Haydutları tek tek yakalayıp kodese tıkan ve Kızılderi isyanlarını yine tek başına bastıran Yüzbaşı Tommiks, iş Binbir Surat’a gelince hep tökezliyordu..
Onu bir türlü yakalamak ve yakalasa dahi hapiste tutmak bir türlü mümkün olmuyordu. Çünkü Binbir Surat kılık ve maske değiştirme ustasıydı ve her seferinde başka başka kılıklar değiştirerek ve birbirine hiç benzemeyen maskeler kullanarak sıvışıyordu Yüzbaşı Tommiks’in elinden..
Şimdi ne alaka değil mi tam seçim üzeri Yüzbaşı Tommiks ve Binbir Surat’tan bahsetmek değil mi?
Çok alaka..
Aday adaylarımızın ve peşi sırada adaylarımızın ilk günden bugüne olan seçim stratejilerini detaylı bir şekilde incelediğimde karşıma Binbir Surat çıktı..
Bir adam aynı zaman diliminde;
Hem Alevi
Hem Sunni
Hem Türk
Hem Kürt
Hem Laz ve de Çerkez moduna girebiliyorsa…
Cem evinde Alevilere
Cami avlusunda Sünnilere gaz verebiliyorsa..
Mahalle, semt, cadde, sokak ve hatta apartmanın etnik yapısına göre Türkleri ya da Kürtleri haklı veya haksız pozisyonlarına oturtabiliyorsa..
Bu adam “BİNBİR SURATLI ADAM” demeyeceksiniz de ne diyeceksiniz?
Bir adam partisinin kesin adayı olana kadar doğduğu yerin kimliğini avantaj olarak kullanıyorsa ve aday olduktan sonra da en çok oyu alıp “kıymetli zat” olabilmek için ilçenin, beldenin ve de mahallenin etnik ve mezhepsel yapısına göre kimlik kartı değiştiriyorsa bu adaya “BİNBİR SURATLI ADAY” demeyeceksiniz de ne diyeceksiniz?
Abi var mı böyle bir şey Allah aşkına(!?)
Köprüyü geçene kadar ayıya dayı de” misali aday olana kadar başka bir kimliğin arkasına saklan, aday olduktan sonra da başka bir kimlik kullanarak millettin arkasından dolan!..
Ohhh…ne ala önce partini sonra milleti kekle..
Sonra da “Yücak yesin bunu” diye bekle!..
Yemeyince dedikodu üzerine dedikodular ekle..
Yemem abi..
Vallahi de, Billahi de ve hatta Tillahi de yemem..
Ben bu tür birisine “benim adayım” demem..
Hele hele sandıkta oy falan da hiç vermem..
Demeyeceğim çünkü oyumun rengi gizlidir..
Tıpkı onların kimliklerini gizlediği gibi gizli..
Offff..sıkıldım artık alayından..
Onlar da tırstı benim kalayımdan..
Şu 12 Haziran bir gelip geçse de;
Biz kurtulsak şu Binbir Suratların elinden..
Onlar da rahata erse benim dilimden..