Hani derler ya “atsan atılmaz, satsan satılmaz” misali..işte öyle bir şey..Ve o yük bazen öyle ağır gelir ki, atıp yükünü gitmek istersin çok çok uzaklara, hani yüklerin olmadığı bir yerlere..
Hani diyor ya Şair Orhan Veli;
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
İşte bu duygu karmaşası içinde gözüme yolları kestirmek üzereyken, gözüme ilişti şuan için Dilovası Belediye Başkan yardımcılığı da yapan Vanlı avukat arkadaşım Kemal Memiş’in, Facebook’dan bana attığı mesaj ve bakın neler yazıyordu Kemal Memiş;
“Dört mum yavaşça yanıyordu. Kendi aralarında konuşmaya başladılar… ilk mum “adım BARIŞ kimse yanık kalmamı istemiyor, biliyorum ki söneceğim” dedi ve söndü.
İkinci mum “ben İNANCIM kimse artık beni gerekli görmüyor” dedi ve söndü..
Üçüncü mum “ben SEVGİYİM, insanlar artık beni bir kenara bıraktı, Allah için sevmeyi bile unuttular… Menfaatsiz kimse kimseyi sevmiyor. Bir önemim kalmadı” dedi ve söndü…
Ansızın bir çocuk girdi içeri, üç mumun yanmadığını gördü “Neden yanmıyorsunuz? Sizin yanmanız gerek” dedi ve ağlamaya başladı…
Dördüncü mum çocuğa döndü “Korkma ben halen yanıyorum. Benimle onları tekrar yakabiliriz. Ben UMUDUM” dedi ve diğer mumları yaktı…
Bu hikâyeyi okuyunca aklıma bu ülkenin, bölgenin “namuslu/yürekli” aydınları/kalemşorları geliyor… evet çok azlar, bazen bir bölgede sayıları bir veya ikiyi geçmez. Ama onlar UMUDUN mumunu taşıdıkları için birçok mumu yakmaya da muktedirler… Allah bizi UMUTsuz bırakmasın…”
Avukat Kemal Memiş’in bu mesajını okuduktan sonra gözümün yol yerine bu kez bilgisayarımın klavyesini kendisine kestirdiğini hissetim ve başladım harflere dokunmaya..
Avukat bize hatırlatıyor “Aydın insan umutlu insandır” diye.. Eeeee…biz de onun bu sözlerine hak vererek, alıp başımızı gitmek yerine yine oturduk yazımızın başına…
Sonuç mu(!?)
Sonuç bu yazı işte..
Başka ne bekliyordunuz ki?
Beğenmediniz mi?
O zaman hemen facebook, twetter veya mail kutunuzdaki mesajlara bir göz atın, belki beğenebileceğiniz, çok etkilenebileceğiniz ve hatta “al işte köşe yazısı böyle olur” diye ders niyetine bana bile göndereceğiniz bir yazıya rastlayabilirsiniz..
Gebze Belediyesi ve Başkanı mı(!?)
De….get ya şimdi sırası mı sanki?