'vur' emrini kimin verdiğini açıkladı
ERDOĞAN'A ACI HABER
AKP KOCAELİ'DE ŞOK İSTİFA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KUL HAKKINA GÖZ KOYARAK CAMİYE YARDIM İSTEMEK

Affetmenin erdemliliğine inanan; alçakgönüllü, beterin beterinden korkan ve şükrederek kötülüklerden sakınmasını bilen bu güzel toplumumuzun değerli insanları.
24.08.2011 / 00:00




83 yıllık yorgun bir bedene sirayet etmiş hastalığı nedeniyle şu anda evden dışarıya çıkamayan babam, namazını camide kılamadığı için üzülmekte ve camide namaz kılmanın ne kadar sevap olduğunu vurgulayarak dikkatimizi bu kutsal mekânlara çekmeye çalışmaktaydı.

Her akşam iftar sofralarımızın başköşesine misafir edilen bu ulvi insan, aydın bir din adamı olarak İslam dininin ilim- irfan dini olduğunu vurgulamakta, ibadetin gönülden ve bilinçli yapılması gerektiğini anlatmaktaydı.

Zorla hayır yapılamayacağını, dilenci gibi yardım istemenin de gönülsüz yardımlara sebebiyet vereceği için makbul olmayacağını, gösteriş için yapılan yardımların da Allah katında hayır sayılamayacağını dikkatimize sunmakta, böylesi durumlara düşüp günah işlemememiz için bizleri de ısrarla uyarmaktaydı.

Laf lafı açıp konu camilerden açılınca işyerimde cami ve cami yönetimindeki kişilerle yaşadığım üç farklı olaydan bahsettim. İlgiyle dinledi.

.Dinlerken zaman zaman sorular soruyor olayın detaylarına iniyordu.

İçinin incindiği yüzüne yansımıştı.

Anlattıklarım bitince her şeyi tek cümleye sığdırdı;

“Allah rızası üzerine kurulmamış bir inanç, bunun üzerine bina edilmemiş bir din anlayışı makul değildir.”

* * *

Vestelin bu bölgedeki servis müdürü olarak babamla paylaştığım o üç konu ise söyle;

1-Gaziler Mahallesinde bir camii.

Cemaatten bir kişi camiye ikinci el bir klima vermiş. Bu klimanın takılma işine ise karışmıyor.

Cami derneği bu işi kendilerinin yaptırabileceğini söyleyerek servisimizi arıyor.

-Alo iyi günler ben … camisinden arıyorum. İkinci el bir klimamız var taktırmak istiyoruz, kaça takarsınız?

Fiyat veriyoruz.

Fiyat verdiğimiz için biraz kızgın.

-Ne yapıyorsun kardeşim yeni klimamı veriyorsun? Burası ibadethane, Allahın evi, indirim yapın!

-Beyefendi klimaya 5 metre bakır boru gidiyor. O boruları siz alın biz de “bakım ve işçiliği”ni hayrına yapalım.

Biraz sakinleşiyor;

-Arkadaşlar gelsin yerinde bir keşif yapsınlar sonra da bize fiyat çıkarsınlar.

-Ok, deyip teknik ekibimizi gönderiyoruz.

Ertesi gün ekibimiz gittiğinde cami yönetimindeki kişilerle arkadaşlarımızın arasında geçen diyalog ise çok daha ilginç:

-“5 metre bakır boru ve drenaj hortumu” kullanılması gerekiyor. Bir o kadar da “sinyal kablosu”. Fiyat veriyoruz.

-Para vermeyiz bedava yapın.

-Olur mu efendim zaten işçilik almıyoruz, en azından malzeme parasını vermelisiniz.

İlgili kişi strateji değiştirerek teknisyenimize yaklaşıp;

-Biz sizin el emeğinizi veririz. Siz bu işi yapın işletmenizin haberi bile olmaz. Hem hayır da işlemiş olursunuz.

Arkadaşlarımız “la havle” deyip bu günahkâr teklif karşısında işi yapmadan camiyi terk ediyorlar.

2- Aşıroğlu Mahallesinde bir camii.

Geçen yıl ramazan ayı öncesi iki iş adamı bir camiye 5 adet klima taktıracaklar.

Amaçları ramazan ayı girmeden cemaatin serin serin namazını ifa edebileceği bir ortam yaratmak.

Çok ulvi bir düşünce ve görev…

Yine servisimizi arıyorlar. Camiye keşif yapıyoruz.

Cami zemininin boydan boya klima borularıyla döşenmesi gerekiyor.

Kullanılan borular bakır olduğu için de maliyeti çok yüksek.

Verdiğimiz fiyatı biraz da alıngan bir tavırla;

-Efendim siz yapın faturasını bize gönderin; neyse öderiz!

İşadamlarından biri de aynı zamanda cami derneği yönetiminde…

Diğer dernek yöneticileri de konuya vakıflar.

Bir hafta boyunca 6 kişiden oluşan ekiplerimiz o bunaltıcı sıcak altında gece geç saatlere kadar boru ve kabloları 6 gün boyunca çekip camiye döşediler.

Akabinde tüm klimaları camiye monte ederek görevlerini tamamladılar.

Ramazan boyunca her yer püfür püfür.

Cemaat ise mutlu; serin serin ibadetlerini ediyorlar.

Gel gelelim iş bitip de alın terimizin bedeli olan parayı almaya gelince herkes birbirinin üzerine atmaya başladı.

İşadamlarının arası açıldığı için birbirlerine pas ediyorlar.

Cami yönetimi ise konuyu bildiği halde oralı değil.

Üzerinden tam bir yıl geçti.

Sene-i devriyesi dolduğu halde o parayı alamadık.

Alın terimizin iç edildiği o camide olup bitenlerden bihaber olan cami cemaati ise bizim kurduğumuz klimaların üzerinde secde edip “kul hakkına maruz kalmamak için” tanrıya dua ediyorlar.

* * *

3-İstasyon mahallesinde bir cami…

Yine bir yıl önceydi. Caminin duvarında asılı olan klimanın dış ünitesine bir kamyon çarpıyor ve klima parçalanıyor. Dernek yönetimi de servisimizi arayarak müdahale etmemizi istiyor. Verdiğimiz fiyata karşılık ise;

- Siz ne gerekiyorsa yapın, kamyon sahibi parasını ödeyecek, siz bizi tanıyın.

Yapıp veriyoruz.

Yönetim bu kez diğer klimalarının tamamının yer değişimi, boru değişimini ve bakımlarını da yapmamızı itiyor. Fiyat verdik ve kabul ettiler. Üzerimize düşen neyse yaptık. Geçen ramazanda o cami cemaati de serin bir ortamda ibadetlerini ettiler.

Biz ise paramızı alamadık.

Allahın hikmeti ya! aynı camiinin klimaları bu yıl hemen ramazan ayı başında arızalandı.

Yine bize müracaat ettiler.

Geçen yıl ödemeleri gereken parayı hatırlattık.

Caminin sorunlarından, içinde bulundukları açmazlardan bahsedip ödemeleri gereken paranın yarısını ödediler.

Biz de geri kalanına sünger çekip helalleştik.

Amma; şu anki arızaların bedeli almak için işi sıkı tuttuk söz aldık.

İş bitiminde ödeme sözü verdiler.

Hemen işe koyulduk ve klimaları çalışır hale getirdik.

4 adet klimanın hem tekrar bakımını hem de yerlerin değiştirdik. İşimizi bitirdik.

Yine sözlerinde durmadılar.

Ödemiyoruz demiyorlar ama paranın ucunu bile göstermiyorlar.

Her teravih namazımızda dualarımıza ilaveler katıp paralarımızın tahsili için Allah’tan yardım etmesini istiyoruz.

* * *

Affetmenin erdemliliğine inanan; alçakgönüllü, beterin beterinden korkan ve şükrederek kötülüklerden sakınmasını bilen bu güzel toplumumuzun değerli insanları.

Amacım üç beş kuruşun peşine düşmek değil.

Israrla birilerini kötülemek karalamak hiç değil!

Sesini en çok yükseltenin haklı sayıldığı bu dünyada ortama uyup çıkar ve menfaati doğrultusunda farklı farklı elbiseler giyenlere dikkat çekmek, bilerek ya da bilmeyerek nasıl da günaha yöneldiklerini vurgulamak, “kul hakkından sakının” diyerek kul hakkına göz koyanlara atıfta bulunmak istedim.

Yani merceği camilerin içine değil dışına tuttum.

Anlayana… 

Bu yazi toplam 604 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
DEDİKODUCU GAZETECİ!
Son zamanlarda “gazetecilik” konusunda o kadar çok sap ile saman birbirine karıştırıldı ki, üç beş kelam etmek zorunda kaldım.. Samanlık, gazeteciliği herhangi bir partinin fikriyatı ile özdeşleştirmek olurken, saplık ise gazetecilik maskesi altında o fikriyatın militanlığına soyunmaktır..
YAZARLAR
İŞTE AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU
Ak Parti Genel Merkezi’nin, mevcut ilçe başkanı Yılmaz Bayram'ın tekrar aday olmasının tüm yollarını kapayarak Gebze’de Ekrem Özenir’i aday göstermesi üzerine özellikle Milletvekilleri Fikri Işık ve Mehmet Ali Okur ile AKP İl Başkanı Mahmut Civelek'e tepkiler dinmiyor. Bu konu ile ilgili yaptığımız haberlere gelen yorumlar ise sayfalar dolusu. Lakin değişik değişik haberlerin altında ve bir bütünlük arzetmiyor. Biz yorumlarınızın ve tepkilerinizin bir noktada toplanarak ses getirmesi amacıyla haberpi.com olarak bir ilki gerçekleştirerek buradan "AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU" sayfasını açıyoruz. Aşağıdaki yorum ekle kısmına kongre süreci ve adayla ilgili düşüncelerinizi yazarak buradan yayınlayabilirsiniz. Hakaret ve belgesiz suçlama içermediği sürece kongre günü olan 27.Kasım tarihine kadar bu sayfa sizlere ve yorumlarınıza açık olacaktır..