Her zaman her yerde ve hatta katıldığım tüm seminer ve konferanslarda bana "gazeteciliğin en zevkli yönü hangisidir" diye sorulduğunda anında ve tereddütsüz bir şeklde cevap vermişimdir "siyasi yönü" diye. Ve şimdi de ekliyorum "iyi bir gazeteci aynı zaman da iyi de bir siyasetçidir" diye..Oysa ki yarım asırlık ömrümde, Cem Boyner ile birlikte bir yıllık "Yeni Demokrasi Hareketi" girişimimiz hariç hiç bir siyasi parti üyeliğimiz dahi söz konusu olmadı..
Peki o zaman bir gazeteci nasıl iyi bir siyasetçi oluyor ya da siyaset yapmaktan zevk alıyor değil mi?
Siyaseti ve siyasetçiyi izleyerek ve araştırarak oluyor..
Son zamanlar da bana en sıkça sorulan sorulardan birisiydi "bazı siyasi gelişmeleri nasıl önceden kestirebiliyorsunuz" diye..
Vallahi 2004 yılında Darıca Belediye Başkanı İbrahim Pehlivan'ın Gebze'ye kaydırılacağını, AKP Genel Merkezinden kimse bana söylememişti ama çok önceden "Pehlivan Gebze minderine çıktı" diye yazı başlığı atmış ve hatta daha sonra dergi kapağı yapmıştım.
Keza aynı şekilde Gebze gibi siyasi ve rantın en yüksek olduğu bir bölgede "BEN AK PARTİLİYİM" diye söze başlayan ve hatta neredeyse "BEN AK PARTİLİYİM" şeklinde bir levha yazdırıp ve dahası plaka gibi kıçına takıp gezmeyi bile göze alabilecek gazetecilerin olduğu bir yerde, AKP Genel Merkezinden hiç kimse benim gibi Ak Parti'yi illa ki hep AKP diye yazan bir gazeteciyi arayarak "Ekrem Özenir bizim AKP Gebze İlçe Başkan adayımız olacak" diye bir tiyo vermedi..Ama biz tiyosuz bile yazdık..hem de dört ay önceden..
Peki nasıl anladık da yazdık?
Siyaseti iyi izleyip, orta yerde asılı duran siyasi tabloyu iyi okuduğumuz için yazdık..
Ve geçtiğimiz aylarda bu ülkenin koskoca İçişleri Bakanı Darıca'ya gelmesine rağmen herkes "Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak'ın annesinin cenazesine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'de katıldı" diye yazdı ama kimse yorumlamadı veya yorumlayamadı niçin geldiğinin perde arkasını..Öyle ya memlekette bunca terör olayı varken ve canlı bombalar dağlarda, ovalarda ve caddelerde fink atarken, İçişleri Bakanı Darıca'ya geliyordu..
Sakın yanlış anlamayın gelmesini eleştirmiyorum. Dostun acı gününde onun yanında olmak çok insani bir şeydir ve İçişleri Bakanı da insandır..
İşte ben daha sonra Başkan Şükrü Karabacak'a bu acı gününde ziyareti yapan Bakan İdris Naim Şahin'i yazdığımda da bu "dostluk" sözcüğüne vurgu yapmıştım. Evet bu ziyaretin görünen yüzünde "İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'den, Başkan Şükrü Karabacak'a açık destek" varken, perde arkasında ise ta 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı çatısı altında başlayan bir dostluk ve arkadaşlık yatıyordu. O yıllarda Darıcalı genç atlet Şükrü Karabacak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atletizm spor kulübü için koşarken ve hafta sonları da Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a koşu ve yürüyüş sporu yaptırırken, İdris Naim Şahin'de aynı belediyenin en önemli bürokratlarından birisi idi..
Peki şimdi hiç gündemde yok iken niye daldık Darıca'ya değil mi?
Öyle ya gündem AKP Kocaeli İl Başkanı Mahmut Civelek'in tek liste dayatmasına ve iptal edilen AKP İlçe kongrelerine odaklanmışken biz şimdi kalkıp "İŞTE DARICA İŞTE BAŞKAN İŞTE TEŞKİLAT" diye başlık atarak neredeyse secere yazıyoruz..ne alaka değil mi?
Çok alaka efendim çok alaka..hem de konu ile direk alaka..
Herkes iptal edilen Derince, Dilovası ve Gebze kongrelerini yazarken ben yine hiç gündemde yokken "Çayırova ilçe kongresi içinde çift liste hazırlanıyor" diye başlık attığımda da "yine mi" diye homurdananlar olmuştu. Lakin daha sonra Bünyamin Çiftçi ya da Turan Aydın diye isim bilem verdik..
Neyse yine geliyorum Darıca'ya..
Efendim hiç kimse merak salmadı "Kocaeli'de AKP'nin neredeyse tüm ilçe teşkilatlarında baş gösteren bu kargaşaya rağmen Darıca niye sessiz ve sakin" diye..Öyle ya her saat başı her ilçeden bir kargaşa ya da polemik haberi geliyor, Darıca'dan ise "tık" yok..
Darıca çok mu siyaset dışı?
Değil..asla..Darıca her zaman siyasetin hem de Türkiye boyutunda siyasetin yatağı ve ev sahibi olmuştur..Recep Tayyip Erdoğan'ın Belediye Başkanı iken bunaldığı zaman gizlice Darıca'ya gelip dönemin Belediye Başkanı İbrahim Pehlivan'ın konuğu olduğunu kimse unutmasın..
Evet Darıca her zaman siyaset içi ama her zaman sakin, sessiz ve derinden bir siyaset tarzını benimsemiş durumda. Çünkü Darıca'nın geçmişte İbrahim Pehlivan ve şimdi de Şükrü Karabacak gibi en etkin siyasetçileri her zaman sessiz ve sakinliği yeğlemişlerdir..
Kocaeli'nin tüm ilçelerinde kongre kargaşası yaşandı ama Darıca'da yaşanmadı. Çünkü Darıca Belediyesininin AKP'li Başkanı Şükrü Karabacak hem Darıca'ya, hem Belediyesine hem de parti ilçe teşkilatına hakim durumda..
Peki nasıl sağlamış bu hakimiyeti Darıcalılar, Belediyesi ve partilileri üzerinde?
Bu işi dayakla ve dayatmayla yapamayacağına ve olsa dahi bu kadar uzun süreli olamayacağına göre bu işin yöntemi belli..
Herkesi sayacaksın, seveceksin ve anlayış göstereceksin ki; saygı, sevgi ve anlayış bulasın..
Herkesin beklentisine karşılık vereceksin ki, onlar da senin beklentini karşılasınlar..
Şükrü Karabacak'ın, Darıcalıların arzu etmiş oldukları hizmeti sunduğundan kuşku duyanınız var mı acaba?
Darıca meydanda...yapılanlar meydanda..Darıca Belediyesi meydanda..
Şükrü Karabacak'ın siyaset tarzı ona ve onunla birlikte siyaset yapan tüm arkadaşlarına her dönem pik yaptırdığına göre Başkan Şükrü Karabcak'da orada Darıca AKP'de orada, Darıcalı AKP'liler de orada..
O zaman ben "İŞTE DARICA İŞTE BAŞKAN İŞTE TEŞKİLAT" diye başlık atarım arkadaş. Ve başlık atmakla kalmam 2014 yılı için şimdiden "ŞÜKRÜ KARABACAK'A DİKKAT" çekerim arkadaş..İtiraz edecek olanlara da "günü gelince gelin konuşalım" derim..
Geçenlerde başabaşa bir yemek yedik Şükrü Başkan ile. Ben siyasetten konu açtkça keyiflenip heyecanlanıyordum o ise Darıca'yı ve Darıca'ya yapılanları ve yapılacak olan hizmetleri anlatıkça..