Şöyle ki, zeki bir insanı “başlı adam” diye tarif edemezsiniz ama “kafalı birisi” şeklindeki bir tarifle ayrıcalıklı bir konuma yükseltebilirsiniz..
Kafanın büyüklüğü ile aklın ya da zekanın büyüklüğü her zaman eşit orantılı değildir. Yani her gördüğünüz kafası büyük insan için “vay be…amma da aklı büyük adam” diyemezsiniz..
Peki ne mi dersiniz?
Sadece “koca kafalı adam” dersiniz..
İşte her bölgede olduğu gibi bizim Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası bölgemizde de, bu “adam-kafalı adam-koca kafalı adam” sıkıntısı yaşanıyor..
Ve yine bu kentte kafalı adamlar kendilerini ifade etmekte güçlük çekerken, koca kafalı adamlar çok rahat bir şekilde ortaya çıkıp “biz bu kentin kafa adamlarıyız” deme cüretini gösterebiliyorlar..
Hani derler ya “cahil cesareti” diye..
İşte ondan..
İşte bundan dolayıdır ki; her kafa adamı, kafalı adam sanmayın..
Her kafalı adamı da, kafa adam olarak görmeyin..
Peki o zaman ne yapmalı?
Elinize meziro alıp her karşınıza dikilenin kafatasının çapını ölçemeyeceğinize göre yapılacak tek şey, kişinin konuştuğu söze, varsa eğer yazdığı yazıya ve eylemine göre karar vereceksiniz “adam mı-kafalı adam mı-koca kafalı adam mı” diye..
Hani Mevlana’ın meşhur bir deyimi vardır “Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye” şeklinde..
Siz de öyle yapın..
Önce yazıya veya söze bakın..
Sonra yazana veya söyleyene bakın..
Sonra da karar verin işte ne halt olup olmadığına..
Ha unutmadan…bir de “kürk” meselesi var..
Hani Nasrettin Hoca gittiği yerde kendisine yapılan ikramın, üzerine giydiği kürkten kaynaklandığını görünce, sırtından kürkü çıkarıp “ye kürküm ye” demiş ya..
İşte her gördüğünüz kürklüyü de “Nasrettin Hoca” sanmayacağınız gibi her Nasrettin Hoca’nın da illa bir kürkü olduğu şeklinde de peşin bir hükme kapılmayın..
Ben bu kentte ne kürklüler biliyorum, kürkün içi bomboş..
Ve yine ben bu kentte ne kürksüzler biliyorum, tepeden tırnağa ve hatta abiyene bir deyim ile adam gibi adam..
Gelelim işin özüne..
Canım sıkıldığı için bu yazıyı yazmış falan değilim..
Ben bu yazıyı bilerek ve isteyerek yazdım..
Yazdım ki, benim bildiklerimi sizler de bilesiniz..
Yazdım ki, benim gördüklerimi sizler de görebilesiniz..
Yazdım ki, onlar bizi aldatmaya devam etmesin..
Yazdım ki, onların cehaleti daha da ileriye gitmesin..