Öfkelerinizi
Nefretlerinizi
Şikayetlerinizi
Her şeyi ama her şeyi berbatlaştırma maharetinizi bu kadar iyi kullanıyorsunuz okay.. Bütün bunları yaparken zerrece insaftan, vicdandan ve insanlıktan nasiplenmeyi aklınızın köşesinin köşesinden geçirmiyorsunuz..Buna da eyvallah..
O koltuklarda biraz daha oturmak
Yandaşlarınıza
Arkadaşlarınıza
Çevrenize
Ötenize, Berinize fayda sağlamak adına her şeyi göze alıyorsunuz bunu da anlıyoruz..
Ama
Ey efendiler
Ey yapıştıkları koltukta ebediyet şerbeti içmeyi hayal eden bedbahtlar
Ey şirazesi kayan
Düsturdan habersiz
İnsan haklarından ve insanlık hukukundan zerrece nasiplenmek gibi bir derdi olmayan beyler ve bayanlar..
Size Karun’u anlatmaya
Sultan Süleymanı hatırlatmaya
Firavunu örnek göstermeye gerek var mı onu bile bilmiyoruz..
Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu, koltukların geçici, makamların yalan, hayatın kısa ve öz olduğunu herkesten çok iyi anlatan yine sizlersiniz değil mi?
O halde pamuk prenses ve yedi cüceleri,Kötü kalpli kraliçeyi
Hatta ve hatta şirinler ile Gargameli de hatırlatmak size bir nebze olsun Pollyanna’nın değneklerini anımsatır mı bilmem?
Ancak
Hep merak edilir ya?
İnsanların tepesinden inmeden, yalakalardan, sanallardan, yüzsüzlerden, düzenbazlardan ve bilumum soytarılardan beslenenlerin sonu hem masallarda hem filmlerde hem de gerçek hayatta hazinle biter biliyor musunuz?
Ama yine de sormadan edemez insan; o koltuklar ve makamlar için verdiğiniz mücadele sonunda elde ettiğiniz mal, mülk, şan ve şöhret, iltifat ve yalaka grubunu mezara götürmeye gücünüz yeter mi? Bunu hiç düşündünüz mü? Düşünmeyin zaten..Düşünmek sizi bozar..Devam edin beyler ve bayanlar, devam edin kul hakkını yemeye, öte ve beriyi kırmaya, iftara atarak, ezerek, yok ederek, kalp kırarak ve çalarak, ve çırparak ve sonra da çıkıp ‘adamcılık’ oynayarak yaşamaya devam edin.. Götürebileceklerinizi götürün, götüremeycekleriniz biriktirin..Mutlaka lazım olacak size birgün..mutlaka(!)
Şair ne güzel anlattır o müthiş dizelerinde tüm bu olanları;
her ölen pişman ölür
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür