Bileniniz vardır ama bilmeyenler için hatırlatayım..Anadolu da çok özel bir gelenek var.. Kadınlar hayatın her alanında evde, sokakta, tarlada veya o anda nerede oturuyorsa bir erkek geldiğinde mutlaka ayağa kalkar.. Beyaz tülbentiyle ağzını kapatır, başını hafif sağa çevirir ta ki o erkek oradan geçene kadar.. Erkek de aynı saygıyı kadına gösterir.. Eğer erkekler toplu veya tek bir yerde oturuyorsa ve oradan bir kadın geçiyorsa, ya başını önüne eğer ya da başka bir tarafa bakar ki, kadın rahatsız olmasın..
Yani şimdilerde olduğu gibi oradan geçen kadına bön bön bakmaz..Hayvan hayvan homurdanmaz..Pislik düşünmez..Çünkü Anadolu’da tüm kadınlar ya anadır, ya bacıdır ya da kardeştir..Ya eştir ya da gelindir diğer komşuları için..
Tabi biz kent kültürlü Anadolulular için bu garip bir gelenek..
Hiç unutmam;
Birgün Rahmetli babaannem kendi erkek torunu içeri girdiğinde ayağa kalktığını görmüş ve kıyasıya bir tartışmaya girmiştik..
Ben babaanneme; olur mu böyle şey..Sen babaannesin, o senin torunun neden ayağa kalkıyorsun dediğimde bana şöyle demişti;
Eğer ben torunumun önünde ayağa kalkmasam, başkaları neden ayağa kalksın ki..Eğer ben torunuma bu geleneği öğretmesem yarın sokağa çıktığında benim torunum başka kadınları nasıl korur ve kollar..ona saygı göstemeliyim ki o da tanıdık tanımadık bütün kadınlara saygı göstersin’ demiş sonra bunun üstüne bir de bana tarihi bir gerçekliği şöyle anlatmıştı babaannem; Evlat, biz bu ülkeyi gerçek adamlarla kurtardık..Kadınlarla omuz omuza mermi taşıyan, bu ülkenin kadınlarının namus ve şerefini düşmana teslim etmemek için hayatını hiçe sayan yiğitlerle kurtardık.. Onlar gerçek adamlardı..Sadece kendi anaları,kızları,bacıları için değil bir bütün bu ülkenin anaları ve bacıları ve kadınları için Sarıkamışta kara gömüldüler diri diri, çanakkalede savaştılar, yunanı denize döktüler.. Onlar sayesinde hepimiz bugünleri gördük..onların hatırınadır erkeklerin önünde ayağa kalkmamız..dediğinde susmuştum..Babaannemin teorisini canıgönülden ve hiç kuşku duymadan kabul etmiş ve bir daha da sorgulamamıştım..
Aklım almamıştı ama onun gerçekliğini tartışmadım bir daha..Evet, onu bu konuda ikna edemediğimi itiraf etmeliyim..Çünkü rahmetli babaannem ahir ömrüne kadar bu gelenekten asla taviz vermedi.. Oğlunun, torunun, komşu amcanın önünde hep ayağa kalktı..Ve onlarda onu son yolculuğuna kadar el üstünde tuttular..
Ama bugün..
Ne önünde ayağa kalkılacak kadar sayılası adam var..
Ne de dünden bugüne bize yarınlara dair umut aşılayacak bir tek yiğitlik, dürüstlük ve cengaverlik belirtisi..
Şairin dediği gibi ve babaannemin anlattığı; o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler..
Geriye;
Yalancılar
Bir dediği bir dediğini tutmayan adamcıklar..
Burada söylediğini orada inkar ederek, dışarı çıktığında kendini kabadayı gösteren
Her dalda ayrı öten, serçeler misali adam kılıklı kancıklar kaldı..
Ruhun şad olsun babaanne, evet bugün gördüğümüzde ayağa kalktığımız adamlar var ama bu ayağa kalkmamızın nedeni saygıdan değil yüzüne tükürmek içindir ..