Dün Van'ı vurdu deprem ve yüzlerce insanımızı yine kaybettik. Hem de fazla kat, eksik çimento, ince demir v.s türünden yine bildik nedenlerden dolayı..
Ve vatandaş bağırıyordu enkaz başından acı bir şekilde "devlet nerede" diye..
Devlet!..
Hani şu depremde kendi hasatenesi bile yıkılan devlet!..
Öyle ya sıkıştığımız zaman ilk akla gelen sihirli sözcük hep "devlet" olmuştur..
Uzaklarda arama sakın..Devlet hep aynı yerde...Yani işinin başında..Devleti yöneten siyasetçiler ile onlara bağımlı hale getirilen askeri ve sivil bürokratların kendisine yüklediği işlerle meşgul devlet..
Hani şu hizmetler çatısı altında ihaleler falan yapılıyor ya işte o iş..
Hani şu özel telefonlar dinlendikten ve bilgisayarlara el konulduktan sonra özel dosyalar açılarak, özel operasyonlar düzenlenerek, özel birileri içeri alınıp, özel birileri salıverliyorya işte o iş..
Hani şu teröre kurban verdiğimiz her şehidimizden sonra "bıçak kemiğe dayandı" ve en son olarak da "intikamı korkunç olacak" diyerek yurt içinde ve dışında dağlara taşlara bomba yağdırıyor ya işte o iş..
Anladın mı vatandaş, devletin işi var işi!..
Seninkide mi iş?
Haklısın seninki de iş ama her zaman her yerde savsaklanan iş. Yani yukarıda saydığım bunca önemli işin yanında devlet kalkıp senin fazla katlı, eksik çimentolu, ince demirli inşaatınla mı ilgilenecek?
Fazla katı sen istemişsin, belediye de vermiş. Mecbur verecek, vermediği takdirde ya "sana seçimlerde oy yok" diye tehdit ediyorsun ya da İmar Müdürüne veya etki ya da yetki sahibi bir başka belediyeciye "hadi şu bizim katı çıkarttırıver" diye rüşvet teklif ediyorsun..
Araba alırken ıcığını cıcığını incelediğin yerde, neden günün 24 saatinde oturacağın ve hatta depremde başına yıkılabileceğini bildiğin halde o evin inşaat kalitesini araştırmazsın ki?
17 Ağustos Marmara Depreminin bize mirası olan Deprem Dede Mete Işıkara televizyonları kanal kanal gezip "deprem öldürmez, bina öldürür" diye bas bas bağırmıyor mu?
Dinleyen kim, anlayan kim?
Dün Van depreminin görüntülerini izlerken, kağıt karton gibi devrilmiş duvarları ve un ufak olmuş kolonları görünce hayrete düştüm "ya bu bina sırf kumdan yapılmış" diye...
Harcına çimento normal ölçülerde konulmuş olsaydı, devrilir ya da dağılır mıydı o kolonlar?
Vallahi Yalova depreminde göçen Veli Göçer'in binaları gibi göçmüştü Van'da göçen binalar da!..
Nüfusunun yarısı İstanbul ve Ankara'da yaşayan koskoca Van'da arsa mı kalmadı ki, sekiz kata izin veriliyor?
Gerçi bizim Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker'de, Tatlıkuyu'da fazla kata müsade etti ya..Hadi hayırlısı diyelim..
Evet Van depremi...üç gün konuşup yazacağımız ve üç gün sonra yaşamını yitirenlerin helvasını yedikten sonra unutacağımız bir deprem olacaktır Van depremi..
Sonra mı?
Sonra yine devlet kendi işine dönecek, bizler de tıpkısının aynısını yapmaya devam edeceğiz..
Tüm milletimizin başı sağolsun...Depremde yaşamını yitiren insanlarımıza Allahtan rahmet diliyorum.