'vur' emrini kimin verdiğini açıkladı
ERDOĞAN'A ACI HABER
AKP KOCAELİ'DE ŞOK İSTİFA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BEN ARTIK SENİN SÖZÜNE İNANMIYORUM KILIÇDAROĞLU!

CENGİZ YÜCAK
Kemal Kılçdaroğlu artık benim rüyalarımın beyaz atlı sosyal demokrat lideri değildi.. Ve ben artık onu ne seviyordum ne de sözlerine inanıyordum.
09.07.2011 / 00:00


CHP'nin kasetlerle ve manşetlerle gelen Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hazırlattığı seçim afişlerinde yazdırdığı "Türkiye'ye verilmiş sözümüz var" sözlerini okuyunca, içimden "iyi de ben artık senin hiç bir sözüne inanmıyorum Kılıçdaroğlu" dedim..

Demek kafi gelmedi bana ve haberpi.com sitemizden yazarak, bu duygularımı tüm okurlarımızla paylaştım. Tabi ki Kılıçdaroğlu resimli güzel bir afiş haline getirerek..

Benimkisi öylesine bir protesto idi..

Meğersem "Ben artık senin sözüne inanmıyorum Kılıçdaroğlu" şeklindeki o minnacık afişi gören bazı CHP'liler "eyvah Cengiz Yücak, Kılıçdaroğlumuzu karalayan bir kitap yazma hazırlığına başlamış ve şimdiden tanıtımını yapıyor" diye endişeye gark olmuşlar (öyle ya...ne de olsa iki kitap yazarıyız)..

Ve başlamışlar kendi aralarında fiskoslara..

Fiskoslar büyümüş dağ olmuş..

Tavşan dağa küsmüş..

Dağın haberi yokmuş..

Ta ki berberimin "Cengiz bey kitap ne zaman çıkıyor" diye sorduğu güne kadar..

-Hıh...ne kitabı?

-Kılıçdaroğlu'nu eleştiren bir kitap yazıyormuşsun. Haberpi'de ilanı çıkmış..

-Hah..hah..hah..ha..ha..ha.!!!

-Niye güldünüz?

-Yahu kitap yazmak için parmak işletmek lazım. Yazık değil mi parmaklarıma? Kılıçdaroğlu için geceler boyu parmak işletmeye değer mi?

Ve tabi ki sessizlik...

Şimdi de aynı fikirdeyim ve bu durumu size detaylı bir şekilde yazmaktansa, Kılıçdaroğlu'nu niçin sevmediğimi ve ona niçin inanmadığımı anlatan geçmiş tarihli bir yazımı sunuyorum.



Ve işte 09.05.2011 tarihinde "ARTIK SENİ SEVMİYORUM KILIÇDAROĞLU!" başlıklı yazım;

Artık diye başlamamdan anlaşılacağı üzere tabi ki öncesinde seviyordum Kemal Kılçdaroğlu’nu. Bakın ne zamandan beri seviyordum onu?

Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’ünde yapılan “Yolsuzluk ve Yoksulluk” adlı tartışma programında cesurca açtığı yolsuzluk dosyalarından ve yürekli açıklamalarından dolayı seviyordum..

AKP içinde kirli rant iddiaları ile gündeme gelen Şaban Dişli’yi deşifre ettiği zaman seviyordum..

AKP’nin ikinci adamı konumundan olsa gerek millete tepeden bakan kibirli adam Dengir Mir Mehmet’i, önce Star tv ekranlarından düelloya davet etmesi ve milyonların gözü önünde buram buram terletmesi ve akabinde siyaset sahnesinde silmesinden dolayı seviyordum..

Ataklığı ve kıvraklığının yanı sıra pratik zekası ve kıvraklığından yola çıkarak “siyaset dünyasının şeytanı” benzetmesini yapabileceğimiz Melih Gökçek’in karizmasını bile tv ekranlarından silmeyi başarabildiği için seviyordum..

“Bu adam düzgün ve dürüst birisi” diyordum kendi kendime ve hatta “ileride belki” diye de kendime siyaset kapısını aralı tutuyordum..

Derken bir sabah ansızın her şey değişti;

Önce Deniz Baykal’ın kasedi patladı..

Ardından CHP tam ortadan ikiye çatladı..

Deniz Baykal mecburen istifa etti..

İstifa parti içindeki Baykalcıları tüketti..

Önder Sav “Başkanımız Kılıçdaroğlu” dedi..

Koca CHP ve tüm Türkiye bunu mecburen yedi..

Neyse diyerek ben de katıldım “yiyenler” arasına. Katıldım katılmasına da “bu işin içinde bir iş var” diye de kıllanarak içten içe bir türlü sindiremedim bu zoraki dayatmaların tümünü..

Bu iş acaba Derin Devletin mi bir oyunu..

Nasıl olsa çıkacaktı ortaya Karaman’ın koyunu..

Herkes merak etmeye başladı Kılıçdaroğlu’nun soyunu..

Derken neyin ne olduğu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı;

Kılıçdaroğlu işe “Kemal Bey bizim Genel Başkanımızdır” diye kendi elini havaya kaldıran Önder Sav’ı önce Genel Sekreterlik ve sonrada Milletvekilliği görevinden uzaklaştırmakla koyuldu ki bu bana göre baş vefasızlık örneği idi..

Kemal Kılçdaroğlu’nun, Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay gibi Ergenekon iddiasının güçlü isimlerine milletvekilliği sıralamasında yer verdiği halde Kanal Türk televizyonunu kullanarak şöhret basamaklarında tek tek yükselmesine rağmen Kanalın sahibi Tuncay Özkan’ı liste dışı bırakması benim için ikinci bir vefasızlık örneği idi..

Sonra “karakolda doğru söyler mahkemede şaşar” misali bir yerde dediğini başka yerde değiştiren bir Kemal Kılıçdaroğlu profili çıktı karşımıza..

AKP’ye alternatif olacak yerde, CHP Genel Başkan yardımcısı Hurşit Güneş’in AKP’ye gönderdiği casuslardan aldığı kopyalama bilgiler ile onu çok kötü bir şekilde taklit etmeye çalışan bir CHP dikilmişti karşımıza..

Ve derken 12 Haziran seçimleri için bizzat kendisinin hazırlamış olduğu Milletvekili aday listesi benim için bardağı taşıran son nokta oldu..

CHP’nin üyelerine, delegelerine, ilçe ve il teşkilatlarına sorma gereği dahi duyulmadan hazırlanmış olan bir liste..

Listenin kaymak sıraları Kemal Kılıçdaroğlu ile Başyaver Gürsel Tekin’e ve Türkiye’nin tüm Faşist darbelerinin perde arkasında imzası olan aşırı sağcı lider Süleyman Demirel’e ait..

Yani onlar kimi istiyorsa, onları aday yapmışlar..

Kemal Bey’in doğum yeri olan Tunceli ile Gürsel Beyin doğum yeri olan Ardahan bölgesine ait olan “Kürt ve Alevi adaylar” diğer bölge adaylarına göre çok çok daha şanslı sıralarda yer almışlar..

Dün sabah yürüyüşü yaparken yolumu çeviren, tanımadığım bir sabah yürüyüşçüsü ile aramda şöyle bir konuşma geçti;

-Siz gazeteci Cengiz Yücak mısınız?

-Evet..ya siz?

-Önemli değil kim olduğum. İyi bir okurunuzum. Cengiz Bey hatırlıyor musunuz, bir dönemler Ak Parti için “AKP=Arap Kürt Partisi” şeklinde eleştiriler yapılıyordu?

-Evet hatırlıyorum..

-Peki o gün için AKP’yi o şekilde eleştirenler, şimdi bu CHP için ne diyecekler?

-Ne gibi anlayamadım?

-Hem Kocaeli’de hem de Türkiye genelindeki milletvekili aday sıralamasına bakın anlarsınız..

Aslında çoktan anlamıştım neyin ne olduğunu ama bir kez de sokaktaki vatandaşın ağzından duymak istemiştim..

Ve o an bir şeyi daha çok iyi anlamıştım;

Kemal Kılçdaroğlu artık benim rüyalarımın beyaz atlı sosyal demokrat lideri değildi..

Ve ben artık onu hiç sevmiyorum..

Bu yazi toplam 349 defa okundu
YORUMLAR
bahri sarıaltun: 
""
sen kılçdaroglunu sevmiyorsan bizler seni seviyoruz sayın cengiz yücak
09.07.2011 / 17:07
Yazarın Diğer Yazıları
DEDİKODUCU GAZETECİ!
Son zamanlarda “gazetecilik” konusunda o kadar çok sap ile saman birbirine karıştırıldı ki, üç beş kelam etmek zorunda kaldım.. Samanlık, gazeteciliği herhangi bir partinin fikriyatı ile özdeşleştirmek olurken, saplık ise gazetecilik maskesi altında o fikriyatın militanlığına soyunmaktır..
YAZARLAR
İŞTE AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU
Ak Parti Genel Merkezi’nin, mevcut ilçe başkanı Yılmaz Bayram'ın tekrar aday olmasının tüm yollarını kapayarak Gebze’de Ekrem Özenir’i aday göstermesi üzerine özellikle Milletvekilleri Fikri Işık ve Mehmet Ali Okur ile AKP İl Başkanı Mahmut Civelek'e tepkiler dinmiyor. Bu konu ile ilgili yaptığımız haberlere gelen yorumlar ise sayfalar dolusu. Lakin değişik değişik haberlerin altında ve bir bütünlük arzetmiyor. Biz yorumlarınızın ve tepkilerinizin bir noktada toplanarak ses getirmesi amacıyla haberpi.com olarak bir ilki gerçekleştirerek buradan "AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU" sayfasını açıyoruz. Aşağıdaki yorum ekle kısmına kongre süreci ve adayla ilgili düşüncelerinizi yazarak buradan yayınlayabilirsiniz. Hakaret ve belgesiz suçlama içermediği sürece kongre günü olan 27.Kasım tarihine kadar bu sayfa sizlere ve yorumlarınıza açık olacaktır..