KİMİN DOĞRUSU?
HP/CENGİZYUCAK Doğru kişiden kişiye göre değişen Arapçasıyla izafi Türkçesi ile de göreceli bir kavramdır. Dolayısı ile “mutlak doğru” diye bir şey yoktur ve bugün “doğru” olarak kabul edilen bir şey yarın “yanlış” olduğu kanıtlanabilir..
Tıpkı “Dünya öküzün boynuzları üstünde dönüyor” şeklindeki geçmiş insan doğrusunun zamanla yerini “Dünya uzayda dönüyor” doğrusuna bıraktığı gibi..
Günün doğrularının yarının yanlışları olabileceği düşüncesinden yola çıkarsak, kişileri doğrularından dolayı mahkum etmemek gerekliliği gerçeğinde karar kılabiliriz..
Aksi durumda ise “benim doğrum senin doğrunu döver” kavgası hep sürer gider..
Gün boyu sosyal medyadan ve akşamları da tv ekranlarından koca koca insanların “benim söylediklerim doğru sen yanlışsın” takışmalarına ve hatta zaman zaman “senin söylediğin vatana ihanettir” şeklindeki çıkışlarla “vatan hainliği” boyutuna varan suçlamalarına tanık oluyoruz bu aralar sık sık..
Vay…vay…vay..
Vay ki ne vay!?
Ne kadar ucuzladı vatan hainliği değil mi?
Pahalı kalsaydı yani bir bedeli olsaydı kimse kimseyi böylesine aşağılık bir ifade ile suçlayamazdı hemi Vallahi hemi Billahi..
Yahu bu ülkede “Peygamber Ocağı” olarak kabul edip evlatlarımızı göğsümüzü gere gere gönderdiğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin başındaki komuta kademesindeki zatlar, TSK’yı kendi kişisel emelleri için Faşist Darbelere alet ederek binlerce aydının, gencin ve siyasetçinin yaşamlarını karartmadılar mı?
Oysa onlar Tv ekranlarından “Vatanın ve milletin geleceği için yönetime el koyduk” şeklinde kendi doğrularını ilan etmemişmiydiler?
Ve yine aynı şekilde “Başı secdeye değen insanlardan bu ülkeye kötülük gelmez” şeklindeki kendilerince bir doğrularından yola çıkarak palazlandırdıkları ve de devlet kademelerine yerleştirdikleri sözde İslami bir Hizmet Hareketi olan Fethullah Gülen cemaatinin aslında Devleti ele geçirmeye kalkışan bir FETÖ silahlı terör örgütü olduğu gerçeği ile 15 Temmuz kanlı darbe girişimlerinde yüzleşmedik mi?
Laik ve sosyal demokrat kesimde mutlak doğru olarak kabul edilen ve bu ülkede yıllarca seslendirilen "Türban Lakikliğe karşı bir simgedir" şeklindek CHP görüşünü yine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "bizim o görüşümüz yanlıştı" şeklinde düzeltmedi mi?
“Doğru” olarak dayatılan yanlışlara karşı ödenilen bedellere daha onlarca ve hatta yüzlerce örnekler sayabilirim..
Onun içindir ki; dayatılan doğruların müridi olup kendinize kurbanlar belirlemeden önce lütfen sadece bir dakika düşünün “ya doğru değilse” diye..
Gözden Kaçmasın
Göç Destanı
Görüntüle →İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
ZAFER BAYRAMI