Kocaeli’de bir köşe yazarı.. Yazdığı gazetenin sahibi mi ortağı mı bilmiyorum..Sıklıkla CHP’li olduğuna dair açıklamalar yapar köşesinde.
Ama AKP’li Bakan Nihat Ergün’le köfte yemekten
AKP’li Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na oy vermekten ne kadar mutlu olduğunu da yine sıklıkla yazar..
Ama en sevdiklerinin başına Kandıralı Hurşit Güneş’i koyar.. Çünkü Güneş Kandıralıdır. Onun için kıymetlidir..CHP’yle tek bağlantısı budur sanırım..
Yani diğer CHP’li milletvekillerinin adını bile geçirmez köşesinden..
Neyse bu onun sorunu..
Ama bugünkü yazısını okuyunca önce şok oldum
Sonra inanamadım.Geri dönüp tekrar okudum
Yok bir yanlışlık var deyip yazı puntolarını büyüttüm.
Bilgisayarımın ekranını kapatacak şekilde büyüttüm hem de.. Satır satır büyütürken bir bardak su içtim.
Sakinleşmek adına bir bardak daha su içmek zorunda kaldım..
Adam resmen insanları tek tek fişlemiş. Aşığlamış.Yöre yöre, il il yazmış bu kentte iş yapanları. İzmitli olanlar için bir liste hazırlamış. Yakında bu insanların işyerleri yakılsa, yıkılsa, şiddete uğrasalar hiç şaşmayın. Bunun tek sorumlusu da ismet çiğit olacak.
İzmit’lilerin gittikçe azaldığını, çarşıda gidip yanına oturacağı bir İzmitlinin kalmadığına ağıt yakmış..
Ama bunu yaparken öyle satır aralarına falan sıkıştırmamış..
işi ırkçılığa ve şovenizmin ötesine taşımış... Abi oturmuş bir tablo çıkarmış ve eklemiş,
Yazısında diyorki; ‘ İzmit’in son yıllardaki tablosuna şöyle bir bakalım;
Kars’tan geldiler, simit fırını, simit kafe kurup büyüdüler.
Bingöl’den geldiler, kaldırım müteahhitliği ile devleştiler.
Rize’den geldiler ekmek fırını zinciri kurdular.
Trabzon’dan geldiler pide salonları zinciri oluşturdular.
Gaziantep’ten geldiler lahmacun, kebap salonları ile büyüdüler.
Trakya’dan göç ettiler, börekçilik yapıp bir numara oldular.
İstanbul’dan geldiler, konfeksiyon, ayakkabı işini aldılar.
Gümüşhane’den geldiler, siyasete girip İzmit’i yönetiyorlar.
Hepsini takdir ediyorum. Hiç birini kınamıyorum. . Ama biz neden beceremiyoruz. İzmitliler neden bu kentte ticarette ayakta kalamıyor, siyasette birbirini yiyip, tüketiyor. Bu iş nereye kadar böyle gidecek?.. Buna kafam takık.’ve şöyle bitiriyor; İyi de nereye kadar. İzmit çarşısında her İzmitli dükkanın kapanışı ile benim içim yanıyor. Biz çarşıya çıkınca, kimin dükkanına uğrayacak da kiminle iki dakika sohbet edeceğiz?..diye bitiriyor…
Şovenizm, denilen bir hastalık vardır bilir misiniz?Herhangi bir şeye aşırı bağımlılık, körü körüne bağlanmaya denir. Üstün ırk olduğuna inanma paranoyasıdır bir diğer adı.. Nicolas Chauvin ve Hitler’den bulaşmıştır insanlara.. Doğduğu yere, birlikte olduğu gruba, nesneye veya mekana olan bağlılık ve bağımlılıktır. öylesine korkunç bir hastalıktır ki bu şovenizm dediğimiz ur, eğer bir insanın kafasında çıkmaya başlamışsa ömrü billah iyileşemez. Çünkü kendisinden olmayan kişi ve gruplara karşı duyduğu kin ve nefretle ur büyür ve büyüdükçe de tüm benliğini esir alır o insanın..
Düşünün bir, bu adam bir Karslı’nın dükkanına gitmekten, Bingöllü’ünün yaptığı kaldırımda yürümekten, Trabzonlunun pide salonunadan pide yemekten Rize’linin ekmek fırınından ekmek almaktansa aç kalıp, ara sokakları dolaşmayı yeğler bir hale gelmiş.. Bu nasıl bir zihniyet bu nasıl bir üstün ırkçılık ve şovenizmin en korkunç hali.. Ve en ürpertici olanı ise bu adam gazeteci…? Gerisini siz düşünün. Yarın bu adamın eline yetki verseler herhalde bütün İzmit’i boşaltır, İzmitli olmayanlara yaşam hakkı tanımaz.. İsmet Çiğit…Çok yanlış hareketler bunlar.. Çok korkunç bir zihiniyet. Çok ilkel bir hastalık.. Haberin yok mu. Nazileri Almanya bile artık kabul etmiyor…