'vur' emrini kimin verdiğini açıkladı
ERDOĞAN'A ACI HABER
AKP KOCAELİ'DE ŞOK İSTİFA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

AB YOLUNDAKİ TÜRKİYE VE MEDYA

Peki nasıl olacak bu iş.. İşte bu noktada bir dizi yeniliklere gidiyor Türkiye. Artık öyle ‘Kopenhag kriterlerin varsa benim de Ankara kriterlerim var’ demekle olmuyor.. Bunu herkes gördü. Neyle olacak ?
30.05.2011 / 00:00


Avrupa Birliğiyle devam eden bu uzun ve gittikçe kalınlaşan yolun adı sizce nedir? Bence bu büyük ve çok büyük bir aşk. Bir türlü yan yana gelemeyen ama ayrı ayrı yastıklarda geçirilen 50 yıllık bir aşk.. Karşılıksız mı yoksa tamamen romantizmin bitmemesi için bilinçli olarak sürdürülen bir güçlü-buruk- kavuşma anının belirsizliğiyle yanıp tutuşan bir gönül yarası mıdır?

Belki de böyle bakmakta fayda var Türkiye- AB macerasına.. Yok.. Türkiye- AB aşkına.. Dikkat edin Türkiye’yi başa yazıyorum bu ilişkide çünkü Türkiye bu ilişkide bekleyen güzel ve al yanaklı bir dilberdir.. Ama, Avrupa Birliği denilen sarışın delikanlı bu dilberi çekici bulmuyor ah ne çare.. Türkiye adlı dilber her türlü yolu deniyor, bazen sarışın oluyor oksijenli suyla bazen mavi bir lens takarak karşısındaki AB’yi etkilemeye çalışıyor.. olmuyor anam olmuyor..

Peki ne yapmak gerekiyor bu aşkın muradına ermesi için.. Ayrı yastıkta tam 50 yıl.. Belki bir 60 yıl daha bekleyeceğiz.. İşte tam da bu noktada artık bu işin boyayla, lensle olmayacağını kestirmiş oluyoruz.. Başka şeyler yapmak lazım/cancağzım dizelerinden mi yoksa aklı selim’in galip gelmesinden mi oldu bir şeyler ve yola yeniden koyulduk.. Durmak yok.. AB Mecnun biz Leyla misali çölleri aşa aşa, sahralara kavuşa kavuşa gideceğiz bir şekilde.. Bunda bir sorun yok.. Eninde sonunda bir yerinden yakalayacağız Avrupa Birliğinin.. bundan kaçış yok..

Peki nasıl olacak bu iş..

İşte bu noktada bir dizi yeniliklere gidiyor Türkiye. Artık öyle ‘Kopenhag kriterlerin varsa benim de Ankara kriterlerim var’ demekle olmuyor.. Bunu herkes gördü. Neyle olacak ? Bilgiyle, insan haklarına saygıyla, demokrasiyle, çevreden tarıma, tavuktan yumurtaya, et kalitesinden, sütün son kullanma tarihine, tüketici haklarından, azınlık haklarına, insan tacirliğinden, çocuk istismarına, cinsel tacize, fikir ve basın özgürlüğüne, kadına pozitif ayırımcılıktan, eğitime, sağlıktan, korsan yayınlara, darbelerden, anadile, mezheplere, farklılıklara ve farkındalıklara gerçekten adam gibi çözüm bulduğumuzda bu iş olacak..

Bunun için kim ne yapacak peki?

Herkes üzerine düşeni yapacak bir kere. Mahalle muhtarından, belediye başkanına, Kaymakamından Valisine, Bakkal amcadan, dikiş-nakış yapan teyzeye kadar herkes bu işin içine girecek.. Birlikte yaşanababilir bir dünya kurmanın mümkün olduğuna inanacak ve elbette karşılıklı olarak da sinirlerimizi bozsa da, kabul edilemez gibi görünen müzakere süreçleri, sonuç raporları ve açılıp-kapanan fasıllarıyla biz Avrupa Birliğinin bir yerinde olduğumuza dair çalışmaları yapmak zorundayız..

İşte tüm bunların ele alındığı ve Türk Yerel Basını AB yolunda’ adıyla Avrupa Birliği Genel Sekretliği ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Ekibinin de başında yer aldığı Ankara İngiliz Büyükelçiliğinin desteklediği iki günlük seminerde 50 yıllık bu aşkın neresinde kim ne kadar haklı ve ne kadar yol almış onu konuştuk.. Gördük ki, AB sürecini bugüne kadar yaygın basının anlattığı kadar biliyor, onların söyledikleri doğrultusunda ya karşı çıkıyor ya da destekliyoruz..

Ama bundan sonrası için Egemen Bağış’ın da dediği gibi ‘ AB yerelde başlar’ sloganıyla yerel basının da AB konusunda kendi fikri ve zikri olacaktır.. Yapılan eğitim çalışmaları, öngürülen materyaller ve bu konuda gerçekten uzmanlaşmış isimleri verdiği bilgiler bizim bundan sonraki duruşumuzu da etkileyecektir. Kendimize özgü ve AB’yi iyi okuyan, iyi tahlil eden bir farkındalığımızın olacağı kesin..

Projede yer alan ve iki gün boyunca bize AB’yi ve AB ile ilişkileri anlatan özellikle de AB ile ilişki kurulmasında bilgi veren Ünlü Alman anchorman ve gazeteci Sascha Rusch, problemlerin karşılıklı çözümü için iletişim ve bilginin önemli olduğunun altını çizmesi bir anlamda bize ‘ siz aslında AB’yi okumuyor sadece bakıyorsunuz’ demeye getiryordu..

Bu doğru.

Doğru çünkü AB ile olan ilişkileri, sonuç raporlarını bugüne kadar şöyle eline alıp okuyan, merak eden var mı ? Yok. Biz okumayı değil bakmayı seviyoruz, yalan mı? Yok… Peki AB bizden ne istiyor biz ne onlardan ne almak istiyoruz bu konuda bir bilgimiz var mı? Külliyen hayır..

Demek ki okumayan ve sadece bakan ve baktığına inanan bir toplum olarak Türkiye’nin bundan sonraki süreci devam ettirebilmesi için daha fazla okuması daha fazla düşünmesi ve gerçekten daha fazla proje üretmesi gerekiyor..

Aksi takdirde

Bu yol daha çok uzar..

 

Bu yazi toplam 461 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
DEDİKODUCU GAZETECİ!
Son zamanlarda “gazetecilik” konusunda o kadar çok sap ile saman birbirine karıştırıldı ki, üç beş kelam etmek zorunda kaldım.. Samanlık, gazeteciliği herhangi bir partinin fikriyatı ile özdeşleştirmek olurken, saplık ise gazetecilik maskesi altında o fikriyatın militanlığına soyunmaktır..
YAZARLAR
İŞTE AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU
Ak Parti Genel Merkezi’nin, mevcut ilçe başkanı Yılmaz Bayram'ın tekrar aday olmasının tüm yollarını kapayarak Gebze’de Ekrem Özenir’i aday göstermesi üzerine özellikle Milletvekilleri Fikri Işık ve Mehmet Ali Okur ile AKP İl Başkanı Mahmut Civelek'e tepkiler dinmiyor. Bu konu ile ilgili yaptığımız haberlere gelen yorumlar ise sayfalar dolusu. Lakin değişik değişik haberlerin altında ve bir bütünlük arzetmiyor. Biz yorumlarınızın ve tepkilerinizin bir noktada toplanarak ses getirmesi amacıyla haberpi.com olarak bir ilki gerçekleştirerek buradan "AK PARTİ GEBZE İLÇE KONGRESİNİ TARTIŞMA PLATFORMU" sayfasını açıyoruz. Aşağıdaki yorum ekle kısmına kongre süreci ve adayla ilgili düşüncelerinizi yazarak buradan yayınlayabilirsiniz. Hakaret ve belgesiz suçlama içermediği sürece kongre günü olan 27.Kasım tarihine kadar bu sayfa sizlere ve yorumlarınıza açık olacaktır..