HDP'li üç vekil açlık grevinde
Başbakan istifa etti
Ünlü yapımcı hayatını kaybetti
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KASKETLİ ADAM SİYASETİ!

CENGİZ YÜCAK
Siyasetini halka göre yapanların ve halka tepeden bakmayanların sırtı yere gelmez...
01.08.2011 / 00:00


Mustafa Kemal’in kılık kıyafet devrimi çerçevesinde zenginler, aristokratlar ve bürokratlar tarafından tercih edilen özel lüks fötr şapka olurken, gariban işçi ve köylü vatandaşa ise en ucuz yollusu yani kasket düşmüştü..

İşte o kasket, o gün bugündür toplumun yönetilen kesiminin temsili olmuştur..

Ta ki 1977 yılında dağlara taşlara “Karaoğlan Ecevit” diye yazıldığı güne kadar..

Vatandaş umut bağladığı Bülent Ecevit’i kendisine daha çok yakınlaştırmak için onu kendilerine benzetmeye çalışınca “Robert Kolejli Bülent” bir anda “Karaoğlan Ecevit” oluyor ve briyantinli parlak saçları ise köylü kasketi ile kapatılıyordu..

Ve İsmet İnönü ile dibe vuran CHP, Kasketli Karaoğlan Ecevit ile bir anda % 45’ler fırlıyor ve Bülent bey Başbakan oluyordu..

İşte o kasket, o gün bugündür siyasette prim yapıyor..

İşte o yüzdendir ki, 34 yıldan beri tek başına iktidar özlemi içinde olan Cumhuriyet Halk Partisi, yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başına hemen kasketi geçiriverdi..

Umdu ki; işçi, köylü ve gariban bu numarayı yutacak..

Özlenen Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı kurulacak..

Lakin umulan olmadı yani beklenti boşa çıktı. Çünkü vatandaş için aslolan kasket takmak değil kasketin hakkını vermektir. Yani sadece kasketinle değil, söyleminle ve eyleminle işçiden, köylüden ve garibandan yana olman gerekir..

Anadoluyu karış karış gezen Kemal Kılıçdaroğlu her mitinginde otobüs üstüne çıkarak halka kasket salladığında, vatandaş içten içe “yahu senin ne programın halka uygun ne de kurmay kadron ve de milletvekili aday listen” diyordu..

Bakar mısınız kurmay kadroya ve aday listeye;

Cumhuriyeti ve Atatürk’ü halktan koparıp uzaklaştıran Cumhuriyetçi elitler..

Yaşam biçimlerini lüks mekanlarda kadeh tokuşturmaya endekslemiş zenginler..

Halka tepeden bakan, kendilerinden gayrisini yok sayan sözüm ona aydınlar..

Uzağa gitmenize gerek yok Hurşit Güneş’i ve Kocaeli listesini dikkatlice inceleyin yeter!

Sonuç?

Sonuç kocaman fiyasko!

Üçün biri yani iktidar partisinin 3/1’i kadar milletvekili sayısı..

Neyse dönelim kaskete..

İşte o kasketin hakkını verenin ise hiçbir zaman sırtı yere gelmez. Yani işin sırrı kasketin hakkını vermekte..

Örnek mi istiyorsunuz?

Alın size Abdullah Yılmazel..

CHP Gebze’nin çeyrek yüz yıllık kasketli tek siyasetçisi. Deniz Baykal’da öyle bilirdi, şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’da “kasketli Abdullah beyimiz” diyor onun için..

1989 yerel seçimlerinde Gebze Belediye Meclisi üyesi olan Abdullah Yılmazel, 2009 yerel seçimlerinde yani 20 yıl sonra aday olduğunda yine Gebze Belediye Meclis üyesi seçildi..

Niçin?

Politikasını hep halka dayandırdığı ve hastalıkta, sağlıkta, düğünde ve cenazede hep halkının yanı başında olduğu için..

O Sefa Sirmen’in de abisi idi..

İnönü mahallesi muhtarı Durmuş Karaboğa’nın da..

Gebze Çakal deresinden Benliahmetli Yusuf’un da..

Siyasetini halka göre yapanların ve halka tepeden bakmayanların sırtı yere gelmez. Tıpkı 1994 yılında Gebze Belediyesini devralan Milli Görüşçülerin ve şimdi de Tayyip Erdoğan’ın sırtının yere gelmediği gibi.. 

Bu yazi toplam 1182 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR
sanalbasin.com üyesidir