Ve tıpkı doğa gibi onlar da sürekli doğma, büyüme, genleşme ve enleşme sancısı çekerler ve sonrası malum. Yani her canlının başına gelenler onların da başına gelir..
GESİAD GEBZE CEMAATTEN DOĞDU
Her ne kadar kurucu başkan Ömer Faruk Başaran "yok canım GESİAD Gebze'yi ben kurdum" diye itiraz edecek olsa dahi GESİAD'ın arkasındaki kurucu gücün, bugün kendilerine "Hizmet Gönüllüleri" adını da yakıştıran Fethullah hoca cemaatinin olduğunu bilmeyen yoktur sanırız. Neyse bilmeyenler de bugün bu köşeden öğrenmiş oldu..
GESİAD VE CEMAATTE ŞİMDİ SANCI VAR
Fethullah Hocanın başlattığı "HİZMET" hareketini 1960'lı yıllardan bugüne getirmek kolay olmadı. Kuruyemişçi, kasap ve bakkalların gönüllü bağışları ile hizmet yapmaya çalışan hareketin bugün Bankaları, fabrikaları, Üniversiteleri, tıbbiyelileri, mülkiyelileri, hakimleri, savcıları, polisleri, futbolcuları ve hatta artist ile aktörleri dahi var..
İşte sıkıntıda tüm bunlardan kaynaklanıyor..
Cemaat doğma, büyüme ve genleşme sancısından sonra şimdi de enleşme sancısı çekiyor. Yani cemaat artık kabına sığmıyor ve kelimenin tam anlamıyla kabın içinde "benim yerim dar, sen azıcık o tarafa çekil" kavgası var..
GESİAD VE CEMAATTE ŞİMDİ KUŞAK ÇATIŞMASI VAR
İşte bu "benim yerim dar" kavgası ise "kuşaklar" düzleminde yürüyor.
Kuşaklar;
Yaşlı kuşaklar..
Orta kuşaklar..
Genç kuşaklar..
Yaşlı yani kurucu kuşaklar ile orta kuşaklar az çok birbirlerini anlıyorlar ve de birbirlerinin söylemlerine ve eylemlerine hak verebiliyorlar. Lakin bu genç kuşaklar da problem var. Karşılıklı olarak öyle problemliler ki; ne genç kuşaklar onları anlayabiliyor ne de onlar genç kuşakları..
Yaşlı ve orta kuşaklar bir türlü kabullenemiyorlar; dinden, hoşgörüden sevgiden ve saygıdan bihaber olan kişilere ve hatta rakıcı ve şarapçılara dahi "cemaatimiz büyüyor" gerekçesi ile cemaatin kapılarının açılmasını..
Genç kuşaklar ise biraz hazıra kondukları ve sırtlarını da dünyanın jandarması Amerika'ya dayadıkları için bir türlü anlam veremiyorlar, yaşlı kuşaktaki abilerinin ve amcalarının halen bakkal, kasap ve kuruyemişçiler ile haşır neşir bir şekilde hizmet yapmaya çalışmalarını. Hele hele hem parasal hem de siyasal açıdan Cemaatin bu kadar güçlü olduğu bir dönem de, kendilerine geçmişte sıkıntı vermiş olan siyasetçilere, bürokratlara, askerlere, aydınlara ve gazetecilere karşı bile halen "sevgi-hoşgörü" penceresinden bakmalarını hiç anlamlandıramıyorlar..
Yaşlı ve orta kuşaklar farkında bir gün her şeyin aslına rücu edeceğinin..
Genç kuşaklar ise "hazır Amerika arkamızda iken kendimize 1000 yıl sürecek bir iktidar kuralım" hinliğindeler..
Oysa 1.000.000.000'luk silahlı güce sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri bile 1000 yıl sürdüremediler o iddialı oldukları 28 Şubatlarını..
Evet bu konu ile ilgili olarak şimdilik yazacaklarım bu kadar. Zaten arif olanlar da her şeyi anladılar sanırım..
Anlayacağımız odur ki; GESİAD Başkanı Halit Uçar biraz fazla uçmasından biraz da kuşak çatışmasından gitti. Övünmek gibi olmasın ama 17 Ekim 2011 tarihinde yazdığım "HALİT UÇAR HEPSİNİ TOPLADI" başlıklı haberimizde bugün olacak olanlara da dikkat çekmiştim..
Hadi kalın sağlıcakla..