Unutmuş olanlar için hatırlatalım isterseniz:
“Ankara yakamızdan elini çek”,
“Ne memurunu ne paranı istemiyoruz”,
“Has..tir” pankartları açılmış,ayrıca
Kıbrıs Cumhuriyeti” bayraklarıyla,
“Tek Kıbrıs sloganları” atılmıştı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 28 Ocak’ta KKTC’de yapılan mitingde açılan bu pankartlara ve atılan bu sloganlara inanılmaz kızmış ve öfkelenmişti..
Ve tabi o öfkeyle başbakan “Türkiye buradan çek git, diyor. Sen kimsin be adam” diyerek bir anda tüm dikkatleri yeniden Türkiye- Kıbrıs ilişkilerinin üzerine çevirmişti..
Tabi bu kavgaya en çok Rumlar sevinmişti..
Yunanistan bayılmıştı bu duruma..
Kıbrıs medyası bu sözleri uzun süre kan davası şeklinde manşetlerde tutmuştu..
Zamanla her iki taraf duruldu
Birçok kez görüşmeler yapıldı karşılıklı..
Kıbrıslıları çok kızdırmıştı Başbakan. Bu uzun süre hissedildi ama Başbakanın hedef aldığı kişiler nedense söylenenleri provokasyonda kullanmayı yeğlediler ve uzun süre gündem oluşturmayı başardılar..
Başbakan bu sefer Kıbrıs’la adeta helalleşti ve bu helalleşmenin ilk basamağı olarak Rauf Denktaş’ı Ankara’da yattığı hastanede ziyaret ederek yaptı..
Sonra Kıbrıs’a gitti.
AB’nin Kıbrıs konusundaki tavrını çok sert bir dille eleştiren Erdoğan görünen o ki, Kıbrıs’ı bundan böyle yalnız bırakmaya çok niyeti yok..
Kıbrıs’ta yaptığı açıklamalar
Ortaya koyduğu tavır
Rumları adeta çıldırttı..
Ekonomisi çöken Yunanistan’dan beklentisi dahi kalmamış olan Rumlar, şimdi BM’ye Erdoğan’ı şikayet ediyorlar..
Neden
Çünkü AB artık ne Rumları ne de Yunanistan’ı sırtında taşımaya niyetli görünmüyor.. AB dönem başkanlığı için gün sayan Güney Kıbrıs Rum kesimi daha şimdiden çürük dişlerini göstermeye başladı bile..
İşte o çürük dişlerine karşılık Başbakan Erdoğan elindeki kerpetini Kıbrıs’ta gösterdi..
Nasıl gösterdi o kerpeteni peki?
Çok salınma rum kardeş, yakında ekonomik kriz seninde kapını çaldığında göreceksin Hanya ile Konya’yı dedi..
Aslında bam tellerine bastı
Bana göre altın bir vuruştu bu açıklama..
Rumları can evinden vurdu..
Sinirlerini altüst etti.. Ve tabi Kıbrıslı Türklere seslenmeyi de ihmal etmedi, marjinal düşünenlere prim vermeyin diyerek Rumlarla kardeşlik türküsünü söyleyenlere ve 28 Ocak'çılara da gözdağı vermiş oldu..
Kıbrıslılarla pazarlık yaptı ve şöyle dedi; Siz marjinalleri temizleyin
Biz de ‘Yolsuzluklara. Çetelere, mafyaya prim vermeyeceğiz, onları çökerteceğiz ki Kuzey Kıbrıs halkı ayağa kalksın dedi..
Yani yine koşullarını ortaya koydu..
Herkesin görev ve sorumluluklarını hatırlattı..
Bundan sonra karşılıkla bir güven ve kardeşlik içinde yol alacaklarının altını çizdi.. Başbakanın Kıbrıs çıkarması aslında yeni dönem dış politikada takınacağı tavrında açık ve net habercisi..Başbakan Kıbrıs konusunda 37 yıl öncesinin politikalarına ciddi bir dönüş yapmış görünüyor.. Kıbrıs’ın haklı davasını dünyaya anlatmaya niyetli.. Bundan sonraki ulusular arası arenada sanırım en büyük kozu da Kıbrıs olacak..
Kim bilir belki de Başbakan Erdoğan bir çılgınlık yapıp, 37 yıldır yerleşime kapalı Maraş ile Güzelyurt’u yeniden yerleşime açar. Bunu yapar mı dersiniz? Hiç belli olmaz.. Belki de gerçek bir çözüm için yapılmasında geç kalınmış adımlardan biri de Maraş ve Güzelyurt'un hapisten kurtarılması.. Ne dersiniz çok çılgın bir hayal mi oldu.. Erdoğan bu, yapar mı yapar?