Bindiği Dalı Kesmek
Koca koca insanların habire eylemleri ve söylemleri ile adeta kendi oturdukları koltukların bacaklarını kesmeye çalıştıklarını ve de bunun farkında dahi olmadıklarını görünce aklıma Hoca'nın kışlık odun tedariki için çıktığı ağaçta bindiği dalı kesme fıkrası geldi..
Hadi bayram gündemin rehavetinde anlatıvereyim;
Hoca, bir gün eline destereyi alarak bir ağaca çıkıp dalı kesmeğe başlar. O anda oradan geçen birisi bu hali görünce şaşırır ve aşağıdan bağırır:
-Hoca ne yapıyorsun? Şimdi düşeceksin..
Hoca bu sözlere hiç önem vermeden dalı kesmeye devam eder ve akabinde dal çatır çutur krılır, Hoca'da paldır küldür yere düşer..
Düştüğü yerden kalkan Hoca yarasına beresine bakmayarak hemen fırlayıp o adamı bulur:
-Ay oğul anlaşıldı, sen erbab-ı mükaşefeden bir adamsın. Madem ki benim düşeceğimi bildin, öleceğimi de bilirsin. İlla benim öleceğim zamanı da bana haber ver, diye yakasına sarılır, bırakmaz.
Adam, Hocadan kolay kolay kurtulamayacağını anlayınca yakasını kurtarıp yoluna devam etmek için "Eşeğine odunu yükle yukarı giderken eşek bir zırlayınca canının yarısı gider, ikincisinde hepsi çıkar", şeklinde amiyane bir cevap verdikten sonra yoluna gider..
Hoca zaten havanın sıcaklığından ve yorgunluktan dolayı bir halsizlik gelmiş durumda iken o esnada eşeğin birinci zırlamasında kendisinde ölüm alametleri hisseder ve eşeğin ikinci zırlamasında ise büsbütün sinirleri boşanarak "Eyvah! Ben öldüm" der ve kendisini yere bırakıverir...
İYİ BAYRAMLAR..
Gözden Kaçmasın
Zulme karşı susmak ve her şey bittiğinde..?
Görüntüle →İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
ZAFER BAYRAMI