Herkes bir başkasının görev ve yetki alanına müdahale eder. Durup dururken, durumdan vazife çıkaranların sayısı, asıl görev yapması gerekenlerin sayısından yüz bin kat daha fazlalaşır.
Su gibi genleşir bu yüzden sorunlar.
Kurbağa gibi İki yaşamlılar, olmaya başladı çoğunluk.
Yaşamın bir bölümünü karada
Bir bölümünü bataklıkların kirli sularında sürdüren iki yaşamlılara inat bir performans gösteriyor çoğunluk.
Sorumluluğu zorunluluk olarak algılamayan
Başka mecralara hevesli
Sürekli ayrı kulvarların tozundan zevk alan
Komşunun tavuğunda gözü olan milyonlarca birey var..
Aslında bunlara birey demek de yanlış.
Şairin dediği gibi; koyun gibisin kardeşim
Bir değil, beş değil,
Milyonlarcasın maalesef.
Böyle bir durumda herkes işini gücünü bırakmış, başkasının işini gücünü konuşur oldu.
Gündeme dair dem vurmalar
Başka hayatları yorumlamalar
Başkalarının cüzdanında, imanında, niyazında, umudunda gözü olanlar.
Bir başkasının iyiliğinden kahrolanlar
Kuyu kazanlar
Kazıdıkları kuyuda biriken mikroplu su birikintilerinde vak vaklayıp duranların istila ettiği kocaman bir toplululuklar ve toplumlar fotoğrafı.
Hangi yöne baksanız kirlilik
Nereye yönelseniz sorumsuzluk ve edepsizlik. Başınızı nereye çevirirseniz çevirin, aptal suratlar, kendini bir halt zanneden şapşallar, başkasının namusunda gözü olan namussuzlar, edepsizler ve hayasızlar görürsünüz.
Şerefsizlerin kendilerini şeref bekçisi gördüğü, hırsızların kendilerini erdemli addettiği, üç kuruşlukların kendilerini paha biçmez sunduğu böylesi bir ortamda, bilin ve inanınki ataların söylediği o meşhur söz artık hayat bulmuştur; at izi it izine karışmış. Öyle ki, her dönem bu atasözünü doğrular mikroplar olmuştu ama şu anda, şu zaman, şu durum ve tablodaki kadar karışmamıştı hiçbir zaman..
Tanıdık tanımadık,
Bildik ve bilmedik bir çoğunluğun, iki yaşamlılar gibi her zemine ayak uydurması, karada ve suda, havada ya da başka zeminlerde takla atıyor olması gerçeğin bu olduğu, doğrunun benzer yaşamlar sürmek anlamına gelmiyor.
Büyük bir yanılgıdır ki,
Görsel ve yazılı medyada
Yerel ve kasabalarda
Mahallede
Sokakta
Caddede
Evlerde
Barklarda
Yaşanan bu ve benzeri olumsuzluklar hayatın rengini, tadını, gidişatını, amacını ve erdemli olmanın bir insancıl zorunluluk olduğu inancını ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Gerçek şudur ve tektir ki;
Erdemli olmak
Kendi işini gücünü yapmak, başkalarının hayatlarına ve başkalarının görev ve yetkilerine saygılı olmak gerekir. Çağdaşlık ve post modernliğin gereği de budur.. sanal gerçeklikten uzaklaşmak ve gerçek hayata daha net bakabilmek.