Gündem sıcak.
Herkes olan biteni pencereden, tencereden izliyor. Ortalık şimdilik vekaletten sakinleştirilmeye çalışılıyor.
Mesela Başbakan Erdoğan hiç bir şey olmamış gibi tatilini yapıyor.
O başbakan ki, daha bir hafta öncesine kadar meydanları titretiyordu ve inanılmaz öfkeliydi.
BDP’ye
CHP’ye
MHP’ye yüklendikçe yükleniyordu.
Şimdi tatil yapıyor.
Keyfi yerinde .. Tabii öyle de olmalı. Tatil keyiftir lakin durum gittikçe berbat bir tabloya dönüşüyor.
Bu iş Bekir Bozdağ’ın açıklamaları, Mehmet Ali Şahin ya da Bülent Arınç’ın temennileriyle olacak bir iş olmaktan çoktan çıktı..
BDP sokaklara döküldü.
Tehditler havada uçuşuyor.
YSK ‘ben kararımdan dönmem’ diyor. Zaten bu seferde dönerse bence bir dönerci dükkanı açsın Kadıköy sahilinde, yarımekmek döner artı bir ayranı 2 liradan satmaya başlasın. Bu memleket için daha hayırlı olur diye düşünüyorum..
Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın vekilliği de güm diye indi.
Bugün MHP’li Engin Alan’ın kararı bekleniyor.
Sonuçtan sebep çıkaran mahkeme Alan konusunda da sürpriz yapmaz diye büyük inanış var.
Yani Hukuk’ta artık raydan çıkmış.
Üç kişilik kuruldan ikisi red, biri evet diyor. Sonuç, yatın yattığınız yerde.
Hukuk üç kişilik mi onu da sorgulamak lazım.
Bu üç kişilik hukuk, hangi koşullarda objektif hangi konularda subjektif karar veriyor dersiniz.
Hatip Dicle’nin kararını verirken o hukuk şöyle demişti, kesinleşmiş 1,5 yıllık cezan var. Ama madem seçilmişsin ve madem ki arkanda sokakları ateşe verecek bir kitlen, sana sahip çıkacak 35 vekilin, dağda da kadron var eh o zaman sana bir iyilik yapalım ve yattığın günlere sayalım. Hadi git yolun açık olsun’ diyor..
Aynı Hukuk tabii bir farkla aynı hukuk diyoruz, Hatip Dicle’nin hukuku Diyarbakırda farklı düşünebiliyor ve kararını veriyor, Silivride ise farklı düşünüp mahkumiyete devam diyor..
Peki adama sormazlar mı?
Bu hukuk Diyarbakır’da doğru, Van’da ayrı, İstanbul’da yanlış mı karar veriyor? Hukukun temelinde bu mu var. Kim daha fazla tehdit ederse o mu kazanıyor? Kimin dayısı varsa güçlü o mu yani?
Aklımız karıştı topyekün.
Halk artık şunu söylüyor sokakta,
Abi BDP’li olacaksın, söke söke alacaksın..
Adamlar ne hukuku takıyor,ne polisi ne devleti.
İstediklerini yapıyorlar, tehdit ediyorlar sonra paşa paşa ellerini kollarını sallayarak yollarına devam ediyorlar..
Ee böyle olunca da taraftarları hergeçen gün artıyor.’ diye sesli sesli düşünüyor ve konuşuyor vatandaş.
Hukuk’a olan güven bu ülkede çoktan bitmiş.
Yüce yargının adaletinden şüphe edilir olmuş.
Bunu ben değil,
Sokaktakiler düşünüyor ve söylüyor. İşte en korkunç olanı da budur. Eğer bu şüphe ve güvensizlik sokağa kadar inmişse bu ülkede kaos başlamış demektir..Ortalık toz ve duman.
Herkes diken üstünde. Her yer potansiyel şiddet alanı gibi görünüyor. Herkes bu şiddetin yayılmasından büyük endişe duyuyor.. Ama tepede çık yok. Sahi tepede neler oluyor?