Adayları, Belediye Başkanları, İl ve İlçe Başkanları, Gençlik ve kadın kolları seferberlik ilan etmişlercesine çalışıyorlar..
Evet,
Diğer partilerin ise hazırlıkları henüz bitmemiş gibi.. Birinci sıra adayları dışındaki adaylar kendi köşelerine çekilmişler. Ama AKP’de durum böyle değil, Birinci sıra adayı Bakan Nihat Ergün’den 11.sıradaki Yalçın Coştur’a kadar herkes aynı tempo ile çalışıyor ve koşturuyor.. Neye rağmen,
Tayyip Erdoğan’ın havasına, rüzgârına, cepteki oylarına rağmen inadına çalışıyorlar. Çünkü bu partide çalışmayana sırada yok, sıralamada.
Bence bu çok doğru bir taktik. Yerinde ve büyük tecrübelerin sonunda elde edilmiş bir sonuç.. Daha doğrusu kökeni Refah Partisinden gelen bir gelenek.. İnadına çalışmak ve inadına tüm kapıları çalmak.. Sıkılmadık el, dokunulmadık seçmen bırakmamak..
İşte bu noktada hemen herkesin gözü gibi baktığı, mutlak zafer için desteğine ihtiyaç duyduğu Gebze faktörü çıkıyor karşılarına.. Partiler bu faktörü doğru okuyabildikleri oranda bu seçimde başarılı olacaklar.. Bunda herkes hemfikir ama en çokta AKP’li adaylar bunun farkında..
Mehmet Ali Okur’un Gebzeli aday olarak öne çıkması bir yana diğer AKP’li tüm adayların ısrar ve inançla Gebze’yi kucaklaması bir gerçeği gözler önüne seriyor; AKP’nin Gebze sevdasının öncüsü ve lideri kuşku yok ki Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’dur. Bunu çok iyi bilen AKP’nin İzmitli adayları da başkanın yolunda yürüyor ve Gebze’nin kalbini fazlasıyla kazanıyorlar..
Peki CHP ve MHP ne yapıyor?
CHP’de kaptan köşkünde Namaz İlmihali durumuna gelen Hurşit Güneş oturuyor. Kandıralı olduğunu sık sık hatırlatıyor. Gebze’nin elini sıkmak, kapılarına gitmek, Arapçeşmeden girip, Çakalderesinden çıkmak yerine, Gebze’nin il olmasından yana olmadığını ısrarla söyleyecek kadar Gebze’ye öfkeli..
Bu öfkenin temelinde elbette ki Gebze’nin yıllardır dile getirdiği o İzmit Lobisi’nin kelebek etkisi var.. İkinci sıra adayı Gebze’den Mehmet Hilal Kaplan. Daha ilk toplantıda hem Genel Başkan Yardımcısı hem de bu seçimin Kocaeli Kaptanı durumundaki Hurşit Güneş’e karşı mücadele etmek zorunda kaldı.
“Bence Gebze il olmalı” diye karşı çıktı kendi liste başına. Haklı da. Olmayacak duaya bazen ve hatta her zaman âmin demek de siyasetin ve günlük politikaların vazgeçilmezi olduğunu herkes gibi Kaplan da çok iyi biliyor. Üstelik Güneş, Kaplan’ın seçim bölgesinde onu zora sokmak için adeta çaba sarf ederken herkes gibi Kaplan’da şaşkın ve bir o kadarda kendi gerçekliğini savunmak zorunda kalıyor..
Yani şiş de kebap da o toplantıda yanarken olan yine Kaplan’a oluyor.. Bu seçimlerde Mehmet Hilal Kaplan için en ideal türkü ise ‘Güneş topla benim için’ ..
Çünkü bu gidişle Hurşit Güneş bir daha Gebze’ye gelirse Kaplan ortalığı toplamaya bile vakit bulamayacak.. Bence Mehmet Hilal Kaplan’ın izleyeceği en doğru yöntem;
Güneş’siz toplantılar ve ziyaretler yapmasıdır.
Bu arada hakkını teslim etmek gerekiyor ki, 7.sıra adayı Tahsin Tarhan hiç alınmadan ve gücenmeden yoluna devam ediyor, partisi ve kendisi için çalışıyor. Tarhan bu çalışma temposuyla kendi tabanına şu mesajı veriyor; ‘ben değil biz varız’
MHP’de ise en dikkat çekici durum, bu dönem mutlaka listede kendine yer bulacağına hepimizin inandığı Gazeteci Yüksel Ercan’ın yaşadığı hayal kırıklığıdır. Partisini bu kadar hararetle destekleyen başka bir siyasetçi-gazeteci göstermek gerçekten çok zor.
Yüksel Ercan her koşulda partisini öne çıkaran gerçek bir MHP’li ancak listede yer bulmaması gerçekten çok garip ve ilginç bir durum. Bundan dolayıdır ki ‘ben başımı hangi taşa vurayım’ demekten kendini alamamış ve ilk kez kendi partisini sorgular hale gelmiş.. Haklı mı peki?
Yerden göğe kadar haklı. Listeye girenlerin özgeçmişlerine ve yaptıklarına baktığımızda gerçekten haklı..
Bununla birlikte birinci sıra adayı Lütfü Türkkan’ın da hızla Gebzelilik kimliğinden uzaklaşma çabası içine girdiğini fark etmiyor değiliz. İzmit’te yakın olmak ve Kentli adayı olma çabası gözlerden kaçmıyor. Ama bu detayda şu garip manzarayla karşılaşıyoruz; Türkkan’ı ne Gebzeliler tam sahipleniyor ne de İzmitliler yani arafta bir aday olarak yoluna devam ediyor ve tabiî ki koltuğu garantide olduğu için de bu durumu şimdilik umursamıyor bile..