Kabul, hergün binlerce kişi üzerinde Konya şeker yazan naylon torbalarla Gebze'nin prefabrike otogarına iniyor..
Sizde
Bizde
Diğerleride öyle geldiler bu kente değil mi?
Yani yok birbirimizden farkımız..
Bu kente gelenlerin hiç biri uçakla gelmedi bunu biliyoruz.. O zaman bu kenti yönetenler neden paraşütle inmiş havasına giriyorlar bir süre sonra asıl merak edilen bu?
Yani tahta bavul-naylon torba ilişkisinde herkes eşit..
Bunu kabul ediyor musunuz?
O zaman bu kentte yaşayanların birbirlerinden bir üstünlüğü yok değil mi?
Okey, yılların birikmiş kent sorunlarını bir anda çözmek çok mümkün değil..
Ama,
Cumhuriyet meydanını açıkhava çöplüğünden kurtarmaya
Kent meydanındaki çalışmalar sırasında kentin merkezini toz ve toprağa boğmamak için bir hal çaresine bakmaya
Kişi başına düşen sokak köpeklerine bir barınak yapılması da o kadar zor olmasa gerek..
Belediye binasının kent merkezinden taşınmasından bu yana
Kent kent olmaktan çıkıp, Gebze’nin merkezi adeta çöplüğe dönüşürken, insanlar artık bu kentin neresinden tutacaklarını şaşırmış vaziyette..
Cuma pazarından Mopaş'a dönerken trafik rezalet, görüntü rezalet. Kent meydanın inşaat alanını çevreleyen derme çatma ve yıllardır aynı şekilde duran güya önlem adlı bu anlayış rezalet.
Bağdat Caddesinden Mustafa Paşa kadar olan bölüm çile..Eziyet..
Ve bunlar sadece merkezdeki birkaç görüntü.. Gerisin yazmaya bile gerek duymuyorum.
Belediye Başkanı Adnan Köşker, sıklıkla kent merkezine gelmiyor olabilir.
Merkezden uzaklaştığı ve yoğun programından dolayı buraları görmesi zorlaşmış olabilir.
Peki bu durumu zabıta
Daire müdürleri
Belediye çalışanarı hiç mi görmüyor..
Yani bir Allah’ın kulu başkana çıkıp; başkanım kent merkezi berbat buranın bir hal çaresine bakmak gerekiyor demiyor mu?
Tamam
Amir-memur
Ast-üst
Yüz astar durumunu da anlıyorum..
Lakin anlayamadığım
Başkan Köşker’in müdürleriyle toplantısında hep mutlu ve mesut şeylerden bahsediyor olması..
Demek ki,
Memelekin vaziyetini kimse bu toplantıda dile getirmiyor.
Demek ki,
Sokaktaki vatandaşın
Esnafın
öğrencinin
Gelenin gidenin gördüğü ve söylene söylene birbirlerine dert yandığı bu durum bu kenti yönetmekle görevli şahısların umurunda değil..
Kısacası Gebze Kırkyama gibi olmuş.
Hani son dönemlerde belediyelerin kültür-sanat ve tarih kataloglarında yer alan kırkyamalar varya işte onun yerine gebzeyi koyun ortaya bir şaheser çıkar..
GEMAK’ın broşüründe de var galiba.
Kadınlar bu sıralar yeniden kırkyama öğrenmeye başlamışlar..
Bir yıl boyunca kırkyama nasıl yapılır diye kendilerine binbir eziyet edeceklerine şöyle bir çıksınlar bu kenti dolaşsınlar iki günde öğrenirler..
Gebze’den daha iyi kırkyama yapacaklarını sanan kadınlar yanılıyor? Boşuna vakit geçirmeyi, her biri bir çeşit bezler, saçmasapan ipler ve en iyi kırkyamayı ben yapacağım tripleri boş..
Önce yaşanabilir ve dolaşılabilir bir kent lazım herkese..
Belli ki,
Eskilerin Gebze Kültür Sarayı şimdilerin Gebze Belediye Sarayından bu tarz kırkyamalar görünmüyor… Orada herşey yolunda olmalı? Ordan Sakız Ağacına giden yolda da sorun yok nasıl olsa.. gittiğiniz yollar size güzel…Olsun bakalım.. Olsun..Millet kırkyamalarda sek sek oynamaya devam etsin.. Gerisi teferruat zaten.. Değil miii?