AK PARTİ GERÇEĞİ
Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 14 Ağustos 2001 yılında kurulduktan 14 ay 18 sonra yani 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde 365 milletvekili çıkararak tek başına iktidara gelen partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi'dir..
Bugün 7 Ağustos 2019 ve gün itibari ile Ak Parti tam 17 senden beri tek başına iktidar..
Bu Türkiye için bir siyasi rekor..
Bu Dünyada demokratik seçimle iş başına gelen siyasi partiler arasında da bir rekor..
Ve bugün Ak parti İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çok sayıda önemli belediye seçimlerini kaybedince dağılması umuluyor..
Ve bugün Ak Parti içinden Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin partiden ayrılarak yeni parti kuracak olmalarından dolayı Ak Partinin dağılması bekleniyor..
Ama Ak Parti dağılmıyor..
Dağılmayacak da..
Niçin?
Gerek dünyadaki gerekse bölgemizdeki siyaset dengeleri Ak Partinin parçalanarak yok olmasına uygun değil de ondan..
Ve günün bu dengeleri ve siyasi koşullarında Erdoğan ve Ak Partinin siyaset sahnesinden silinmesi, "Bin yıllık Türk Devletinin var olma stratejisi"ne uymuyor da ondan..
Nasıl mı?
Hani Erdoğan ve Ak Parti için "Amerikan Projesi" iddiasında bulunuluyor ya!?
Eyvallah..
Lakin bu ne biçim "Amerikan Projesi" ki; son 50 yılda Türk Devletinin yargısını, polisini ve ordusunu içten içe kuşatarak ele geçirmiş olan ABD piyonu FETÖ'yü son 5 yılda darmadağın etti?
Bu ne biçim "Amerikan Projesi" ki; ABD'nin tüm olmazlarına rağmen NATO'nun silahlarına karşı Rusya'nın S-400 füzelerini Türkiye'ye getirip Başkentin göbeğine yerleştirdi?
Bu ne biçim "Amerikan Projesi" ki; ABD ile İsrail'in, Suriye'yi parçalayıp kukla devletler kurma planlarını TSK'yı Suriye'ye sokarak sekteye uğrattı?
Vallahi salim kafa ile tüm bunları değerlendirdiğimde "Ak Partinin kuruluş aşamasında kimin projesi olduğunu bilemem ama bugün için yaptıkları Türk Devletinin çıkarlarına denk şeyler" diyebiliyorum..
Neyse yine "Ak Parti neden dağılmıyor" başlığına dönelim..
Dağılmaz çünkü Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk kumpasları ile FETÖ Silahlı Terör Örgütü'nün gerçek yüzünün deşifre edilmesi ve yüzlerce insanımızın şehit olup binlercesinin yaralandığı 15 Temmuz kanlı darbe girişimleri ile birlikte bu millet çok iyi anladı "en büyük iç düşman"ın FETÖ olduğunu ve bu aşamada bunlarla mücadeleye ancak Erdoğan'ın liderliğinde devem edilebileceğini..
İşte bundan dolayıdır; başta Doğu Perinçek ve Nedim Şener olmak üzere Ergenekon mağduru siyasiler ile gazetecilerin Ak Parti'ye karşı müsamahalı davranmaları..
İşte bundan dolayıdır; Devlet Bahçeli'nin Ak Partiye kayıtsız şartsız siyasi desteği..
İşte bundan dolayıdır; TSK, Polis ve Yargı içindeki önemli Atatürkçü isimlerin Erdoğan liderliğindeki Ak Partinin bu dönemde siyasi iktidarda bulunmasını Türkiye'nin yararına görmeleri..
Gelelim Babacan ve Davutoğlu'na..
Parti kuracakları bir seneyi aşkın süredir konuşuluyor ama ortada henüz hiç bir şey yok..
Olmayacak da..
Çünkü tüm yukarıda saydığım nedenlerden dolayı tabandan ışık alamıyorlar ve değişen Türkiye siyasi koşullarında da İngiltere, Amerika ve AB ışığı ile yola çıkmanın sonunun karanlık dehliz olabileceği gerçeğini çok çok iyi biliyorlar..
Sonuç;
2023'e kadar Ak Parti dağılmaz..
İmamoğlu bugünkü siyasi konumunu, belediyecilik konusunda elde edebileceği başarılar ile 2023'e taşıyabilirse seçim çok zorlu geçer..
Erdoğan ve Ak Parti o seçimi kaybederse gözler yeni bir isim arar..
Lakin o isim ne Babacan olur ne de Davutoğlu..
Gözden Kaçmasın
Darıca belediye başkanı Bıyık kararını açıkladı
Görüntüle →