Kişiye özel doğum günü partisi vesaire binlerce sıralama yapabiliriz.. Bunlar hep para karşılığında yapılan ve ne kadar para o kadar özel hizmet babında değerlendirilen ‘hizmet’lerdir..
Ama kişiye özel siyasi tavır,
Kişiye özel hukuk
Kişiye özel seçim kanunu
Kişiye özel kamusal alan
Kişiye özel ceza ve kişiye özel yargı yoktur dünyanın hiçbir yerinde..
Dünyanın bu ‘hiçbiryerinde’nin içinde olmak için insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, hayvan hakları, seçme ve seçilme, yargılanma ve yaşama haklarında ‘bireye özel’ durumunun yani adaletsizliğin, haksızlığın, vicdansızlığın olmaması gerekiyor..
Bu konuda hemfikir miyiz ?
Hemfikiriz!
Peki bir de kendimize bir bakalım mı?
Bu ülkede kişiye özel hizmetler veren binlerce ve milyonlarca otel, motel, hotel, sauna ve hatta çeteli olanlarının olduğunu biliyoruz ve gayet normal karşılıyoruz(!)
Hatta daha da fazlasını biliyoruz, tarihimize nasıl saygısızlık edildiğini umursamadan seyrediyoruz mesela Atatürk’ün Savarona’sının fuhuş için kiralandığını, burada çocuk yaşta kızların pazarlandığının tespit edildiğini ancak parayı veren düdüğü çalar noktasından yola çıkarak bu işi yapanlara kimsenin dokunamadığını ve sonrasında olayın uluslar arası boyut(!) ve uluslar arası menfaat(!) taşıdığı gerekçesiyle nasıl örtbas edildiğini de izledik beraberce..
Kimsenin gık’ı çıktı mı çıkmadı..
Bebek katiline “sayın” denildiğine kimsenin itirazı oldu mu olmadı?
Teröristlerin Habur sınır kapısında güller, davullar ve zurnalar eşliğinde karşılanmasına tepki gösterenlere’ oturun yerinizde yoksa haa!’ denildi mi denildi..
Polise tokat atan terör hükümlüsü, meclis vekili Tuncel’in attığı tokadın hesabı sorulmazken, beş dakikalığına aracınızı park ettiğinizde geri döndüğünüzde arabanızın camına kocaman bir ceza makbuzunun nasıl jet hızıyla konulduğunu ya da aracınızın çekilip götürüldüğüne şahit oluyor musunuz?
Oluyorsunuz..
Peki ses çıkarmanız halinde devlet memuruna hakaretten ceza alacağınızı biliyor musunuz, biliyorsunuz..
Hüseyin Üzmez’lerin sapıklığına adli raporların nasıl düzenlendiğini ve beraat ettiğini söylememe gerek var mı?
Ama
Şimdi sıkı durun, uyuşturucu satmak ve kullanmaktan hapis yatan Deniz Seki adlı şarkıcının Polis Haftası münasebetiyle sahneye çıkıp polislerimizi eğlendirdiğini gördüğümde ve Emniyet Müdürü ile Vali tarafından plaket ve çiçek verildiğinde, ‘tamam’ dedim.. Sustum..
Sıralamaya kalksam sizin yaşadığınız ama pas geçtiğiniz binlerce olayı hatırlatmak hiç de zor değil..
Gelelim son duruma
YGS’nin şifresi çalındı mı bu memlekette çalındı?
Bir şey yapıldı mı, hayır Meclis Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı kısacası tüm erk çıkıp ‘biz tatmin olduk, çalıntı yok’ dedi ve bütün memleket birden ‘tatmin oldu’mu oldu..
Şimdi
YSK dün bir veto açıkladı..
BDP’li 12 aday seçime giremez dedi..
Ortalık savaş alanına döndü.. Yakıldı, yıkıldı her taraf.. Sonuç, sonuç sıfır..
Savcılık birkaç saate Sebahat Tuncel’in cezasını erteledi, Kürkçü’yü temizledi, belgelerini ellerine verdi.. Bu nasıl bir hız , bu nasıl bir mekanizma anlamak mümkün değil(!)
YSK çıkıp ‘ya boşverin veto yu metoyu gelin girin meclise’ dedi mi dedi..
Yahu bu dediğim olay dün oldu dün..
Birgün önce ile birgün sonrasındaki kişiye özel hukuk ve kişiye özel seçme ve seçilme ve kişiye özel gukuk değil de nedir bu!
Rahmetli Erbakan olsaydı ‘kardeşim burası muz cumhuriyeti mi‘ diyecekti o da yok..
2002’de Başbakan Erdoğan için değiştirilen seçim yasası şimdi BDP’ye nasıl tıpış tıpış yol açıyor hepimiz gördük..
Bunun adına ne diyoruz; Adamına göre hukuk, Adamına göre savcılık kararı, Adamına göre YSK kararı..
Herkes tatmin oldu mu; ooo çoktan… Sorun yok, sorun yok.. Rahat olun(!)