Bu tür hareketler ve yaklaşımlar karşısında biz de kendi kendimize kuşkuya düştük "acaba bize bizim bilmediğimiz bir haller mi oldu" diye. Lakin aklımızın başımızda ve de akıl melaikelerimizin farkında olduğumuz için çok iyi de biliyoruz, bize bir şeylerin olmadığını ve de yaptığımız işin gizeminin sadece mevcut tabloyu ve orta yerde elden ele dolaşan fotoğrafı iyi okumaktan ve okuduğunu da tarafsız ve korkusuz bir şekilde konuşmaktan ve yazmaktan ibaret olduğunu..
Son zamanlarda en sık karşılaştığım soru ise "AKP Gebze ilçe kongresi tek listeli mi olacak yoksa çift listeli mi" sorusudur..
Eminim ki bu dakika itibari ile bu sorunun net ve kesin cevabını ne AKP Genel Merkezindeki Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ekrem Erdem biliyordur, ne bu tek liste işinin Kocaeli'de ki sıkı takipçileri Fikri Işık, Mehmet Ali Okur ve Mahmut Civelek ne de mevcut adaylar Yılmaz Bayram ile Ekrem Özenir..
Peki niye bilmiyorlar?
Son karar anındaki mevcut tabloya ve tablodaki isimlerin duruş noktasına göre karar verecekler de ondan dolayı şimdiden bilemiyorlar..
Lakin ben bu sorunun cevabını biliyorum ve yanılmam pahasına ve hatta sizlerden gelecek olan "bak Cengiz Yücak bu sefer tutturamadın" şeklinde ki manalı ve imalı yorumlara rağmen bu sorunun cevabını yazacağım..
Gelin bu işi birlikte yapalım yani mevcut tabloyu ve fotoğrafı birlikte okuyalım..
Kocaeli'nin 12 ilçesinden 9'unda tek listeli kongre yaptılar ve de her ne kadar Genel Merkez deseler dahi Fikri Işık, Mehmet Ali Okur ve Mahmut Civelek'in akıllarından ve gönüllerinden geçen ilçe başkanlarını seçtiler..
Derince'de "illa da aday olacağım" diye tutturan Mehmet Eryürek'i de, Türkiye'nin en meşhur eski Milli Görüşçüsü Şevki Yılmaz'ın devreye girmesi ile birlikte AKP Kocaeli İl Yönetim Kurulu üyeliği ve de Derince'de yeni oluşacak yönetim kurulu listesinde beş on kişiyi belirleme karşılığında yola getirdiler..
Peki geriye ne kaldı?
Dilovası ve Gebze?
Dilovası'nda "ben de varım" diyen Yasin Turak ile Gebze'de "her ne pahasına olursa olsun ben adayım" diyen Yılmaz Bayram'ı aynı terazinin kefelerine koymak hakkaniyet olmaz. Çünkü bunu yapmak baştan beri olan gramaj farkını yok saymak anlamına gelir..
Şöyle ki; Yasin Turak ertelenen kongre sonrasında basın aracılığı ile sürekli olarak Mahmut Civelek ve arkasındaki güçlere "serin sulu bulaklardan size selam yolluyorum" türünden mesajlar gönderirken, Yılmaz Bayram ve ekip arkadaşları ilk andan beri sürdürdükleri "pazarlık yok-uzlaşı yok-sandık var-sandıktan kim çıkarsa Gebze ilçe başkanı o olsun" tavrını ve dik duruşunu halen devam ettiriyorlar..
Yani Dilovası'nda parti içinde arkası güçlü olmayan Yasin Turak pes edecek ve de arkası İstanbul'dan kuvvetli olan eski Refah Partili Dilovası Belediye Başkanı Halit Yaşar'ın desteklediği ve aynı zamanda AKP Kocaeli Milletvekili Mehmet Ali Okur'un Gebze İmam Hatip lisesinden de okul arkadaşı olan mevcut ilçe başkanı İlhan Yıldırım yoluna devam edecek..
Geriye ne kaldı?
Gebze..
Peki niye en geriye kaldı?
Bilerek en geriye bıraktılar da ondan..
Hani Galatasaraylıların meşhur bir sloganı vardı "burası Alisamiyen burdan çıkış yok" diye..
İşte Gebze'de aynen öyle..
"Burası Gebze burdan çıkış yok"..
Burası başka yere benzemez hele hele Adana ve ilçelerine hiç benzemez..
Burayı Adana'nın Seyhan'ı gibi görürseniz ve Seyhan'a yaptığınızı burada da yapmaya kalkışırsanız, Eskihisar'a gerek bile kalmadan şuan için sadece yağmur suları ile hayat bulan Çakalderesi'nde boğulursunuz..
Burası Gebze..
1994'den 2002'ye kadar Milli Görüş'ün ve 2002'den de 2012'ye kadar AKP'nin kalesi..
Ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dokuz yıllık Başbakanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tıpkı Kanuni Sultan Süleyman'ın, batıyı kuşatmak için Macaristan'da ele geçirdiği Budin Kalesine verdiği o çok özel önem gibi Gebze'ye çok özel önem veriyor..
Gebze'nin o çok özel öneminin dün rahmetli Necmettin Erbakan ve Şevket Kazan farkında olduğu gibi bugün de onların öğrencisi olan Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç farkındalar..Bu kale bereketli bir kale ve bu kalede çok sayıda asker ve bol bol erzak var, mühimmat var ve cephane var..ve onlar çok iyi biliyorlar ki, Maltepe ve Kartal'dan sonra Gebze kalesini kaybettiğimiz an Kocaeli ve Sakarya Kalelerini de kaybederiz..
Onun için küstürmezler ve hatta küstüremezler Gebze Kalesinde yaşayanları ve de canları pahasına bugüne kadar bu kaleyi koruyanları..
Yani AKP Genel Merkezinden hiç bir kişi bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve imzası olmadan, Gebze'de seçilmiş bir ilçe başkanını ve yönetimini görevden alamaz..hele hele arsızlık, hırsızlık ve yolsuzluk türlerinden yüz kızartıcı bir suçu yok ise hiç alamaz..
Yani AKP Genel Merkezinden hiç bir kişi bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve imzası olmadan "Gebze ilçe kongresi illa ki tek liste ile yapılacak" şeklinde kanun hükmünde bir kararname çıkaramaz..
Yani AKP Genel Merkezinden hiç bir kişi bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve imzası olmadan "Gebze'de yapılacak olan ilçe kongresinin kapısından içeri Yılmaz Bayram giremez ve de listesini sunamaz" diye kongre salonunun kapısına polis dikemez..
Yani AKP Genel Merkezinden hiç bir kişi bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve imzası olmadan, Gebze'de ilçe kongresinden Başkan olarak çıkan kişiyi ve yönetimini görevden alamaz..
Benim tanıdığım ve bildiğim kadarı ile de Recep Tayyip Erdoğan'da bu işlerin hiç birisinin altına imza atmaz..
Evet mevcut tabloyu ve fotoğrafı birlikte okuduk. Artık sizden rica ediyorum ne olur bundan sonra bana "Cengiz bey ne olur Gebze ilçe kongresinin sonucu" şeklinde bir soru sormayın..