleri karşısında güvende olmayacağı için İstanbul’a gelemezdi. Meclisin vekâletle yönetilmesi de zaaf göstergesi olacağı için meclis başkanı seçilemedi. Ancak gelişen olaylar Atatürk’ün öngörüsünde haklı olduğunu ortaya çıkardı. Meclis açılışından 2 ay 4 gün sonra mütareke şartları gereğince İstanbul, burada bulunan itilaf devletlerince 16 Mart 1920’de işgal edildi.

Meclis, faaliyetlerini İstanbul’da sürdürmesinin tehlikeli olacağı gerekçesi ile 11 Nisan 1920’de çalışmalarına ara verdi. Mecliste önemli sayıda vekili bulunan bir cemiyetin başkanı ve seçilmiş mebus sıfatı ile Atatürk, Meclisi Ankara’da toplama faaliyetine girişti. Bu amaçla meclis başkanı Celalettin Arif Bey ile irtibata geçti. O da Ankara’ya gelerek gerekli çağrıda bulundu ve Meclis 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM adı ile toplandı. Böylece meşruti rejimin gereği olarak meclis açılmış, Atatürk meclis başkanı seçilmiş ve halk meclis eliyle ülke yönetiminde söz sahibi olmuştu.

Meclis yasama yetkisi yanında yürütme yetkisini de ele almış ve padişah ile ilgili konuyu “Padişah ve halife, baskı ve zordan kurtulduğu zaman, Meclis'in düzenleyeceği yasal ilkeler içinde durumunu alır” şeklinde karara bağlamıştı. Daha sonra bu karara dayanılarak saltanat kaldırılmış, Cumhuriyet rejimine geçilmiş, bir yıl sonra da Hilafet kaldırılmıştır.

Meclis, İtilaf devletlerinin desteğinde İzmir’e çıkıp işgal hareketine girişen Yunan ordusuna karşı 10 Ocak 1921’de savaş başlatmış, Yunanlıları, Atatürk’ün başkomutanlığında 9 Eylül 1922’de işgal ettikleri yerlerden çıkardıktan sonra Mudanya mütarekesi ile savaşa devam etmeden onları Doğu Trakya’dan da çıkartmıştır. Artık sıra İtilaf devletlerinin bulundukları Anadolu’nun bazı yerlerinden ve İstanbul’dan çıkartılmalarına gelmiştir.

Meclis bunun içinde Lozan barış anlaşması sürecini yürütmüş ve ülkeyi tam bağımsızlığa kavuşturmuştur. Meclisin Ankara’da açılışının 100. Yıl dönümü kutlu olsun.

Trend Makaleler

ZAFER BAYRAMI