15 TEMMUZ KARDEŞLİĞİ
15 Temmuz 2016 kanlı FETÖ darbe girişimin üzerinden tam 4 yıl geçti. Allah bu millete o geceyi bir daha yaşatmasın ve o gecede yaşamını yitiren tüm şehitlerimizin mekanları Cennet olsun..
Günün önemi üzerine siyasilerimizden çok sayıda mesajlar geldi ve tv ekranlarından akademisyenlerin ve gazeteci yazarların yorumlarını dinledik. Onun için buradan bilinenlerin tekrarını yapmayacağım..
Kafalardaki bazı soru işaretlerine o geceki izlenimlerimden yola çıkarak cevap vermeye çalışacağım..
Erdoğan ile Devlet Bahçeli birbirleri ile kavgalı iken nasıl dost oldular?
En az oyu olan bir partinin Genel Başkanı Doğu Perinçek niçin Erdoğan'a sahip çıkıyor?
Erdoğan Perinçek'i niçin kolluyor?
Erdoğan, Bahçeli ve Perinçek için Binali Yıldırım'ın önemi ve rolü?
Bu soeuların cevabı da o kanlı 15 Temmuz gecesinde gizli..
15 Temmuz gecesi FETÖ'nün Faşist Darbesi başarı ile sonuçlansaydı; Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Binal Yıldırım ve Doğu Perinçek günün ilk ışıklarını "darbecilerin tutsağı" olarak karşılayacaklardı..
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, Darbecilerin potansiyel hedefi oldukları için ve Devlet Bahçeli ile Doğu Perinçek ise Faşist Darbecilere karşı o gece vermiş oldukları mücadelelerinden dolayı ve ayrıca yine Perinçek, "FETÖ'nün Ergenekoncu kara listesi"nde olduğu için tutsak edileceklerdi..
Darbeciler tanklar ile Boğaz köprüsünü kapattğında tüm Türkiye "neler oluyor" sorusunun cevabını ararken, Doğu Perinçek anında Ulusal Kanal televizyonu ekranında mikrofonun başına geçti ve darbenin bastırıldığı sabahın ilk ışıklarına kadar "Bu TSK'nın yaptığı bir darbe değildir. Bu TSK içine sızmış Amerikancı FETÖ uşaklarının darbesidir. Yurdumuz işgal edilmek isteniyor. Atatürkçü ve Vatansever tüm askerler, subaylar, polisler ve halkımız bu darbeye karşı koymalıdır" diye bas bas bağırdı..
Ki o çağrı çok çok etkili de oldu..
Ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'de sadece "Biz askeri darbeye karşıyız" şeklinde klasik bir mesaj vermekle yetinmeyip, ülkücülerin yanısıra TSK ve Emniyet içindeki tüm milliyetçi kadroların bu darbeye canları pahasına karşı çıkmalarını sağladı..
Binali Yıldırım için iddia edilen o "tüneldeydi" meselesi ise halen karanlıkta bir konu olmasına karşın ben orada da vatansever bir katkının olduğuna inanıyorum ki; Binali Yıldırım, Erdoğan'dan önce tv'ye bağlanıp "bu devlet içine sızmış bir çetenin devlete ve millete karşı darbe kalkışmasıdır. Devlet olaya hakimdir ve üstesinden gelinecektir" diye meydan okudu..
O gece darbe başarılı olsaydı bu dört isim tutuklanacağı gibi işgali hedeflnen kale konumundaki Ak Parti Genel Merkezine içindeki insanlar ile birlikte el konulacaktı..
Darbe başarılı olamayınca, Darbenin bastırılmasında en büyük katkısı olan güçler, Ak Parti Genel Merkezinin çatısından aşağıya doğru koca bir Türk Bayrağı ve koca bir Mustafa Kemal Atatürk resmi astılar..
Ve o geceden sonra Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli ve Doğu Perinçek "O gecenin tekrarını bir daha yaşamayalım ve aynı tehlike ile bir daha karşılaşmayalım" diye hep birlikte hareket etmeye ve birbirlerine sahip çıkıp destek vermeye başladılar..
Bir anlamda şartlar zorladı bu birlikteliği de diyebiliriz..
Ve işte bundan dolayı da ben bu birlikteliğe "15 Temmuz kardeşliği" diyorum..
Gözden Kaçmasın
Zulme karşı susmak ve her şey bittiğinde..?
Görüntüle →İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
ZAFER BAYRAMI