1989 doğumlu Onur Karakuş..
Facebook’taki fotoğrafları yayınlandı..
Bir parça çocuk derler ya..
İşte öyle bir çocuk..
Oturmuş bir kenarda mahsun, masum ve mazlum..
Vatan için şehit oldu Onur..
şehit olmadan iki gün önce Facebook safasına not düşmüş Onur.. Hepimize ve tarihe bir not düşmüş aslında ve şöyle diyor; Burası ne cennet ne harikalar diyarı. Burası insanların sustuğu mermilerin konuştuğu, güllerin yerine barutun koktuğu, ırmakların yerine kanların aktığı, kuşların uçmaya, kurtların yaşamaya korktuğu kato besta gabar dağlarının tam ortası. Şırnak beytüşşebaptır burası. Batıda şafak sayanların değil teskereye bir gün kala şehit olanların yeri. Not yazan Onur Karakuş....."
Sen ey onurlu çocuk..
Yüzü masum
Yüreği masum..
Ana kuzusu Onur..
Kurtları, kuşların yaşamaya korktuğu yerde duran mavi yürekli çocuk.. Seni yüreğimizin en derin yerine gömerken, isyanımızı nasıl bastırabileceğimizi inanki bilmiyoruz.. Irmakların yerine kan akıtanların biteceği gün bizde sana hainlerin sonunu müjdeleriz belki ha.. O günleri görebilecek miyiz inan ki hiç birimiz bilmiyoruz..Dileğimiz odur ki Onur, giderken söylediklerin, altında doya doya koşacağın mavi gökyüzünü, şarkılarını, şiirlerini ve sözlerini bitiren hainlerin kurduğu pusu er ya da geç onların çukuru olacak ..
Ateş düşüyor ya yüreğimize..
İşte o zaman geriye dönüp bakamıyorsun bir daha.. Otuz yılın hesabını sormaya bile halin kalmıyor.. Bugünün hesabını veremeyenlerin otuz yıl öncesinin hesabını bize vereceklerini düşünmek kadar aptalca bir şey olabilir mi?
Neden kurutulmuyor bu bataklık?
Neden bu ülkenin anneleri evlatlarını davul zurna ile gönderip, tabutla teslim alıyorlar..
Neden bu ülkenin iki meclisi var..
Neden bu ülkede bebek katillerinin haber ve fotoğrafları, şehitlerin haber ve fotoğraflarından daha fazla yer alıyor ekranlarda, basında yayında..
Neden bebek katilinin her hafta basın açıklamaları bu ülkenin gündemini belirliyor..
işte bunlara cevap bulduğumuz zaman,kardeş kardeşi vurmaz, siyasetin çirkin yüzüne hergün daha büyük bir dev aynası tutmaya gerek kalmazdı..
Etrafımızı saran şeytanın arkadaşlarının yaşam alanı daralardı belki..
şeytanın arkadaşları ki
Terör olarak
Kan olarak
Kin olarak
Çocuk sapıkları olarak
Kadın düşmanları olarak
Fitne ve nefret tohumlarını eke eke ülkenin her tarafında hızla çağlıyorlar..
O şeytanlar ki,
Irkçılık adına kardeşi kardeşe vurduruyor
O şeytanlar ki,
Benim memleketimin evlatlarını ondokuzunda, yirmisinde pusulara düşürüp, annelerinin kucağına tabutla gönderirken zılgıt atıp, tepiniyorlar..
O şeytanlar ki,
Kanla beslenmekten asla vazgeçmeyecekler..
Ramazan
Bayram
Helal ya da haram onların umurunda değil..
Kinden doğma, kanla beslenme ve nefretle büyüme taraftarıdır onlar..
Onlar ki,
Ölümü başkaları için kutsarken
Kör tarla fareleri gibi dibten dibten kendilerine gizlenecek menzilleri çoktan hazırlamışlar ve kendi kıçlarını garantiye almışlar..
Onlar ki,
Yaban domuzları gibi tarlalara gecenin zifri karanlığında iner ve tarumar ederler başak tarlalarını..
Sonra yüzlerindeki kanı
Ellerindeki
Yüreklerindeki kanı etrafını pullu ve ışıltılı boncuklarla süsledikleri sarı-kırmızı-yeşil mendillerle gizleyerek aramızda dolaşırlar..
Hergün gelen şehit cenazeleri
Annelere ramazanı sonsuzlaştırırken
O hainler
Ve o hainlerin pis yürekli, amonyak kokulu yandaşları ekranların başına geçip, tabutlar omuzlanırken bataklık timsahları gibi sürüne sürüne yeni hain pusular kurmaya giderler..
Evet
Ramazan
Oruç’un yürekleri tuttuğu bir zaman dilimi
Bırakın Müslüman olmayı
insan olduğunuzda bile yeterli oluyor kardeş kanının döküldüğü bu topraklarda isyan ve figanların yükselmesine..