haberpi
haberpi
Açık
Afyonkarahisar · 15°C
Diğer
Bizi Takip Edin
01 Temmuz 2019 - 17:17 - Güncellenme: 03 Eylül 2022 - 16:03 G: 03 Eylül 2022 - 16:03

Erdoğanʹdan S-400 açıklaması

0 Okunma 0 Paylaşım
Erdoğanʹdan  S-400 açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 28-29 Haziran 2019 tarihlerinde Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleşen G-20 Devlet Başkanları zirvesinden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Japonyaʹdaki G-20 Zirvesi kapsamında yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulundu. S-400 gerilimine ilişkin "Herhangi bir sıkıntı yaşamadan bu süreci atlatacağız" diyen Erdoğan, Trumpʹın da hem S-400 hem de F-35 konularında Türkiyeʹye destek verdiğini söyledi. ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulayıp uygulamayacağı konusunda “Yaptırım diye hiçbir şey duymadık şu ana kadar” ifadesini kullanan Erdoğan, S-400 teslimatının 10 gün içinde gerçekleşeceğini açıkladı. Erdoğan F-35ʹler konusunda da "Trump 1 milyar 400 milyon dolar para vermişler. Sen malını vermiyorsun. Böyle anılmak da iyi bir şey değil" dedi. Şimdi bu parayı verdik ama malımızı bize vermiyorlar; ne böyle bir tüccar olur ne de böyle bir müşteri. Bunu da çok açık ve net söylemek bir insanın dürüstlüğüne işaret eder" açıklamasında bulundu. Erdoğan, "Teknolojik olarak bir S-400 üç Patriot’a bedel. Buna rağmen biz şartları görelim. Eğer şartlar S-400 ile eşit bile olsa biz Patriot alırız" dedi. Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli’nin haberine göre, Erdoğan’ın açıklamaları ve gazetecilerin yönelttikleri sorular şöyle: "Mülteciler ve göç konusunda Türkiye’nin taşıdığı yükü herkes biliyor. Dünya külfet paylaşımı konusunda adil davranmıyor, biz bunu bir kez daha vurguladık. Bu sorunun yerinde çözülmesi ve kökenine inilmesi için daha güçlü ve geniş bir perspektif ortaya konulmasının gereğini söyledik. ʹBu sorunun ötelenmesi veya görmezden gelinmesi daha büyük krizlere yol açacaktırʹ dedik. Terörizmle mücadele konusunda tutarlı ve kararlı olunması önem arz ediyor. Zirvede özellikle internet üzerinden yapılan terör ve propaganda faaliyetlerine karşı ortak tutum takınılması konusunda mutabakat sağlanması memnuniyet vericidir. Zirve oturumlarında ve ikili görüşmelerde bölgesel ve küresel konuları gündeme getirme imkanımız oldu. Tabi ki bunların en önemlisi Suriye’de siyasi çözüm... İdlib’de çatışmaların ve saldırıların durdurulması ve insani bir krizin önlenmesi... Türkiye-Suriye sınırında bir güvenli bölge oluşturulması ve Münbiç yol haritasının uygulanması... Bu konular üzerinde ısrarla durduk. Yine bu zirvede Suriye’de PYD ve YPG’ye verilen desteğin sonlandırılması, anayasa kurulunun oluşturulması, DEAŞ’la mücadeleye kararlılıkla devam edilmesi, Kaşıkçı cinayetinin bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulması, Mursi’nin ölümünün aydınlatılması, Doğu Akdeniz’deki haklarımız, Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin geleceği ve Libya’daki gelişmeler üzerinde detaylı biçimde durma fırsatını bulduk. Bu temaslarınızın en önemli gündem maddesi S-400 ve Trump’la görüşmenizdi. Trump "Obama yönetimi Patriot’ları Türkiyeʹye satmadı. Erdoğan benim bakış açımla çok çetin biri. Bu gerilimde Erdoğanʹın suçu yok. Ben kendisi ile çok iyi anlaşıyorum" dedi ve Türkiyeʹye adil davranmadıklarını söyledi. Nasıl izlenimlerle ayrıldınız? Bize ayrıntı verir misiniz? Aslında gayet güzel özetlediniz. Söylediği zaten bu çerçevede ifade edilebilecek sözler… Trump’ın dediği gibi çetin biri misiniz efendim? Pazarlıkta çetin biriysem -ki severim- bu iyi bir şey. Trump bazı şeyleri ifade ederken zihin arkasında bir şeyler saklamıyor. Mesela bugün basına yaptığı açıklamada S-400 ile ilgili çok açık, net, dürüstçe ifadeler kullandı. Ben de dedim ki “Ben de sizi bu yönünüzle seviyorum.” Çünkü kendi arkadaşları, ekibi orada. Ekibin içerisinde bu işe karşı duranlar da belki var. Bu yönü hakikaten çok çok farklı. Bunları bu şekilde anlatması da takdire şayan. Obamaʹya diyor ki "Bu süreci sen bu hale getirdin. Sen eğer Patriotları vermiş olsaydın bugün böyle bir durum olmayacaktı. Ama sen vermedin. Kongre dedin, şu dedin, bu dedin, işi buraya kadar sürükledin. Şu anda da adaletli davranmaya mecburuz." F-35’ler konusunda bir noktaya geldi, bu çok daha önemli. "1 milyar 400 milyon dolar para vermişler. Sen malını vermiyorsun. Böyle anılmak da iyi bir şey değil" dedi. Şimdi bu parayı verdik ama malımızı bize vermiyorlar; ne böyle bir tüccar olur ne de böyle bir müşteri. Bunu da çok açık ve net söylemek bir insanın dürüstlüğüne işaret eder. Bununla ilgili olarak da arkadaşlarımızı görevlendirdik, işin takibini yapacaklar. Savunma Bakanlarımız, Dışişleri Bakanlarımız, onlar da bu işin takibini yapmak suretiyle kapıları inşallah açmış olacaklar. Tabi S-400 konusunda da Sayın Putin’le yanımda yaptıkları şakalaşmalar oldu. Onlar da güzeldi. "Biz ABD ile stratejik ortağız. Böyle ülkeler arasında bu tür yaptırımlar olmaz" dediniz. Tam olarak "Ortadan kalktı" diyemiyoruz belki ama nasıl bir orta yol bulunabilir? Yaptırım derken; "şu şu şu konuda yaptırım" diye hiçbir şey duymadık şu ana kadar. Sayın Trump, kendisi ile telefon görüşmelerimde, ikili olarak bir araya gelişlerimizde şu ana kadar "Biz size şu yaptırımı yapacağız" demedi. S-400’le ilgili olarak da "Haklısın" dedi. Bugün işi çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Bu ileri seviyede de Sayın Trump "Bu adaletsizliktir" dedi. Bu çok önemli. Sayın Putin’le üçlü olarak bir araya geldiğimizde de yine makul ve güzel şeyler söyledi. Tabi daha önce de Sayın Putin ve Trump arasındaki görüşmeyi Sayın Putin zaten bize anlatmıştı. Yani oralardaki görüşmelerde de bu konu olumlu istikamette. Öyle zannediyorum ki herhangi bir sıkıntı olmadan bu süreci aşacağız. Tabi bu arada Sayın Trump’ın Türkiye ziyaretinin gerçekleşmesiyle ve iş konseyini de yapmak suretiyle bu işi çok daha ileriye taşımış olacağız. Bu arada biz bir de oradan THY olarak 100 tane Boeing uçağı alıyoruz. Bütün dünya bu görüşmeye gözünü çevirmiş durumdaydı. "Sayın Erdoğan Trump’ı ikna edecek mi?" diye beklendi. Sanki ikna olmuş gibi geldi;"Hiçbir Hollywood setinde bu kadar güzel insanı bir arada görmedim" diyerek mesela. Nasıl karşıladınız bu yaklaşımını? Böyle bir yaklaşım elbette iyi karşılanır. Tabii bundan sonraki süreç de çok önemli. Bu S-400’ler konusunda özellikle birilerinin, farklı kesimlerin sağda solda artık konuşmaması lazım. Çünkü bu açıklamadan sonra Sayın Trump konumunu belirlemiştir. Ama birileri de maalesef kendilerine göre gelin güvey oldular, rastgele yazıp çiziyorlar. Sayın Trump sizden sonra ABD basınına konuştu. Sizinle yaptığı açıklamaları daha da ileriye götürdü. "F-35’leri, yani parasını ödediği uçakları almak istiyorlar, bundan doğal ne olabilir ki?" dedi. Bunu bizim yanımızda da söyledi zaten. F-35’ler konusunu daha önce de kısmen anlatmıştım. Biz şu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve alacağımız savaş uçağı sayısı 100 artı 16. Yani toplamda 116 tane. Bunların da ödeme planları belirlenmiş durumda. Mesela geçen hafta 50 milyon dolarlık ödeme yapıldı. Bu peyderpey gidiyor. Bu ödemeyi aksatmadan yapan bir ülkeye, üstelik bir stratejik ortağa karşı böyle bir uygulamayı o da haklı olarak eleştirdi; "Ödemesini yapıyorlar ama biz uçaklarını vermiyoruz" dedi. Bu ABD gibi bir devlete yakışacak bir şey mi? Mümkün değil. Üstelik gönderdiğimiz pilotların eğitim programını durdurmuşlardı. Şimdi Rusya’da ise tam aksine, S-400’lerle alakalı çok ciddi bir eğitim çalışması yapıldı. O eğitim çalışmalarına katılanlar aynı zamanda öğretmen konumundalar. Yani döndükten sonra öğretmen olarak burada insan yetiştirmeye başlayacaklar. Biz yola çıkmışız. Şurada belki bir hafta, 10 gün içerisinde ilk serisi inmiş olacak. Böyle bir noktadayız ve bu konuda her türlü hazırlık, tedbir vesaire bitmiş. Bunu Trump’a açık açık ben de söyledim, Sayın Putin de söyledi.