Şüphesiz ki AKP Gebze ilçe başkan adaylığı için AKP Genel Merkezi tarafından dayatılan isim olan Ekrem Özenir, ilçe başkan adayı olması engellenmek istenen Yılmaz Bayram ve Kocaeli genelinde bu dayatma seyrinin dümen kaptanlığını üstlenen İl Başkanı Mahmut Civelek, ertelenen kongre sonrasında en çok konuşulan ve tartışılan üç isim oldu..
Haberpi.com olarak bu sürecin ta başından beri tüm gelişmeleri çok yönlü kaynaklardan en iyi takip eden ve edindiğimiz bilgileri tarafsız ve objektif bir şekilde gece gündüz zaman kavramı gözetmeksizin günün 24 saatinde en hızlı haber giren bir habercilik sergilediğimiz içindir ki, yaptığımız her haber yeniden gündem oluşturdu..
Habercilik anlayışımızın, tarafsızlıktan ödün vermemek üzerine kurulu olmasına karşın yorum köşelerimizde özgür olduğumuzu sık sık dile getirdik. Ve yine dedik ki, AKP üyesi bir partili olmadığımız ve 2014 yerel seçimlerinde de Gebze Belediye Başkanlığı koltuğuna bize maddi olanaklar sağlayacak bir aday önerme ve kabul ettirme gibi kişisel bir rant derdimiz de olmadığı için kimin AKP Gebze ilçe başkanı olacağı bizim zerre kadar umurumuzda değil..
Lakin benim demokrat ülkemde bu ülkeyi yöneten parti olan AKP, kendi teşkilatlarına ve partililerine karşı baskı ve dayatma yöntemi ile bir sindirme hamlesine girişmişti. Bu demokrasimize hele hele Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bizlere hedef gösterdiği "ileri demokrasi düzeni"ne yakışmayacak anti-dmokratik bir durumdu. Ve bu kentin bir aydını olarak burada ilkesel bir duruş sergilememiz gerekiyordu ki, biz de onu yaparak ta baştan beri "tek liste dayatması doğru değil. Bırakınız partilileriniz ve partili delegeleriniz özgür bir ortamda ve en özgür bir şekilde kendi başkanlarını kendileri seçsinler" diye yazdık ve yazmaya da devam edeceğiz..
Yani biz ne Yılmaz Bayramcı idik ne de 30 yıllık arkadaşımız olan Ekrem Özenir'in düşmanı..
İşte bundan dolayıdır ki, kişilerin kişiliklerini incitecek, onurlarını zedeleyecek ve şahsiyetlerini yere serecek tarzdaki tüm haber ve yorumlardan özenle kaçındık. İşte bundan dolayıdır ki, haberpi.com haber sütunlarında ve yorum köşelerinde yer alan kongre haberlerinin altına okurlarımız tarafından gönderilen ölçüsüzce hakaret ve belgesiz suçlama içeren okur yorumlarını yayına sokmadık.
İşte böylesi bir yayını ilke edindiğimiz bir noktada dün akşam bize telefonlar gelmeye başladı "falancanın yazdığına göre AKP Genel Merkezinin Gebze ilçe başkan adayı Ekrem Özenir, Gebze Belediyesi olan ilişkilerini kullanarak haksız bir şekilde arazisini genişletmiş ve oraya da benzin istasyonu yapmış" diye..
Şaşırmıştım...şaşırmıştım çünkü Ekrem Özenir'i 30 yıldan beri tanıyordum ve farklı bloklarda olsak dahi bitişik inşa edildiği için onunla 20 yıldan beri aynı apartmanda oturuyordum ve de benim gibi uçan sineğin vızıltısını bile takip edebilecek bir gözlem yeteneği olan acar bir gazeteci, hem arkadaşının hem de kapı komşusunun bir benzin istasyonu olduğunu nasıl bilmiyordu..
Bilmeliydim çünkü bilseydim eğer evimin ve işyerimin boya badana malzemelerini sırf "komşum" diye ondan satın aldığım gibi arabamın deposunu da kesinlikle "komşum kazansın" diyerek onun benzin istasyonundan doldurturdum..
Hadi ben bilmiyordum diyelim. Peki Ekrem Özenir'in hanımı Safiye Özenir yengemizde mi bilmiyordu eşinin Gebze'de bir benzin istasyonu olduğunu? Yo..yok..kesin bilmiyordur canım, bilse hiç gidip başkasının benzin istasyonundan ve hatta ismini bile vereyim Mualla Ateş benzin istasyonundan benzin alır mıydı kendi arabasına?
Kesin almazdı. Çünkü Safiye yenge yıllardan beri çarşı, pazar, mutfak ve çoluk çocuğun her türlü gereksinimlerini karşılama işlerini üstlendiği için çok çok iyi bilirdi, kendi benzin istasyonlarından arabasını beleş dolduracağını ya da maliyetinin daha ucuza geleceğini..
Yok tüm bunlara rağmen Ekrem Özenir hem beni gibi bir gazeteciyi hem de 30 yıllık hayat arkadaşı olan Safiye yengeyi kandırabilmişse, ona da şapka çıkarmak lazım..
Tüm bu kargaşalar üzerine "ya Ekrem ne işin vardı şimdi siyasetin kurtlar sofrasında, adamı böyle olmadık tefe koyarlar" diye düşünüyordum ki, cep telefonumun o meşhur dandınıdindon şeklindeki nokia müziği ile kendime geldim..
İphone mi?
Yok..yok benim iphonem yok....bir gün belediye başkanı gazetecisi olursak ya da yurt dışından enişte bulursak iphonemiz de olur herhalde(!) neyse..
Ekrem Özenir'in canının sıkkınlığı sesinin tonuna yansımıştı ve "Yücak ben kendimden eminim. Kimin ne dediği ve ne yazdığı zerre kadar umurumda değil. Kimseye de bir şey açıklama zorunluluğu hissetmiyorum ama senin bilmeni istiyorum. Benim benzin istasyonum falan yok. O dedikleri arsa rahmetli Babamdan bize mirastır ve biz yaklaşık olarak o arsayı sekiz sene önce sattık. Üç kardeş olarak o parayı da Gebze'de halen yarım olan inşaatımıza yatırdık. Ha....şimdi o arsayı alan Ahmet bey oraya benzin istasyonu yaptırmış. Bana ne kardeşim? Tapu kayıtları orda, ben arsayı sekiz sene önce satmışım, alan adam ister benzin istasyonu yapar isterse gökdelen diker" şeklinde hayıflandığında "sakin ol....haklısın..meraklısı gitsin tapu kayıtlarına baksın" dedim ve geçtik en önemli konuya..
UZLAŞI TOPLANTIM İYİ GEÇTİ
-Gene patlatmışsın haberini ve yapmışın yapacağını, nereden çıkardın benim 150 kişiyi toplayacağımı? Ben 80 diye hesaplamıştım katılım sayısını ve 50 küsur arkadaş geldi.
-Haber direk senden değil de başka yollardan dolaşarak gelince olur böyle rakamsal sapmalar. Lakin önemli olan haberin doğruluğu..
-Uzlaşı için yemekli toplantı haberin doğruydu tabi. Sayı önemli değildi. Benim beklediğim arkadaşların bir kaç kişi haricinde hepsi geldi. Gebze'de parti kurucusu olan 12 arkadaştan 10 tanesi oradaydı. Kalan 2 arkadaşım ise çok özel ve önemli mazeretlerini bildirdiler. Yılmaz Bayram başkanımız önce geleceğim demişti ama son anda rahatsızlığını bildirdi. Öyle sizin yazdığınız gibi olumsuz bir hava falan da yoktu..
-Olsa bile "olumsuz geçti" der misiniz Ekrem bey, dediğimde karşılıklı gülüyoruz ve iyi geceler dedikten sonra telefonu kapatıyoruz.
Ekrem Özenir bana bunları anlatırken "sana bunları yaz diye anlatmıyorum...ha istersen yazabilirsin de..ben senin işini çok sevdiğini ve iyi yaptığını bildiğim için sana bu konuda hiç bir şey söylemem" demiş olmasına karşın gece boyunca epey düşündüm ve vicdanımın sesi "AKP'nin tek liste dayatmasını nasıl haksız bulup yazdıysan, burada da Ekrem Özenir'e karşı bir haksızlık varsa onu da yazmak zorundasın" dediğim için yazdım işte..
Evet bir taraftan "Ekrem Özenir'den toplantı fiyaskousu" şeklinde başlık atarak haber yaptığımız ve "tek listecilerin dayatma adayı Ekrem Özenir" diye yazdığımız gibi öte taraftan ona karşı yapılan bir haksızlığa da "haksız" deriz. İşte biz böyle bir gazetecilik anlayışındayız..Kimse bizi ele geçirmeyi aklından bile geçirmesin. Biz ele avuca sığmaz cinsteniz..