Gerek ulusal gazetelerde, gerekse yerel gazetelerde sık sık karşılaştığınız bir ön manşet vardır "Halk böyle olmasını istiyor, halk bu işe karşı çıkıyor, yetkililer halkımızın sesine kulak verin" diye..Sakın inanmayın o haberlere çünkü o haberlerin sağında solunda veya arkasında ne bir halk topluluğu nede topluluk resmi yoktur.
Gazeteci veya gazete sahibi oturur kendi dünya görüşüne veya kişisel menfaatine göre olayı yorumlar sonrada belirlediği politikayı güçlendirmek için "Halk" sözcüğünü de kullanarak sözüm ona tezini güçlendirir.
Dilin kemiği olmadığı gibi kaleminde ölçüsü yok yaz yazabildiğin kadar, hele hele iki gün sonra dansöz gibi kıvırarak tezini değiştirme veya yazdıklarını yutma özelliğine sahipsen yazmanda hiç bir sakınca yoktur.
Halk'da bir güne bir gün gidip sormaz "Yahu arkadaş, sen bizim bu işin arkasında olduğumuzu söylemişsin ama biz bu işin arkasında değiliz tam tersi karşısındayız" diye. Onun için ben bu "Halk" sözcüğünü pek tutmuyorum ve pek de takılmıyorum. ..
Gerçi AKP, halkı millet yaptı ya hadi neyse yine!
Zaten halk sözcüğü başlı başına bir şey ifade etmiyor ve bir özellik belirtmiyor, sadece kalabalık insan topluluğu anlamında kullanılır.
"Halk bu işe karşı" şeklindeki bir manşet haberini yapan adama sormazlar mı; hangi halk, kimi kastediyorsun, bu memlekette Kahraman Maraş katliamını yaparak binlerce insanı öldürenlerde, Sivas'da 37 aydınımız diri diri yakılırken, meydanlarda “şeriat isteriz” diye bağıranlarda kalabalık bir halk topluluğu değil mi idi?
Sen şimdi hangi halk topluluğunu kastediyorsun?
Eğer halk kelimesinden bunu kastediyorsan, ben bu halka katılmıyorum ve o zamanda benim kafama göre bir halk yaratırım ve onu sana dayatırım..
Bu "Halk" sözcüğünü geçmişteki olayları ve yaşananları akılcı bir şekilde değerlendiremeyen ve yeni yeni politikalar üretemeyen ve de birey olarak yaşayabilme kabiliyetine sahip olmayanlar sıkça kullanırlar..
Çünkü bunların kendilerine ve özellikle beyinlerine özgüveni yoktur onun için hep birilerinin arkasına gizlenirler ve hayali halk desteği yaratırlar.
Son zamanlarda dikkat ediyorum Gebze basınımızda bu hastalık giderek yaygınlaşıyor en sağdakinden en soldakine yazanlarımız tezlerini kuvvetlendirmek ve yaptırım güçlerini artırabilmek için habire “Millet şöyle istiyor, halk böyle istiyor” gibilerinden habire tafra atıp tutuyorlar.
Oysa ortada ne millet ne halk var, nede sivil toplum örgütleri…
Gerçi bunu Gebze'de yaşayan insanlarımızda çok çok iyi biliyor, benim bu yazım bu durumu bilmeyenler için bir bilgi, geçmişte halk şimdi ise millet dalkavukluğu yapanlar içinde bir uyarı niteliğindedir.
Benim mi?
Benim arkamda da halk falan yoktur..
İşim olmaz onlarla..