Görünen o ki, bu savaş Şubat 2012'ye kadar devam edecek.. Ama asıl önemli olan, bu kavganın arkasındaki asıl nedenler.. Yan yana, omuz omuza kendi partileri için mücadele edenlerin birden bire kendi aralarında kavgaya başlamış olması ilginç.. ama asıl üzerinde durulması gereken ise bu işin artık ‘bizden ve bizden değil’e kadar varmasıdır.. Koltuk sevdası veya koltukta oturanların yanına ilişmenin vazgeçilmezliği birçok insanı üryanlaştırdı..Gerçekleri en çarpıcı halleriyle ortaya koydu..
Şimdi büyük bir kavga var.
İlçe başkanı ve ilçe yöneticisi olmak gibi kutsal (!) bir kavga..
Peki bu büyük kavganın ve hatta artık savaşa dönüşmüş, herkesin kendi taraftarını toplayıp bekleştiği, o büyük günün yani kongre tarihinin gelip çatmasını iple çektiği mücadelenin sonunda hangi büyük ödül var?
Sadece Usta’nın (Parti başkanlarının bugünlerde sıklıkla kullandığı Başbakan Erdoğan’ın yeni ünvanı) ilçe başkanı olmak ünvanına sahip olmak mı?
Yoksa o koltuğa oturanlar aynı zamanda Karun hazinesinin üstüne mi oturmuş oluyor?
Yönetim kurulu üyeliğini kapan ‘Ali Baba ve Kırk haramiler’ masalının kahramanı mı oluyor?
Kavgaya
Dövüşe
Açıklamalara
Diretmelere
Gece yarılarına kadar ve hatta günlerce süren ikna çabalarına bakılırsa, AKP’de bir koltuğa oturmak veya koltukta oturana ilişmek böyle bir rüyaya dönüştü..
Ali baba oturacak
Otuz veya kırk ve tabi ki onların da yakınları, dostları, akrabaları o hazinenin kapısından hooop içeri dalmış olacaklar.. parola çok basit; Açıl Susam açıl..Masalın sonunu biliyorsunuz zaten..
Buraya kadar söylediklerimize kimsenin itirazı var mı?
Yok
Olamaz da?
Gençlik kolları başkanlık seçiminden bu yana süregelen kavgalara bakıldığında
Kadın kollarındaki inanılmaz yarışları hatırladığımızda
Son dakikada ertelen kongreleri gördüğümüzde
Ama illaki tek listeye dönüştürülen kongre savaşlarına bakılırsa Osmanlı’daki saltanat kavgasına taş çıkartacak cinsten..
Hatta bir adım daha ileri gidersek
Tarihin o tozlu sayfalarına bakarsak bu manzara ile "Miryokefalon savaşı" arasında da pek çok benzerlik bulabiliriz.
Nedeni ise çok basit. Miryokefalon’un anlamı ‘Bin kafatası tepesi’ dir.. ünlü tarih hocamız Bedri hoca bu savaşı anlatırken bin kafatası tepesi açıklamasını yapmadan başlamazdı konuşmaya.. Ve şunu eklerdi; Evet çocuklar, Miryokefalon çok mühimdir çünkü; Malazgirt savaşı Anadolu’nun kapısı; Miryokefalon; tapusudur. Ve bu savaştan sonra Anadolu topraklarına ‘ Türkiye’ denilmeye başlanmıştır..’diye keyiflenirdi.. Biz sıkılırdık ama o asla vazgeçmezdi anlatmaktan ve tarih haritasının üzerinde daireler çizerek yerini gösterir beynimize öyle kazıtırdı Miryokefalonu.. Onun için hiç birimiz unutmadık bu savaşı.
Bugün AKP’deki koltuk savaşı ile bu savaş arasındaki kafakoparma ve tapuyu alma benzerliği çok şaşırtıcı
Evet, AKP kongrelerinde işte bin kafatası savaşı var.
Başını kaldıranların kellesi gidiyor.
AK Partide şu anda görevden uzaklaştırılanlar, adaylıklarını açıkladıklarında ikna edilerek kazığa alınmak istenenler, Malazgirt savaşına katılanlar, gelenler /getirilenler ise AK Partinin tapusunu alacak olanlar..
İzlediğimiz tablodan bu çıkıyor..
il başkanı ve merkezin belirlediği isimler bir nevi Miryokefalon Muharebesinin şanlı komutanı II. Kılıç Arslan pozisyonunda..
Savaşacaklar ve tapuyu alıp koltuğa oturacaklar..
Yani AKP bu mücadelede zaferini, kendi içinden kopardığı’ binkafatası tepesi’ne çıkarak ilan edecek..
Acıklı gibi dursada gerçek bu.. Politika böyle bir şey değil midir zaten? Giden gider, kalan sağlar bizimdir!