BDP seçim zaferini çoktan ilan ettiğine göre bundan sonra tatbikata geçeceği kesin. ve başlangıcı da nihayetinde böyle yaptı.
Kırmızı çizgisini açıkladı BDP
Neymiş kırmızı çizgisi
Bebek Katili Abdullah Öcalan..
Ne demek kırmızı çizgi,
Eğer bir adım atarsan vurulursun. Yok edilirsin. Parola Öcalan’dır artık. Toplanıp ilk günden kendi kırmızı çizgisini böylece ortaya koyan BDP’nin ikinci kırmızı çizgisi ise dağdakiler. Dağdakilerle ve bağdakilerle görüşeceksiniz diyor.
Başbakan Erdoğan’ın seçimin son günlerine hedefine koyduğu Öcalan’ı şimdi karşısına kırmızı çizgi olarak koyan BDP ile Erdoğan’ın bundan sonraki ilişkileri nasıl olacak peki?
Bebek katili ile görüşmeyi
Hatta onu serbest bırakmayı ilk koşul olarak ortaya koyan BDP’ye yönelik tavrı bence bu dönemin en sıkıntılı basamaklarından biri olacak.
Hele hele yeni anayasa sözünden sonra
Başbakan fena halde terleyecek gibi görünüyor.
Çünkü BDP’nin tüm hesapları işte bu yeni anayasa üzerinde kurgulanmış.
Çünkü Leyla Zana ‘biz hükümete değil devlete ortak olmak için geliyoruz’ demişti.
Ne demek devlete ortak olmak
Anayasayı benim taleplerim doğrultusunda değiştireceksin
Beni anayasanın içine alacaksın
Haklarımı
Hukumu
Ayrıcalıklarımı
Senden farklı olduğumu anayasa ile dünya aleme duyuracaksın demektir..
Devlete ortak olmaya geldiklerine göre,
Devletin yarısını da onlara göre düzenleyeceksin demektir..
Peki bu mümkün mü?
Aslında çok uzak bir ihtimal gibi görünmüyor çünkü daha önceki söylemlerinde Selahattin Demirtaş ‘biz ayrı bir devlet istemiyoruz’ derken acaba mevcut devleti yarı yarıya bölelim ve işte o çok istedikleri özerkliği de böylece gerçekleştirelim anlamını çıkarmak daha mantıklı değil mi?
Adamlar ortada paylaşılabilir bir devlet olduğuna kendilerini inandırmışlar.
Bu devletin yarısının kendi hakları olduğuna dair güçlü bir tavırları var.
Ve dün yaptıkları açıklama ile bunun resmini de ortaya koydular.. BDP eş başkanı Filiz Koçali diyorki ; kürt sorunun çözümü için apo’nun imralı’dan çıkarılması ve kandil dahil tüm dağ ve taştakilerle görüşülmesi birincil şartımızdır. Eğer bunu yapmasanız meşru direnişe hazırız’ diyor..
Meşru direniş ne demektir..
Silahlı ve bombalı saldırılar demektir. Terörizmin meşru direnişinden lokum-şeker dağıtımı beklenmez herhalde değil mi?
Evet,
36 kişilik Meclis gruplarıyla dağdakilerle olan direkt ilişkilerini artık aleni bir şekilde ifade eden ve onların meclisteki temsilcileri olduklarını gizlemeye dahi gerek görmeyen BDP’lilerin bundan sonraki süreçte gösterecekleri her hedef dağdakiler tarafından emir telaki edilecek..
Kontroledilebilir Apo’dan değil Polisi istedekleri zaman tokatlayan, Vali’ye sana gününü göstereceğim, sana yapacaklarımı biliyorum diyebilen dokunulmazlık zırhına bürünmüş silahlı eğitimlerini, örgütsel yapılanmayı başarıyla tamamlamış bir güçlü grup var.. Üstelik silahları da bellerinde..
Kısacası Başbakan Erdoğan’ı ve Türkiye’yi sıcak günler bekliyor.. BDP bu sefer her zamankinden daha fazla katı ve dili de dağdakilerin diliyle aynı..