'vur' emrini kimin verdiğini açıkladı
ERDOĞAN'A ACI HABER
AKP KOCAELİ'DE ŞOK İSTİFA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

VEDA MEKTUBU

Bir evladın, ebediyete uğurladığı annesinin ardından veda sözcükleri döktürmesi ne zormuş.
03.01.2012 / 00:00


Hele bulutların ötesine seslenebilmek ve ona sesini duyurabilmek için gücünü sonuna kadar zorlayıp bir yandan da gözyaşlarına engel olmaya çalışırken bunu yapmak.

Hem de ayrılığın komasından henüz kurtulamamışken, ona sarılmaya daha doyamamışken.

Yani, O’na hep yakın durma arzusuyla yanıp tutuştuğu bir anda, ansızın en uzak düşmenin kahreden sızısından sıyrılamamışken.

Ne zormuş; bir hayatı bir kaderi paylaştığın birisinden “şimdiki zamanlı” cümleyi bir daha kuramayacak olmanın kahreden öfkesiyle, “geçmiş zamanlı” cümlelere mahkum edilmek.

Ne zormuş; zemheri mevsiminde ilkbaharı yaratarak göçüp giden o şefkat ve sevgi timsali annenin ardından beyhude ağıtlar yakarak hicranlı özlem satırları yaratabilmek…

Ne zormuş!

Gözpınarlarından oluk oluk akmaya çalışan gözyaşlarına hakim olmaya çalışırken, bir yandan da kalbini avuçlarında sıkıştırıp, insanın yüreğini dağlarcasına kendini avutmaya çalışması ne zormuş.

* * *

Ah anacığım,

Hayattan asla çok şey istemedin.

Elindekilere şükredip, varlıklarını da tıpkı bereketli Anadolu’m gibi etrafına serpiştirip mutlu insanlar yarattın ve yetinip mutlu oldun.

Melek gibi yaşadın, melek gibi uçuverdin gökyüzüne.

Sanki son günlerini yaşadığını hisseder gibiydin.

“Allah bana evlat acısı vermesin ve çocuklarımın omzunda mezara gömülmeyi nasip eylesin!” dedin ve bu dileklerini gerçekleştirerek göçüp gittin yıldızlar ülkesine.

“Kurban olurum sana” sözcükleriyle sevgi kapısını sürekli açık tutan ve her daim gülümseyen o yüzün solmuştu o gün.

Son anında kollarımın arasında hayata döndürme mücadelesi verdiğim andaki veda eden ama mutlu olarak gökyüzüne uçmaya çalışan, gül yanaklı çocuğa benzeyen o yüzün gözümün önünden hiç gitmiyor.

Öylece uçup gittin kollarımın arasından ve kalmak için hiç çaba göstermedin.

Belli ki mutluydun.

Belli ki huzurlu ayrılıyordun fani alemden bulutlar ötesine doğru göç ederken.

Ama ne yalan söyleyeyim alışamadım halen yokluğuna.

Bir çiçek gibi gülümseyen yüzün, tahta bir kutunun içinde binlerce kişinin omuzlarında defnedildiği yerde sessizce uyuduğuna inanamıyor insan.

Resimlere bakıp geçmişi yâd ederken, resimle gerçek arasındaki kahreden uyumsuzluğa isyan ediyor insan.

Yaşamın böylesi ayrılıklarda doyasıya bir vedalaşmayı bile çok gören hoyratlığı karşısında biçareliğimize ve yaşamdaki zavallılığımıza şaşırmıyor tevekkül getiriyorum.

Lakin böylesi bir yazgı karşısındaki çaresizliğimizle bir kez daha yüzleşiyor, yeniden gözyaşı döküyorum.

* * *

Uzun metrajlı bir film gibiydi yaşamı.

Şırnak’ta aşiret ağasının hiç Türkçe bilmeyen bir kızı olarak o topraklardan bir daha dönmemecesine ayrılırken, geride tüm ailesini bırakarak yeni bir yaşama kanat çırpmıştı.

Bu yüzden mahzun bir çift gözdü o benim için…

Yüreğinde bir hicran yarası, memleket sevdası hep vardı.

Güneydoğunun içimizdeki gerçek temsilcisiydi.

Cilo’nın zirvesi gibi engin, Fırat gibi bereketli, Dicle gibi yüreği zengindi. Mezopotamya’ydı.

Biz çocuklarını anne, baba ve kardeş özlemiyle bağrına basarak kendi iç acılarını unutmaya çalışıyordu.

Yine de yalnızlar rıhtımının kederli, garip yolcusuydu.

Nerde Kürtçe bir deyiş duysa, ağıt ve türkü olup kendini içine katık ederek göçüp gidiverirdi baba ocağına.

Zapsuyu’nun serinliğiyle içindeki ateşi söndürmeye çalışır, bir nebze de olsa içini ferahlatırdı.

Kasette hep o türkü vardı iç geçirerek dinlediği;

“Dilo em bımrın dilo heyran,

Le ve bahare mırın pır xeşe,

Dilo heyran la mülke bavu…”

(Yüreğim öleyim ben/Baharın ölmek ne güzel/Öleyim ama en güzel ölüm baba toprağında olandır)

Sevdiği tüm şeyleri ardında bıraktı. Özlemlerini de, sevdiklerini de, türkülerini de…

Biz ise ayrılığın acımasız zehrini ta içimizde hissederek yalnız kalıverdik.

2012 yi göremedi.

Ama tüm kardeşleri uzun yıllar sonra ilk kez bir yılbaşında baba ocağında bir araya getirdi.

O ise bir saksının içerisinde öbek öbek bir araya getirilmiş bir çiçek buketinin sulietinde aramızdaki yerini aldı.

Nasıl da zalim bir çark bu değil mi?

Günün birinde ebediyete göç edeceğini bile bile koca bir ömrünü çocuklarına feda ediyorsun.

İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor gerçek değerini anne sevgisin.

Her şeyle yeniden hesaplaşıyor, yaşamın muhasebesini yeniden teraziye koyuyorsun.

Unuttuğumuz isyanımız, terk ettiğimiz vicdanımız, hafife aldığımız sevdamızla yeniden yüzleşiyoruz.

İçimizde canlı duran tiyatro perdesinin üzerinde asılı duran iki maske gibiydi hayatı.

Birinde kahkahalarla gülen, diğerinde ise hüzünle ağlayan…

Gülerken bile dudaklarda hüzün, ağlarken de gülücük vardı.

Ahhh n’olur ellerine bir kez daha dokunabilsem!

Parmaklarını sıkıp avucumda saklasam, karanlıklar onun öldüğünü bilmese…

Sesini alabilsem yanık sesiyle haykırabilsem dağlara taşlara…

Haykırsam ki sesimi duysa ve rahat uyusa o gümüş saçlarına kına yakan nur yüzlü kadın.

Bilirim;

Çok sevdiğimiz bir insanın ardından hasret ve özlem mektubu yazmak çok zordur.

Her giden kocaman parçaları da hayatımızdan söküp alıp beraberinde götürür bizlerde.

O’nu hatırlatan anıların ansızın bastıran özlem nöbetlerinde bitap düşeriz.

Oysa her şey daha dün gibi…

Ses tonu kulağımızda yankılanmakta, kokusu bizi göğsüne sardığı günlerdeki gibi canlı ve şefkat yüklü…

Özlem içimizi ısrarla tırmalarken resimler aracılığıyla söyleşip, anıları canlı tutmaya çalışırız. Çalışırız çalışmasına da, eksik kalır özlemimizin diğer bir yanı.

Elimizden bir şey gelmiyor olmanın burukluğuyla iç geçirip tevekkül getiririz kaderin döngüsüne.

Biliriz bizim onu istediğimiz kadar o da bizi izleyip gülümsemekte, yukarıda bir yerlerden bize sevgisini göndermekte…

Biz ise ellerimizi Mevla’ya açıp bulutlar ötesine seslenmeye devam eder, dualarımızla kalp köprüsü kurar ona ulaşırız.

Giden yalnızca sıcak bir beden değil, onlarca kişinin birlikte tükettiği ortak bir mazidir aynı zamanda. Doğduğumuz andan buyana bebekliğimiz, çocukluğumuz ve gençliğimizdir; onunla birlikte yaşanan anılarımızdır, beraberinde giden.

Gidenin ardından ıssız bir vadiye dönüşen hayatın bahçesinde yeniden sevgiyle büyüyen yaseminler yetiştirmek zordur.

Ve zordur, geri dönmeyeceğini bildiğin halde umutla ardından sevda satırları döktürüp veda etmeye kendini bir türlü alıştıramamak.

Etiketler:
Bu yazi toplam 1365 defa okundu
YORUMLAR
Deniz Yıldız: 
"Sabır Diliyorum"
Merhaba Adil Abi, Yazdığın satırları göz yaşları içinde okudum.Acını paylaşıyoruz.En kısa zamanda gelicez yanına, Ömerden dolayı evden çıkamadık.Kusurumuza bakma.En kısa zamanda görüşmek dileğiyle.Allahtan sabırlar diliyorum.
22.01.2012 / 22:22
Handan Karahancı: 
"nur içinde yatsın"
:( çok güzel bir yazı olmuş dayıcım.. Allah Nur içinde yatırsın. Onu bu şekilde anlatan evlatları buradaki cennetiydi. Şimdi çok daha güzel bir yerde… Allah sizlere uzun ömürler versin
12.01.2012 / 10:56
GÜLŞEN ZAMAN: 
""
'Resimlere bakıp geçmişi yad ederken,resimle gerçek arasındaki kahreden uyumsuzluga İSYAN EDİYOR İNSAN'....Adil abi veda mektubunu okudum gerçekten içinde, sessiz kopan fırtınayı bu denli güzel bir uslupla bize aktarmış olmandan çok mutlu oldum.Umarım bunu okuyan bütün evlatlar annelerinin kıymetini ölmeden önce daha iyi anlamaya çalışırlar.Hayatlarında dilerim hiç keşke olmaz.Annene bu mektupla hayatı boyunca hiç alamayacı çok değerli bir hediye verdiğini düşünüyorum.Eminim bir anneyi bu denli mutlu edebilecek başka hiç birşey olamaz.Düşün ki;bir anne çocuğu ilk konuşmaya başladığında ilk anne deyişinde nasıl dünyalar onun oluyorsa eminim annene de bu duygular bir şekilde ayan olacak ve ruhu birkez daha şad olacaktır.ONUN VE BÜTÜN ÖLMÜŞLERİMİZİN MEKANI CENNET OLSUN...
09.01.2012 / 13:19
burak çabuk: 
"Başınız sağolsun"
Abi gerçektende sizin için çok zor olanı başarmışsınız annenizden bahsediyorsunuz yalan yok abi okurken bende hüzünlendim bende sizin olduğunuz durumda olsam ne yapardım bilemem çok zor bişey abi Tekrardan başınız sağolsun abim
09.01.2012 / 12:11
serkan Aygün: 
"böyle bir veda dostlar başın"
Adil kardeşim. Üzüntünü anlıyor ve paylaşıyorum Allah hepimize bölye ölüm nasip etsin. Tekrar başızı sağolsun.
07.01.2012 / 17:00
Ezgi Temizel: 
"Nasıl sööylenir bilemiyorum"
Yazılarını sürekli takip edip keyifle okuyorum. ama bu kez hüzün akan, duygu coşkusuyla taşmış bir nehir gördüm karşımda. o nehir beni de içine çekip alıp götürdü. Allah rahmet etsiz. tüm alineize ve size de allah sabır versin
07.01.2012 / 13:09
cantürk gülveren: 
"gözüm yaşardı"
adilciğm yazını okudum okurken gözümden 2 damla yaş geldi harikaydın herzaman derim herseye bircok kez sahip olma sanşın var ana baba tektir diye allahım rahmet eylesin yüreğine sağlık
07.01.2012 / 13:00
faik kurt: 
"Ne söylesk boş"
Arkadaşım, çok duygulanarak, ağlamamak için kendimi sıkarak okudum. anne sevgisi ve evlat sevgisi herşeyden önce gelri. yaş kaç olursa olsun. allah yerini cennette eylesin. tekrar baınız sğaolsun.
07.01.2012 / 12:19
Nüveyra ZAMAN: 
"Ağzına , kalemine sağlık ..."
Adil gözlerim doldu, yazının her satırını sindire sindire okudum.. Annem dünyanın en değerli, en özel annelerinden biriydi. Mekanı cennet olsun , onu hep sevgi ve özlemle anacağız. Herdaim kalbimizin en güzel yerinde olacak..
06.01.2012 / 19:50
Ramiz Tuncay: 
"yüreğim acıdı"
Kardeşim, yurtdışında olduğum için şimdi haberdar oldum. inan çok çok üzüldüm. başın sağ olsun. Allah yerini cennet eylesin. Hepimizin gideceği yer orası. Allah insana hayırlı ölüm ihsan eylesin deriz. Acısız ve ızdırapsız bir ölüm allah bize de nasip eder inşallah. Değerli anneciğin çok mükemmel bir insandı. çayı içip aşından içtim. hoş sohpetini dinledim. Yüreğim acıdı ama metanet diliyorum. sabır diliyorum. tüm ailenize başsağlığı diliyor amcanın da ellerinden öpüyorum. İstanbula geçersem mutlaka uğrayacağım.
05.01.2012 / 21:20
Defne TUrGUT: 
"allah rahmet eylesin"
başınız sağolsun...allah rahmet eylesin...Allah sevdiklerinizle sizlere uzun ömürler versin...
05.01.2012 / 12:09
ismail ekinci: 
"Başın sağolsun"
Adil Abi Başın Sağ Olsun Mekanı Cennet Olsun Annemizin. Allah Sabır Versin...
05.01.2012 / 12:08
şenol ışık: 
"allah rahmet eylesin"
abi tekrar allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun
05.01.2012 / 12:07
şenol yıldırım: 
"çok üzüldük"
başın sağolsun abi çok üzüldük. mekanı cennet olsun
05.01.2012 / 11:56
fırat yıldırım: 
"mekanı cennet olsun"
ALLAH rahmet eylesin meknı cennet olsun Adil abi başınız sağ olsun ALLAH sizlerre uzun ömürler versin
05.01.2012 / 11:55
kenan yıldırım: 
"sabır"
mrb.Adil abi başınız sağolsun,mekanı cennet olsun..Allah sizlere de sabır
05.01.2012 / 11:54
Özcan çağlar: 
"mekanı cennet olsun"
adıl abım basın sag olsun mekanı cennet olsun allah sızlere uzun omurler versın amcamında ellerınden operım onunda bası sag olsun allah sabırlar versın allaha amanet olun
05.01.2012 / 11:52
hüseyin türk: 
"başsağlığı"
Adil bey yeni öğrendim başınız sağ olsun.Allah rahmet eylesin.
05.01.2012 / 08:34
Bülent IŞIK: 
"Hep gurbette gibiydi"
Allah rahmet eylesin adil abi. Size “abim de babam da sizsiniz” derdi. Hep gurbetteydi!
04.01.2012 / 21:06
Nihat Zaman: 
"Beni çok hüzünlendirdin"
Çok güzel bir veda yazısı olmuş. Ağzına, yüreğine sağlık... Duygu dolu kardeşim benim!... Beni çok hüzünlendirdin. Ama duygulara da fren yok tabi. Ama olmasın da... Sevgiyle kal.
04.01.2012 / 20:39
Mahmut Sayır: 
"Çok duygulandım."
Adil Bey Merhaba, Devamlı görüştüğümüz vestel bayisi arkadaşlarımız vasıtasıyla geçtiğimiz günlerde annenizi kaybetmiş olduğunuzu öğrendim. Başınız sağolsun. Rabbim geride kalanlara ve kederli ailenize sabırlar versin. Haberpi.com sitesindeki yazılarınızı da yine bayi arkadaşlarımız vasıtasıyla öğrendim. Rahmetli annenize yazmış olduğunuz “Veda Mektubu” isimli yazınız beni çok duygulandırdı. Ben de 2004 yılında annemi kaybettim. Anneyi kaybetmenin acısı nedir iyi bilenlerdenim. Şahsen daha önce tanışmamış olmamıza rağmen acınızı yakinen paylaştığımı bilmenizi isterim. Bu kadar yazdıktan sonra müsadenizle kendimide tanıtmak istiyorum. Ben 15.06.2006-10.05.2010 tarihleri arasında Kirmaner Vestel Yetkili Servisinde Elektronik Atölye Şefi olarak çalıştım. 2010 yılının 5. Ayından beri İzmit Belsa Plaza da Doruk Elektroteknik isimli firmamda Notebook & PC anakart ve donanım tamiri ile uğraşmaktayım. Selçuk abi az çok beni tanır ancak isminizi duymakla beraber sizinle tanışmak nasip olmadı. Bir gün belsa plazaya uğrarsanız bir çayımı içmeye beklerim..:)
04.01.2012 / 20:37
ismetözgenç: 
""
adil bey aglattın beni allah ganigani rahmet eylesin
04.01.2012 / 19:02
Durukan Dudu: 
"Başın sağolsun"
Eline, kalemine sağlık Adil abi! Başın sağolsun...
04.01.2012 / 15:50
Aysel Kasım: 
"Melek gibi öbür dünyaya gitti"
Canım kardeşim yazının her satırını gözyaşları içerisinde aynı duygular içerisinde okudum... Kelimelerle anlatılamayan fedakarlık ve karşılıksız sevgiyi tarif et desen bana, herhalde sadece anne derdim... Beni teselli eden tek şey çok güzel bir ölümle bir melek gibi öbür dünyaya göç etmiş olması... Gözlerinden öpüyorum…
04.01.2012 / 15:37
Adil Zaman: 
"Herkese Sonsuz Teşekkürler"
Değerli dostlarım, Duygusal yoğunluğu had safhada yaşadığım böylesi bir anımda yanımda olup manevi destek verdiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yalnız Nihat Dağdeviren adlı okuyucumun affına sığınarak kendisine ayrı bir paragraf açma ihtiyacı hissettim. Elhamdülüllah Müslümanım ve semavi dinlere ait 3 kitabı da okuma ve irdeleme fırsatım olduğunu belirtmek isterim. Böylesi bir ortamda mistisizmi ve dini tartışmak da değil niyetim. Lakin dinimizi diğer dinlerden ayıran özelliklerden birisini de hatırlatmak isterim. Bu özelliği “ruhban sınıfı”nın olmayışıdır. Diğer dinlerde Allah ile kul arasında kilise ya da papazlar aracılık ederler. İslamiyette ise Allah ile kul arasına kimse girmez. O yüzden Sevgili Mustafa Bey Rab’bim benim ne demek istediğimi çok iyi bilir. Tafsilat ve aracıya bu yüzden de gerek kalmayacaktır. Tüm dileklerin için “Allah senden razı olsun. Allah dualarını kabul eder inşallah ve Annem Hz. Muhammet Mustafa’ya komşu olur. Sizinde tüm geçmişlerinize Allah rahmet eylesin
04.01.2012 / 15:32
MEHMET SARITOPRAK: 
"ACINI PAYLAŞIYORUM"
IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUN..ACINIZI PAYLAŞIYORUM..
04.01.2012 / 15:02
Gürcan İşparalı: 
"Hepisi nur içinde yatsın"
Zaman gelir yollar ayrılır kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım. Nur içinde yatsın.
04.01.2012 / 12:49
Zübeyit Çelik: 
"Işıklar içinde yatsın"
Işıklar içinde yatsın...
04.01.2012 / 12:45
Sadet Demirkol: 
"Duygularımız örtüşüyor"
Anacığın nur içinde yatsın kardeşim,sana da sabır diliyorum çünkü bize düşen tek şey sabır.Yazının tamamını okuyamadım boğazıma birşey tıkandı bıraktım.Biliyorsun kısa süre önce ben de aynı acıyı yaşadım ve duygularımız örtüşüyor.
04.01.2012 / 12:43
Funda EKİNCİ: 
"Baş sağlığı"
Adil bey başınız sağ olsun, allah sabırlar versin. Duygularınızı paylaşıyoruz. Allah sizlere uzun ömürler versin. Saygılar...
04.01.2012 / 12:41
Şirin Konyalı: 
"Mekanı cennet olsun"
Allah sabır versin. Çok zor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Mekanı cennet olsun.
04.01.2012 / 12:38
Nilay Dinçer Çelikel: 
"Okurken ağladım"
Söyleyecek bir şey bulamadım....okurken ağladım....
04.01.2012 / 12:25
Suzan Aslan: 
"İç kavurucu nitelikte"
Bu acının tarifini yapmışsınız adeta.. Yaşamadan da yaşayabiliyor ve gözyaşlarına hakim olamıyor insan.. İç kavurucu nitelikte bir yazı olmuş.. Nur içinde yatsın anneniz..
04.01.2012 / 12:22
HAMİYET GÖKSU: 
"Alah Sabır versin"
Adil bey başınız sağolsun, yaşınız kaç olursa olsun anneniz öldüğünde aniden büyüyorsunuz çünkü artık kimse size oğlum ya da kızım demiyor, allah sabır versin rahat uyusun yattığı yerde tüm anneler:((
04.01.2012 / 11:56
Güner Anlar Baş: 
"Başınız sağolsun"
adil başın sağolsun aynı tarihlerde ben de annemi kaybettim acını paylaşıyoruz
04.01.2012 / 11:51
Kadriye Işık: 
"Hepisi nur içnde yatsın"
Çok etkileyici, söyleyecek çok şey yok yazdıklarının üzerine Adil abi. canım babamı kaybettikten sonra yaşadığım duygularımı anlattın adeta. Ancak yaşayan anlar bu duyguyu, ölüm öyle acı ki insanın içine kocaman bir kor ateşi gibi düşer ve söyledikleri gibi ateş düştüğü yeri yakar...Dilerim hiç kimse bu duyguları tatmasın nasıl olduğunu anlamasın...Kaybettiğimiz canlarımız nur içinde yatsınlar...
04.01.2012 / 11:26
Arda Güngördü: 
"Mekanı cennet olsun"
Allah Rahmet eylesin arkadaşım, çok üzüldüm. Mekanı cennet olsun...
04.01.2012 / 11:20
Medine Kızıldağ: 
"Nur içinde uyusun"
çok güzel ve çok duygulu arkadaşım nur içinde uyusun..
04.01.2012 / 11:04
Ayşe Altan: 
"ACININ BİR KISMINI OMUZLARIMA ALDIM"
canım arkadaşım, acını yüreğimde duydum, acına satırlarında dokundum. belki duyduğun acıyı tamamen ortadan kaldırmaz bu ama en azından bir kısmını omuzlarından aldım, kendi omuzlarıma...
04.01.2012 / 11:02
Murat Tosunoğlu: 
"Başınız sağolsun"
Acınızı paylaşıyorum. Allah Rahmet etsin. Nur içinde yatsın.
04.01.2012 / 10:52
Erdal UZUNOĞULLARI: 
"Başın sağolsun kardeşim"
Adilciğim başın sağolsun, Allah kalanlara sabır versin. Yazından çok etkilendim. Yazını okuduktan sonra Annemi arama ihtiyacı duydum. kendi kendime şu soruyu sordum. Annesini yitiren için, bütün ölümler vakitsiz değil midir? Tabi vakitsizdir kardeşim..Annelerini yitirenlerin yürekleri de yanar örnek mi istiyorsunuz? Yazını okumak yeterli...... İçime neler doldu, Hayat bana dert oldu; Mor sümbüllü vatanım Sensiz bir gurbet oldu
04.01.2012 / 10:00
Nihat DAĞDEVİREN: 
"GÜZEL BİR YAZI FAKAAAATTTA"
Öncelikle başsağılığı diliyor geride kalan ailesine sabrı cemil niyaz ediyorum. Sanırım evladı söyleyememiş ben söylüyeyim. Böyle cefakar kadının yeri cennet mekandır. hep bulutların ötesinden bahsetmişsiniz. Dilinizemi dolanıyor öbür dünyadan bahsetmeniz cennetten bahsetmeniz. Anadır bu o kadar güzel söz yazdınızda bir cennetimi çok gördünüz. Acaba cennetten bahsederken öbür dünyadan bahsederken siz yobaz bir görünüm çizerim korkusunamı kapıldınız. Anlayamıyorum bu aydın gözükmeye çalışan insanları yahu kardeşim korkmayın inanıyorsanız ve iman etmiş iseniz inandığınız ölçüde yeriniz ya cennet olur yada cehennem. Bence entel takılmaya çalışan aydın gözükmeye çalışan bir evlat portresi var karşımda. İnancı ve imanı zayıf olan. Her ne olursa olsun sizin söyleyemediğiniz o cennete Anneniz inşallah kavuşur. Annenizin Mekanı cennet olsun.. Toprağı bol olsun. İnşallah Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafayada komşu olur....
03.01.2012 / 23:30
Yazarın Diğer Yazıları
DEDİKODUCU GAZETECİ!
Son zamanlarda “gazetecilik” konusunda o kadar çok sap ile saman birbirine karıştırıldı ki, üç beş kelam etmek zorunda kaldım.. Samanlık, gazeteciliği herhangi bir partinin fikriyatı ile özdeşleştirmek olurken, saplık ise gazetecilik maskesi altında o fikriyatın militanlığına soyunmaktır..
YAZARLAR
İŞTE AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU
Ak Parti Genel Merkezi’nin, mevcut ilçe başkanı Yılmaz Bayram'ın tekrar aday olmasının tüm yollarını kapayarak Gebze’de Ekrem Özenir’i aday göstermesi üzerine özellikle Milletvekilleri Fikri Işık ve Mehmet Ali Okur ile AKP İl Başkanı Mahmut Civelek'e tepkiler dinmiyor. Bu konu ile ilgili yaptığımız haberlere gelen yorumlar ise sayfalar dolusu. Lakin değişik değişik haberlerin altında ve bir bütünlük arzetmiyor. Biz yorumlarınızın ve tepkilerinizin bir noktada toplanarak ses getirmesi amacıyla haberpi.com olarak bir ilki gerçekleştirerek buradan "AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU" sayfasını açıyoruz. Aşağıdaki yorum ekle kısmına kongre süreci ve adayla ilgili düşüncelerinizi yazarak buradan yayınlayabilirsiniz. Hakaret ve belgesiz suçlama içermediği sürece kongre günü olan 27.Kasım tarihine kadar bu sayfa sizlere ve yorumlarınıza açık olacaktır..